Kadına yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili en kapsamlı ve yasal bağlayıcılığı bulunan uluslararası sözleşme konumundaki İstanbul Sözleşmesi kapsamında Türkiye’nin gözden geçirilmesi süreci başladı. İstanbul Sözleşmesi İzleme Platformu üyesi kadın ve LGBTİ+ örgütleri kadına yönelik şiddetle mücadelede Sözleşme yükümlülüklerinin devlet tarafından uygulanmasındaki eksik ve yanlışları özetledikleri ve mevcut durumu iyileştirmeye yönelik öneriler yaptıkları Gölge Raporu GREVIO Komitesi ile paylaştılar.

Bugüne kadar kadın hareketinin cinsel suçlarla mücadeleye dair etkili politika geliştirme önerilerine sırt çeviren kamu otoriteleri, ne zaman toplumu rahatsız eden bir cinsel şiddet, çocuk istismarı olayı basına yansısa, uygulama sorunlarını görmek ve bunları ortadan kaldırmak yerine en kolay yolu seçerek çözümden uzak ezberleri tekrarlıyor. Bakanlıkların cebinden çıkan hazır basın açıklamaları hadım, en ağır ceza ve idam gibi insan haklarını yok sayan söylemlerden ibaret oluyor. Bu kez bunlara ek olarak cinsel istismar ile “zina” hakkında düzenleme yapılacağı söylenerek cinsel suç ile evlilik bağı olmayan kişiler arasındaki rızaya dayalı cinsellik aynı kefeye konuluyor. Acil önlem almanın yolu konuyu bu şekilde bulandırmaktan değil, öncelikle kadınlar ve çocukları merkeze alan bir sistem kurmaktan ve adalete erişimleri önündeki mevcut engelleri kaldırmaktan geçer.

Mor Çatı olarak bir süredir, kadınların örgütlenmesine, kadın çalışmalarına ve bu çalışmaların sürdürülebilirliğine karşı hükümetin doğrudan müdahalelerine tanık oluyoruz. İzlenen politikalarla kadınların kamu nezdinde kadın politikalarına dahil olmasının yolları bir bir kapatılıyor.

 

DEVLETİN UNUTTUĞUNU HATIRLATIYORUZ: CİNSEL İSTİSMAR SUÇTUR!

Türkiye Büyük Millet Meclisi; cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, suça maruz kalan kadın ve çocuk ile failin evlenmesi durumunda cezasızlık öneren bir düzenlemeyi yürürlüğe koyma hazırlığı içinde. 

Düzenleme yasalaşırsa; 

- İşlenen cinsel istismar suçları sonucunda zorla evlendirme ile cezasızlığın oluşması sağlanacak,

- Kız çocuklarının zorla evlendirilmesinin zemini oluşacak, 

- Toplumda tecavüz suçuna ilişkin cezasızlık algısı güçlenecek ve bu tecavüz suçunun artmasına neden olacak. 

18 Şubat 2016 tarihinde, TBMM’de Boşanmaları Araştırma Komisyonu’na, kadın hakları savunucusu ve Eşitlik İzleme Kadın Grubu (EŞİTİZ) temsilcisi olarak davet edilen avukat Hülya Gülbahar, konu hakkındaki görüşlerini sunarken, Isparta milletvekili Sait Yüce tarafından sözü kesildi ve Yüce, Gülbahar’ı komisyondan kovmaya kalkıştı. Hülya Gülbahar’ın maruz kaldığı davranış, kadın-erkek eşitliğine inanmayan söylemin ve mevcut hükümetin kadın örgütlerine yönelik tutumunun bir yansımasıdır.

 

25 YILDIR HAYATLARIMIZI SAVUNUYORUZ.
25. YILIMIZDA DAYANIŞMAYLA GÜÇLENİYORUZ

Erkek şiddetine karşı örgütlü mücadelemize birbirimizden aldığımız güçle devam ediyoruz! 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde, kadına yönelik erkek, devlet şiddetine karşı, tüm dünyadan kadınlar kadın mücadelesinin sesini yükseltiyor.