Çocuklara yönelik cinsel istismar suçunu işlemiş faillere infaz indirimi adı altında af getirilmeye çalışılmasına ilişkin Nafaka Hakkı Kadın Platformu ve TCK 103 Kadın Platformu olarak görüşümüzdür.

Adalet Bakanlığı tarafından 17 Aralık 2019 tarihinde yayınlanan 154/1 Nolu genelge, Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelenin önemli araçlarından biri olan 6284 sayılı Kanunda yer alan önleyici ve koruyucu tedbirlerin uygulanmasına dair yöntemleri içeriyor.

Genelge her ne kadar İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanunun uygulamasını gerçekleştirmek için hazırlanmış olsa da genelgedeki çeşitli eksiklikleri ve sorunları tespit etmiş bulunmaktayız.

Güleda Cankel, Sule Çet, Ecem Balcı, Nadira Kadirova, Emine Bulut, Emine Nuyan, Müzeyyen Boylu, Kübra Aşkın, Ceren Damar, Didem Akay…

Sosyal medya etiketleri arasında bir kadının adını daha görmekten korkar olduk. Çünkü bu ya o kadının hayatta olmadığı ya da korkunç bir şiddete uğramasına rağmen adalet bulamadığı anlamına geliyor.

Artık yeter! 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz YOK diyoruz!

Nafaka Hakkı Kadın Platformu, Nafaka Hakkının Sınırlandırılması ve Çocuk İstismarcılarına Af Getirilmesi Konularında Basına Yansıyan Haberlerle ilgili Meclis’te görüşmeler gerçekleştirdi.

Platform, 5-6 Kasım tarihlerinde TBMM’ye giderek milletvekilleri ile görüşmelerine devam etti. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Adalet Komisyonu üyesi CHP milletvekilleri Süleyman Bülbül, Tufan Köse, Turan Aydoğan, Zeynel Emre, Adalet Komisyonu üyesi MHP Milletvekili Halil Öztürk, KEFEK üyesi AKP Milletvekili İmran Kılıç, KEFEK üyesi CHP milletvekilleri Sera Kadıgil, Jale Nur Süllü, AKP Milletvekili Sare Aydın, MHP milletvekilleri Hasan Kalyoncu, Lütfi Kaşıkçı, Mehmet Taytak ve İyi Parti Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu ile görüşüldü.

ÇOCUKLARA YÖNELİK CİNSEL İSTİSMAR SUÇUNU MEŞRULAŞTIRIP, TECAVÜZCÜLERE AF GETİRME GİRİŞİMLERİNDEN DERHAL VAZGEÇİN!

İkinci Yargı Paketi’nde yer aldığı söylenen çocukların istismarcılarla evlendirilmesi durumunda cezanın ertelenmesi hükmüne itiraz ediyoruz! Bir kez daha yineliyoruz: Tecavüzü aklayacak, çocukların cinsel istismarını meşrulaştıracak, çocuk yaşta, erken ve zorla evlendirmelerin önünü açacak hiçbir düzenlemeyi kabul etmiyoruz!

İkinci Yargı Paketi’nde çocukların istismarcılarla “belirli şartlarda” evlendirilmeleri durumunda cezanın erteleneceğine yönelik hükmün bulunduğu iddialarını basına yansıyan haberlerden dehşet içerisinde izliyoruz. Haberlere göre, İkinci Yargı Paketi’ne gireceği iddia edilen yeni düzenleme çocuk ile cinsel istismar faili arasındaki yaş farkının 10’un üzerinde olmaması ve evlendirilmeleri durumunda hükmün ertelenmesini kapsıyor. 2016’da belirttiğimiz gibi, altını çizerek bir kez daha belirtiyoruz ki, çocuk yaşta, erken ve zorla evlendirmelerin önünü açacak, çocuk istismarını meşrulaştıracak, tecavüzü affedecek hiçbir düzenlemeyi kabul etmiyoruz. 

10 Eylül 2019 günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün, ‘gizli’ ibaresiyle İl Sağlık Müdürlüğü’ne bir yazı göndererek, kentteki tüm hastanelerde ‘polikistik over sendromu’ olan ve 1 Ocak 2017 ve 31 Mayıs 2019 tarihleri arasında kürtaj yaptıran 30 ile 40 yaş aralığındaki kadınların listesini istediğini öğrendik. Bu talep kadınların kişisel verilerinin korunması haklarına saldırı olduğu gibi hali hazırda kamu hastanelerinde kadınların erişiminin engellendiği kürtaj haklarına karşı yeni bir tehdittir. Kürtaj bir sağlık hakkıdır ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 6/3 Maddesinde; “Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleriyle finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenebilir” denilerek kişisel verilerin hangi koşullarda, kimler tarafından alınabileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün istediği bilgiler SAĞLIK ALANINA İLİŞKİN KİŞİSEL VERİLER’dir. Yasanın amir hükmü gereği sağlık alanına ilişkin kişisel verilerin Emniyet Müdürlüğü tarafından istenilmesi ve alınması hukuka aykırıdır.

Zaten hali hazırda hastanelerin kadınların kürtaj hakkını yok sayan tutumları ve doktorların kürtajın yasak olduğuna dair yanlış ve caydırıcı bilgi paylaşmaları nedeniyle kadınlar ücretsiz ve güvenli kürtaj hakkına erişimde engellerle karşılaşıyorlar. Bu koşullarda İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün geçmişe yönelik kürtaj olan kadınların bilgilerine erişme çabası kadınların fişlenme korkusuyla kürtaj hakkına ulaşmaları önünde yeni bir zorluk olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle de bu bilginin istenmesine gerekçe olarak “FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak”, “rüşvet” ve “Cumhurbaşkanı ile Devlet Büyüklerine hakaret” konularında yürütülen soruşturmaların gösterilmesi kadınların özgür ve korkusuzca bu hakka erişim talebinde bulunmalarının önünü keser.

Terör örgütü soruşturması bahanesiyle yapılan bu gizlilik hakkı ihlali insan haklarına ve kürtaj hakkına yapılan saldırıyı meşru gösterme çabasıdır. Bir kişinin sağlık kaydının, bir kadının kürtaj olmasının hiçbir soruşturma kapsamında gerekli bir bilgi olamayacağını hatırlatarak; bu gibi, kadınları tedirgin edecek ve kürtaj ve diğer sağlık haklarından yararlanmalarını engelleyecek tutumlardan derhal vazgeçilmesini istiyoruz.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı