E-Bülten : Ocak - Mart 2016

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
OCAK'14
MOR ÇATI BÜLTEN
Mor Çatı 2015 Faaliyet Raporu Yayınlandı

Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasındaki Dayanışma Merkezi ve Sığınak çalışmalarının yanı sıra düzenlediği etkinlikleri, kurum ve kuruluşlarla yaptığı görüşmeleri, parçası olduğu projeleri ve kampanyaları içeren Mor Çatı 2015 Faaliyet Raporu yayınlandı.

Dayanışma Merkezi ve Sığınak Faaliyetleri

Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasında Mor Çatı Dayanışma Merkezi’ne başvuran 695 kadın ve çocuk başvurdu. Başvuranlarla toplam 1516 görüşme yapıldı. Görüşmelerin %81’i telefonla yapıldı. Bunun yanı sıra, e-postayla yapılan görüşme oranı %9, yüz yüze yapılan görüşme oranı ise %10’dur.

Şiddet uygulayanların neredeyse tamamının kadınların tanıdığı ve güvendiği erkekler olduğu görüldü. Görüşme yapılan kadınların sadece %7’si, tanımadığı veya az tanıdığı erkeklerin şiddetine maruz kaldıklarını ifade ettiler. Kadınlara en fazla şiddet uygulayan kişiler ise %43’lük bir oranla kocaları oldu.

Mor Çatı’ya başvuran kadınların en fazla maruz kaldıkları şiddet biçiminin psikolojik şiddet olduğu görüldü. Kadınların %45’i psikolojik şiddet adı altında tanımlanan tutum ve davranışlara maruz kaldıklarını paylaştılar.

2015 yılında da, kadınların Mor Çatı’ya başvurma nedenlerinin başında hukuki ve sosyal destek almak yer aldı.

Kadın ve çocuklara en fazla (%66) sosyal destek verildi. Görüşülen kadınların %18’ine hukuki destek verildi. 31 kadın, 12 çocuk ve 8 ergen olmak üzere toplam 51 kişiye ise sığınak desteği verildi.

Mor Çatı’ya başvuran kadınlar, şiddetten uzaklaşmak için en fazla hukuki mekanizmalara başvurdular. Öyle ki başvuran kadınların %40’ı, boşanma davası açmak ve koruma kararı almak için mahkemeye, suç duyurusunda bulunmak için savcılığa başvurduklarını paylaştılar. Kolluk birimleri, ASPB birimleri, ŞÖNİM’ler, mülki amirlikler, belediyeler, kadın örgütleri, barolar, hastaneler kadınların şiddetten uzaklaşmak için başvurdukları diğer kurumlar oldu.

Bilgi ve Deneyim Paylaşımları

2015 yılında Almanya, Danimarka, Hollanda ve İtalya gibi ülkelerden ve yurt içindeki çeşitli üniversite ve liselerden 320 öğrenci, Mor Çatı Dayanışma Merkezi’nde gönüllülerimizle buluşarak toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadına yönelik şiddet ile Mor Çatı’nın yürüttüğü dayanışma merkezi ve sığınak faaliyetleri hakkında bilgi aldılar.

2015 yılında Mor Çatı’ya 1573 kadın, gönüllü olmak için başvurdu. Mart, Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında 8 Mor Buluşma gerçekleştirdik.. Buluşmalarda feminist yöntem ve kadın dayanışması, toplumsal cinsiyet ile yaşadığımız hak ihlalleri ve kazanımlarımız üzerine atölyeler yaptık. Atölyeye katılan kadınlarla, Mor Çatı faaliyetleri ve nasıl gönüllü olabileceklerine ilişkin sohbet ettik.

Mor Çatı gönüllüleri için düzenlenen atölyelerin yanı sıra, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet konularında farkındalık yaratmak ve kadına yönelik şiddet alanında çalışmak isteyen kurumlarla deneyim paylaşmak amacıyla atölyeler düzenledik.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun finansal katkısı ile yürüttüğümüz Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezi Kurultayı’nın Güçlendirilmesi ve Avrupa ve Türkiye’deki Kadın Örgütleri Arasında Ev İçi Şiddete İlişkin İyi Deneyimlerin Paylaşılması Projesi kapsamında yerel yönetimler ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında sorumluluğu bulunan; İstanbul Valiliği, İstanbul Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın Koordinasyon Merkeziyle; Sarıyer, Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Maltepe ve Şişli belediyeleriyle görüşmeler gerçekleştirdik.

Mor Çatı 2015 faaliyet Raporunun tam metnine buradan erişebilirsiniz.

 
Mor Muhabbet: Türkiye'deki Göçmen Kadınların Yaşadıkları Çok Boyutlu Ayrımcılık ve Bununla Mücadele Yolları

Mor Çatı gönüllüleri olarak düzenli olarak biraraya geldiğimiz, belirlediğimiz bir konuda konuşmacılarla birlikte tartışmalar yürüttüğümüz Mor Muhabbetler devam ediyor.

20 Şubat’ta düzenlediğimiz Mor Muhabbet’in konusu, Türkiye'deki göçmen kadınların yaşadıkları çok boyutlu ayrımcılık ve bununla mücadele yollarıydı. Göçmen kadınların maruz kaldıkları ayrımcılığı ve örgütlenme sorunlarını Sınır Tanımayan Kadınlar Grubu’ndan Emel Coşkun, Meltem Öztürk ve Gülçin Özbay’ın katkılarıyla tartıştık. Göçmen kadınların, dünyanın ötekisiyken başka bir ülkede öteki olmayı deneyimlemelerken yaşadıkları ve günlük hayatlarını sürdürmelerinde karşılaştıkları zorlukları nelerdir, kendi içlerinde dayanışma ağları kurmaları neden zordur gibi sorulara yanıtlar bulmaya çalıştık.

Göçmen kadınlar, yasaların ve toplumsal yargıların beslediği eşitsizlik ve ayrımcılık ile sadece işyerlerinde değil, sosyal yaşamlarının her alanında karşı karşıya kalıyorlar. Türkiye'deki göçmen kadınlara yönelik ayrımcılığın yasal ve toplumsal cinsiyet temelli dayanakları, yaşadıkları güvencesizlik ve karşılaştıkları sorunlar çok boyutludur. Çoğu göçmen kadın vizesiz, izinsiz kısaca kağıtsız yaşamak zorunda bırakılıyor; kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalışmaya zorlanıyorlar. Genellikle kapalı ya da ev-içi alanlarda çalışan göçmen kadınların çoğu, ciddi emek sömürüsünün yanı sıra cinsel, duygusal, fiziksel ve ekonomik şiddetle de mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Özellikle siyah kadınlar için, ırkçılık önemli bir tehdide dönüşüyor. Tüm bunlara rağmen, sınır dışı edilme korkusuyla çoğu kadın yaşadığı ayrımcılığı ve hatta tecavüzü şikayet dahi edemiyor.

 
“2010’larda Erkek Şiddetine Karşı Kadın Sığınakları ve Dayanışma Politikaları: Türkiye’den ve Avrupa’dan Deneyim Paylaşımları Konferansı”  İstanbul’da Gerçekleşti

26-27 Şubat tarihlerinde, Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlediğimiz “2010’larda Erkek Şiddetine Karşı Kadın Sığınakları ve Dayanışma Politikaları: Türkiye’den ve Avrupa’dan Deneyim Paylaşımları” başlıklı uluslararası konferansa, 11 ülkeden, 40 Kadın ve LGBTİ örgütünden toplam 200 kişi katıldı.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Heinrich Böll Stiftung Derneği ve Sivil Toplum Kuruluşları İçin Destek’in (TACSO) finansal desteği ile gerçekleşen Konferans’ta, Almanya, Avusturya, İsveç, Polonya, Macaristan, İngiltere, Bulgaristan, Polonya, İspanya ve Türkiye’den kadına yönelik şiddet alanında mücadele eden kadın örgütleri deneyimlerini paylaştılar.

Kadına yönelik şiddetle etkin mücadele için bağımsız kadın örgütlerinin ve devlet kurumlarının nasıl bir model içinde birlikte çalışabileceği, kadın örgütlerinin bağımsızlığının önemi, kadına yönelik şiddet alanında bilgi ve deneyimi olan kadın örgütlerini görmezden gelinmesi ya da marjinalize edilmesi, kadına yönelik şiddetle mücadeleye yeterli bütçe ayırılmaması, kamu kurumlarının yetki ve sorumluluklarını yerine getirmiyor olması, var olan yasaların uygulanmaması, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın bir devlet politikası haline gelmiyor olması Konferansın öne çıkan tartışma konuları oldu.

Konferansın önemli çıktılarından biri, kadın örgütlerinin biriktirdiği deneyimleri ve yaklaşımları önemseyen devletlerin kadına yönelik şiddetle mücadele daha etkin bir model oluşturabildiği oldu.

İki gün süren Konferans, kadına yönelik şiddetin yaygınlığını, buna karşı mücadelede bağımsız kadın örgütlenmelerinin varlığının ve kurumlar arası koordinasyonun önemini, Avrupa ve Türkiye örnekleri üzerinden bir kere daha gözler önüne serdi.

Şiddete maruz kalan kadınlara sunulacak desteklerde dayanışma merkezi, sığınak ve acil yardım hattı başta olmak üzere ilgili kurumların koordineli çalışabildiği ve bağımsız kadın örgütlerinin de dahil olduğu bir modelin gerekliliği tüm ülke deneyimlerinden ortaya çıkan önemli sonuçlardan biri oldu.

 
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne Binlerce Kadın ve Trans Katıldı

Bu sene 14’cüsü gerçekleşen Feminist Gece Yürüyüşü’nde, yaklaşık 20.000 kadın ve trans hep birlikte geceleri ve sokakları terk etmeyeceğimizi bir kez daha haykırmak için İstiklal Caddesi’nde buluştuk. “Emeğimiz, Bedenimiz, Cinselliğimiz, Kurtuluş için Feminist Mücadele” pankartının arkasında buluşan kadın ve translar, “Hayatlarımızın, Mücadelemizin Geri Dönüşü Yok”, “Silahlar Düşsün, Kadınlar Barışta Israrcı”, “Ev İşini Bırak Dünya Dursun”, “Translar, Lezbiyenler, Biseksüel Kadınlar Burada” dövizlerinin de aralarında olduğu yüzlerce döviz ve sloganla taleplerini haykırdı. Yürüyüşün ardından okunan basın açıklaması, “Ülkedeki artan şiddet ve baskılara, yüceltilmeye çalışılan erkekliğe, hayatlarımıza el koymaya çalışan erkeklere rağmen, biz kadınlar ve translar dayanışmamızı büyütüyoruz. Feminist mücadeleye böyle dönemlerde daha da çok sahip çıkıyoruz. Alanları, meydanları, sokakları dolduruyor, bizleri ayrı düşürmeye çalışan erkek egemen sisteme karşı hayatlarımızı savunuyoruz, feminist mücadelede buluşuyoruz!” sözleriyle son buldu.

 
Türkiye’de Erkek Şiddetiyle Mücadele Mekanizmalarını İzleme Raporu’nun Sonuçlarını Paylaştık.

Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasında Türkiye’de kadına yönelik şiddet alanında yürürlükte olan yasaların uygulanmasının, kadına yönelik şiddetle mücadelede yetki ve sorumluluğu olan kamu kurumlarının çalışmalarının ve politikalarının bir yıllık izleme ve değerlendirmesini içeren Erkek Şiddetiyle Mücadele Mekanizmalarının İzlenmesi Raporu’nun sonuçlarını 8 Mart’ta Cezayir Toplantı salonunda düzenlediğimiz basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaştık. Rapor, Ocak 2015 tarihinde, Avrupa Birliği Sivil Düşün AB Programı’nın katkısıyla, Muş Kadın Derneği (MUKADDER) ve Kadın Dayanışma Vakfı ile birlikte yürütmeye başladığımız, "Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezi Kurultayı’nın Güçlendirilmesi ve Avrupa ve Türkiye’deki Kadın Örgütleri Arasında Ev İçi Şiddete İlişkin İyi Deneyimlerin Paylaşılması Projesi”nin ana faaliyetlerinden biri. Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasında Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı (Mor Çatı) Dayanışma Merkezi’ne başvuran ve Mor Çatı Sığınağı’nda kalan kadın ve çocukların deneyimleri, başvuranlarla dayanışma kuran sosyal çalışmacı, psikolog ve avukatların deneyimleri, Mor Çatı’nın yaptığı bilgi edinme başvurularına verilen yanıtlar ve Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultay Bileşeni Örgütleri’nin deneyimlerini içeren Rapor, yasaların kağıt üzerinde kaldığını, uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını gösteriyor.

Mor Çatı adına Raporu sunan, Perihan Meşeli, Hazal Günel ve Martina Gaidzik, şiddete maruz kalan kadınların destek almak için başvurdukları kurumlarda kötü muameleye maruz kaldıklarını, yasal haklarına erişemediklerini, bu alanda yetki ve sorumluluğu bulunan personelin hem yasal düzenlemelere ilişkin bilgilerinin yetersiz olduğunu hem de toplumsal cinsiyet farkındalıklarının olmadığını örneklerle paylaştılar.

Örneğin, bir kadının kendisini öldürmekle tehdit eden babasını şikâyet ettiğinde kolluk görevlisinin, “Ben de çocuğuma seni öldürürüm diyorum ama öldürmüyorum, baban gelsin elini öp barışın” dediğini, başka bir kadının ise iki çocuğu için, Aile Bakanlığı’na bağlı bir Sosyal Hizmet Merkezi’ne başvuru yaptığında, görevlinin kadına: “Kadınlar buraya devletin parasını yemek için geliyor.” dediğini paylaştılar.

Rapor, bu örneklere benzer çok sayıda deneyimi içeriyor. Bu olumsuz deneyimlerin Türkiye’nin farklı illerinde de aynı şekilde tezahür etmesi devletin kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarındaki yetersizliğini ve bu konuda etkin mücadele etmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını gözler önüne seriyor.

İzleme Raporunun tam metni için tıklayınız.

 
Çanakkale El Emeğini Değerlendirme ve Kadın Dayanışma Merkeziyle Atölye 

Mor Çatı Atölye Çalışma Grubu’nun etkinlikleri kapsamında Çanakkale’de, El Emeğini Değerlendirme ve Kadın Dayanışma Merkeziyle (ELDER) bir atölye çalışması yaptık. 11-12 Mart 2016 tarihlerinde yürüttüğümüz bu iki günlük atölyede, kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet farkındalığı, kadın bakış açısıyla hukuk, yasal haklarımız üzerine düşündük ve fikirlerimizi ve deneyimlerimizi birbirimize anlattık. Bunun yanı sıra kadınlarla ve çocuklarla yürütülen sosyal, hukuki ve ruhsal çalışmalar, kadın bakış açısıyla örgütlenme, feminist ilkeler ve yürütülen çalışmalar sırasında gözetilmesi gereken sınırlar üzerinde durduk. Katılım ve ilginin heyecan verici olduğu bu iki günlük atölyede, kadınlar kendi gündelik hayat deneyimleri üzerinden paylaşımlarda bulundular; emeklerine sahip çıkma yollarını tartıştılar. Bulundukları bölgedeki kadın örgütlenmesinin geçmiş deneyimleri ile bugünkü deneyimleri üzerinde düşünerek kazanımlar yanında çekilen sıkıntılar ve eksikliklerle ilgili fikir ve deneyimlerini ortaya koydular.

Hepimiz içinde yer aldığımız kadın örgütlenmeleri içinden deneyimlerimizi paylaştık ve birlikte ileriye yönelik neler yapılabiliriz üzerine düşündük. Bir kez daha çok farklı hayatlar ve hikayelerle bir araya gelmiş olsak da kadın olmanın bizi pek çok alanda ortaklaştırdığını gördük; örgütlenme deneyiminin tüm zorluklarına rağmen hepimizi nasıl güçlendirdiğini birbirimize anlattık. Kadınların kendi emeklerine sahip çıkmalarının yanında, bir arada durarak, çerçevesi net bir şekilde çizilmiş düzenli sosyal, hukuki ve ruhsal destek çalışmaları yürütmelerine dair ileriye dönük fikir alışverişinde bulunduk. Kamusal alanda yapılan her türlü çalışmanın, kendisini yalnız hisseden pek çok kadınla temas etmenin yolunu nasıl açtığını birbirimize hatırlattık.

Atölye boyunca bizleri büyük bir özen ve konukseverlikle ağırlayan ELDER’in tüm katılımcılarına çok teşekkür ediyoruz.

 
Mor Çatı, Kadının Statüsü Komisyonu’nun New York’taki 60. Oturumuna Katıldı

Bu yıl 14 – 24 Mart tarihleri arasında New York’ta gerçekleşen BM Kadının Statüsü Komisyonu’nun (KSK) 60. oturumuna Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı da katıldı. Bu yıl “Kadınların Güçlenmesi ile Sürdürülebilir Kalkınmanın Bağlantıları” temasıyla gerçekleşen KSK 60. Oturumunda bir sonuç bildirgesi (Agreed Conclusions) yayınlandı ve 2013’te ele alınan kadına yönelik şiddete dair KSK çıktıları konusundaki ilerlemeler gözden geçirildi. Sonuç Bildirgesi’nin İngilizce tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

“Kadınların Güçlenmesi ile Sürdürülebilir Kalkınmanın Bağlantıları” ana başlığının yanı sıra, savaş ve göç sebebiyle sığınmacı/mülteci kadın ve kız çocuklarının durumu, kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmaları ve kadının siyasete katılımı başlıkları öne çıkan diğer tartışma konuları oldu.

On gün süren Kadının Statüsü Komisyonu’nun 60. Oturumuna dünyanın her yerinden yaklaşık 8.000 kadın katıldı ve kadınlarının seslerinin daha güçlü duyulmasına paylaşımları ile katkıda bulundular.

 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter

Bülten listesinden çıkmak için tıklayın