E-Bülten : Temmuz - Eylül 2014

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
TEMMUZ-EYLÜL'14
MOR ÇATI BÜLTEN
Evlilikte şiddet var!

2014 yılının ilk 6 ayında Mor Çatı’nın dayanışma merkezine başvuran kadınların %71’ine şiddet uygulayan resmi nikahlı evli olduğu eşi ya da boşandığı eski eşi oldu.

Şiddet uygulayanla ilgilli bilgi veren 331 kadının %66’sı eşinden, %5’i ise eski eşinden şiddet gördüğünü paylaştı.  Yapılan görüşmelerde görüldü ki, kadınların %89’u tanıdıkları erkeklerden şiddet görmekteler. Eş veya eski eş dışında en çok şiddet uygulayanlar, baba, partner, eski partner ve akraba oldu. Mor Çatı’nın dayanışma içerisinde olduğu kadınlar, aile içinde maruz kaldıkları şiddet nedeniyle kalıcı da olabilen fiziksel, ruhsal, ekonomik zararlar görseler de kadın dayanışması ile güçlenerek, uygulamalarda yaşadıkları güçlüklere rağmen, şiddetsiz bir hayat için mücadele etmeye devam ediyorlar.

Mor Çatı Dayanışma Merkezi 2014 Yılı 6 Aylık Faaliyet Raporuna ulaşmak için tıklayınız.

 
Kadın cinayetlerine karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Kadın katliamına karşı ses çıkarmak için aralarında Mor Çatı’nın da bulunduğu 150’ye yakın kadın örgütü, siyasi parti ve kitle örgütüne üye kadınlar bir araya gelerek Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Eylem Grubunu oluşturdular. 

Temmuz ayının daha ilk günlerinde 6 kadının öldürülmüş olması, kadınları acil eylem planı oluşturmak amacıyla bir araya getirdi. 6 erkek öldürülmüş olsa infial olurdu, biliyorduk; fakat 6 kadın öldürüldü, hiçbir devlet yetkilisi gündem dahi yapmadı. Kadın cinayetleri sistematik erkek şiddetinin sonucudur, bir tokatla başlar. Devletin görevi, erkek şiddetini engelleyecek, kadınları koruyacak ve güçlendirecek mekanizmalar kurmaktır. 6284 sayılı yasanın uygulamasındaki sorunlar ve kadın cinayetleri davalarında uygulanan haksız tahrik indirimleri ise bizlere, devletin görevini yapmaktan çok uzakta olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Eylem Grubu, kadın cinayetlerinde devletin sorumluluğuna dikkat çekerek, meclisin kadın cinayetleri acil gündemiyle toplanması için çağrıda bulundu ve hâlâ meclisten kadın cinayetlerini önlemeye yönelik düzenlemeler konusunda taleplerde bulunmaya devam ediyor. Bir yandan sokak eylemleri yapılıyor, diğer yandan da kadın cinayeti ve cinayete teşebbüs davaları takip ediliyor. Devletin kadın katliamına karşı kayıtsızlığı teşhir ediliyor.

 
İstanbul Sözleşmesi 1 Ağustos tarihinde yürürlüğe girdi

Şiddetle mücadele için eşitsizliklere işaret eden İstanbul Sözleşmesinin uygulamaları kadınlar tarafından izleniyor.

İstanbul’da imzalandığı için bu adı taşıyan ve Türkiye’nin ilk imzacıları arasında bulunduğu sözleşme, 1 Ağustos tarihinde yürürlüğe girdi. Mor Çatı’nın da içinde yer aldığı Avrupa Şiddete Karşı Mücadelede Kadınlar Ağı (WAVE), sözleşmenin kazanımlarına dikkat çekerek, devletlerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerinin izlenmeye devam edeceğini belirtti. Mor Çatı, feministlerin oluşturduğu İstanbul Sözleşmesi Çalışma Grubu ile birlikte Türkiye’deki uygulamaları takip ediyor. 

İstanbul Sözleşmesi;  cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli tüm ayrımcılık biçimlerine karşı mücadele edilmesi, erkek şiddetinin önlenmesi, şiddete karşı tedbir alınması, şiddete maruz kalan kadınların zararlarının tazmin edilmesi ve şiddet uygulayan kişilerin şiddet eylemi ile orantılı cezalar ile cezalandırılması konusunda taraf devletlere pek çok yükümlülük getiriyor. Sözleşme, kadına karşı şiddetle mücadele için kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturuyor;  önleme, koruma, kovuşturma ve destek mekanizmaları oluşturma politikaları konularına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içeriyor.

Sözleşmenin Giriş bölümünde, kadına karşı şiddetin kaynağının “toplumsal cinsiyete” dayandığı ve şiddetin önlenmesi için “kadınlarla erkekler arasında eşitliğin gerçekleştirilmesinin temel bir unsur” olduğu yer alıyor.  Bu açıklama, kadınların erkek şiddetine karşı uzun yıllar süren mücadelelerinin açık bir kazanımı olarak karşımıza çıkıyor.  

Sözleşmenin devlete getirdiği yükümlülükler ise şöyle tanımlanıyor: 

  • Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak (Madde 1/a)
  • Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirmek de dahil olmak üzere, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırmak (Madde 1 / b)
  • Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak (Madde 1 / c)

 

 
Mor Muhabbet Eylül’de "Erkek Kulübünde Siyaset" Temasıyla Serpil Çakır’ı Ağırladı

13 Eylül 2014 Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz “Mor Muhabbet” toplantımızda bu ayın konuğu Prof. Dr. Serpil Çakır’dı. Serpil Çakır bizlere yeni çıkan inceleme/araştırma kitabı Erkek Kulübünde Siyaset’in 10 yıllık hazırlanma sürecinden bahsetti.  

Yaz tatilinden sonra düzenlediğimiz ilk Mor Muhabbet toplantısında Serpil Çakır’ın 1999, 2002 ve 2007 senelerinde parlamentoda görev yapmış kadın siyasetçilerle görüşerek yaptığı sözlü tarih araştırmasını nasıl deneyimlediğine ilişkin anlatısını dinleme şansını yakalamış olduk. “Şansı yakaladık” diyoruz, çünkü bu uzun soluklu araştırmanın kitapta yer almayan bazı perde arkası deneyimlerini dinleme ve Serpil Çakır’ın samimi anlatısıyla kitabı ortaya çıkan çalışmanın meşakkatini ve kitabın bağlamsal çerçevesini daha genel bir bakışla kavrama imkânı bulmuş olduk. 

Kitabın hazırlanma sürecinden ayrıntılarıyla bahseden Serpil Çakır, böyle bir çalışmayı meclisteki siyasetçilerle görüşerek yapmaya çalışmanın zorluklarından da bahsetti. İstanbul-Ankara arasında mekik dokuyarak dönem dönem devam ettirdiği bu çalışmanın hikayesi, meclisi ziyaret ettiği her yeni dönemde değişen siyasi gündemin de bir yandan tanığı olarak yaptığı aktarımlar, kadın çalışmalarında sözlü tarihin önemini bir kez daha göstermiş olmasıyla bizler için de çok değerliydi. Kitapta yer alan kadın siyasetçilerin isimleri gizlense de, deneyimlerini paylaşmış olmalarının değeri bizleri de etkiledi. Çünkü kitapta söyleşilerine yer verilen kadın siyasetçiler, bir yandan kadın kimliklerini korumaya çalışırken, diğer yandan “erkek kulübünde siyasetin” güçlüklerini nasıl deneyimlediklerini de samimi bir şekilde paylaşmışlardı. Tüm bunları birinci ağızdan dinlemek bizler için de çok önemli ve güçlendirici oldu. Mor Muhabbet ekibi ve katılımcı kadınlar olarak, Serpil Çakır’a katkılarından ve verdiği bilgilerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz. 

Kitap hakkında bilgi için tıklayınız.

 
Mor Çatı Gönüllüleri Pikniği

Mor Çatı gönüllüleri Maçka Demokrasi Parkı'nda düzenlenen piknik organizasyonunda buluştu.

14 Eylül pazar günü Maçka Demokrasi Parkı'nda Mor Çatı gönüllüleri olarak piknik yaptık. 30 kadar gönüllümüzün katıldığı piknikte her birimizin getirdiği küçük, ev yapımı kahvaltılıklarla zengin bir yer sofrası yaparak hep beraber, çimenler üzerinde keyifli bir yemek yedik. Sohbetle uzayan bu toplaşma sırasında aramıza yeni katılan arkadaşlarımıza kendimizi anlattık ve onları tanıma fırsatı bulduk.

Şişli Belediyesi'nin yer ve ses düzeni desteği ile açtığımız ve tanıtıcı ürün/kitaplarımızı sergilediğimiz Mor Çatı standı da ayrı bir ilgi alanı oldu. Ürünlerimize bağış yapanlar Mor Çatı hakkında stant görevlisi arkadaşlarımızdan bilgi aldı. Bir yanda küçük bebekleri ile gelip hasret gideren eski gönüllülerimiz öte yanda bizimle tanışmak için bu fırsattan yararlanmak isteyen yeni arkadaşlarımızla kaynaşarak keyifli sohbetler yaptık, birbirimize güç ve enerji verdik.

Günün sonuna doğru ayrılırken, güzel havalarda böyle fırsatlar yaratmayı diledik.

 
KADEM ile 6. YAZ KAMPI:  "Ay Resmen Feminizm"

Türkiye’nin farklı illerinden 90 kadın Kadın Emeği Kolektifi’nin altıncı yaz kampında buluştu.

Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY), Özgür Kadın ve Amargi örgütlenmelerinde yer almış kadınların, kadın kurtuluş hareketi deneyimleri ve geçmişten gelen deneyimlerin ortak bileşkesini kurma hedefi ile 2007 yılında kurmuş olduğu feminist oluşum Kadın Emeği Kolektifi (KADEM),  her yıl geleneksel olarak düzenlediği yaz kampının bu sene 6.sını, 19-21 Eylül tarihleri arasında, Mersin Kızkalesi Grand Ada Otel’de gerçekleştirdi. 

Bu yıl, “Ay Resmen Feminizm” başlığıyla gerçekleştirilen kampa, Mersin, Adana, Denizli, Kocaeli, İzmir, Trabzon, Ankara, İstanbul ve Hatay illerinden toplam 90 kadın katıldı.

Mor Çatı olarak biz de, “Şiddete karşı ne yapmalı?” atölyesinin kolaylaştırıcılığını üstlendik. Atölyede, Mor Çatı’nın tarihçesinden kısaca bahsettikten sonra,  Mor Çatı deneyimi üzerinden, şiddete maruz kaldığımızda neler yapabileceğimizi, bu durumla nasıl mücadele edebileceğimizi, şiddete maruz kalan kadınlarla nasıl dayanışma kuracağımızı ve kadınlar olarak birbirimizi nasıl güçlendirebileceğimiz üzerine konuştuk.

Bu atölye dışında kampta, “Günlük hayat – Günlük hayatta ne kadar feministiz?” ana başlığıyla eş zamanlı 4 atölye ve  “Cinsel özgürlük, kimin özgürlüğü?” ana başlığıyla eş zamanlı 4 atölyenin yanı sıra “Tacize, tecavüze, şiddete uğradığımızda ne yapmalıyız?”,   Heteroseksist Eğitim Sistemi ve Yazarlık atölyeleri de yapıldı.

90 kadın, 3 gün boyunca dur duraksız atölyelerde feminizm tartıştıktan sonra, geceleri de çeşitli eğlenceler ile yorgunluklarımızı attık. 

Şu anda 8 ilde örgütlü olan KADEM, 2008 yılından itibaren de Kadın Emeği dergisini çıkartmaktadır.

 
İstanbul Uluslarası Kitap Fuarındayız!
8-16 Kasım 2014 tarihlerinde Tüyap 33. İstanbul Uluslarası Kitap Fuarı 4.Salon 131 Nolu Standta olacağız. Buluşmak dileğiyle…
 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter

Bülten listesinden çıkmak için tıklayın