E-Bülten : 2019/7 Ekim - Kasım

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
ARALIK'19
MOR ÇATI BÜLTEN
“Mor Çatı Anlatıyor” video serisi yayında

1990 yılından beri şiddete maruz kalan kadınlara destek veren, kadına yönelik şiddete ve cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadele eden Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı 30 yıllık bilgi ve deneyimini “Mor Çatı Anlatıyor” video serisiyle Türkiye’yle paylaşıyor.

Video serisi Youtube kanalımızda yayınlanıyor. Yayına açılan ilk videolardan ilkinde, Mor Çatı gönüllüsü uzman psikolog Feride Yıldırım Güneri kadına yönelik şiddet biçimlerini, şiddetin dinamiklerini, döngüsünü ve kadınlar için şiddet gördükleri bir ilişkiden çıkmanın neden zor olduğunu anlatıyor: Mor Çatı Anlatıyor: Kadına Yönelik Şiddet ve Biçimleri

İkinci videoda Mor Çatı gönüllüsü sosyal çalışmacı Açelya Uçan kadın dayanışma merkezlerinin dayandığı feminist ilkeleri, burada kadınlara sunulan destekleri, dayanışma merkezlerinin nasıl işlemesi gerektiğini aktarıyor: Mor Çatı Anlatıyor: Kadın Dayanışma Merkezleri

Üçüncü videoda ise Mor Çatı gönüllüsü sosyal çalışmacı Leyla Soydinç ise kadına yönelik şiddetle mücadelede kadın sığınaklarının yerini, sığınak çalışmasının dayandığı feminist ilkeleri, sığınak çalışmasıyla ilgili temel bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyor: Mor Çatı Anlatıyor: Kadın Sığınakları

Video serimiz Mor Çatı’nın tarihi, ilkeleri, yöntemleri; kadınların yasal haklarının vurgulandığı 6284 sayılı Kanun, Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve uluslararası sözleşmeler videolarıyla devam edecek. İzlemeniz ve yaygınlaştırmanız dileğiyle...

 
 
22. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı İstanbul’da yapıldı

Bu yıl 22.'si düzenlenen Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı, 2-4 Kasım tarihlerinde Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV), Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ve Uluslararası Göçmen Kadınlar Dayanışma Derneği’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşti. “Şiddetle Mücadele için Feminist Sosyal Politikalar” başlığıyla düzenlenen kurultaya 29 ilden 50 kadın ve LGBTİ+ örgütünü ve 33 kamu kuruluşunu temsilen toplam 270 kadın katıldı. Kurultay’ın birinci günü oturumlarla geçti. “Bütüncül Bir Feminist Sosyal Hizmet Mekanizmasının Mümkünlüğü” başlıklı ilk oturumda, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetleyen GREVIO’nun Ekim 2018’de yayınladığı Türkiye değerlendirme raporundaki analizler paylaşıldı. Ekonomik alandaki toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri, eşitsizlik artarken kadına yönelik şiddetle mücadelede sosyal destek mekanizmalarının artan önemi ve nafaka hakkı üzerine konuşuldu.  Şiddete uğrayan kadınlar için tek seçeneğin sığınak olmadığı, kadınların kendi ayakları üzerinde durmaları ve güçlenmeleri için konut yardımı, maddi destek gibi çeşitli desteklerin bütüncül bir yaklaşımla sunulmasının önemi vurgulandı. “Feminist Sosyal Politikalar Hakkımız: İhtiyaçlar, Sorunlar ve Mücadele Yöntemleri” oturumunda Türkiye’de göçmenler, sığınmacı ve mülteci kadınlar ile engelli kadınlara yönelik şiddet ve bu grupların destek mekanizmalarına erişimlerinde karşılaştıkları özgün sorunlar anlatıldı.  “Kayyumlar ve Sosyal Politikalara Saldırılar” oturumunda ise kayyum atamalarının kadına yönelik şiddet çalışmaları üzerindeki olumsuz etkileri aktarıldı ve tartışıldı. Kurultay’ın ikinci gününde, alanda çalışan kadınların katılımıyla atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Yakın ilişkilerde erkek şiddetiyle mücadele; sığınaklar ve ihtisaslaşma, da(ya)nışma merkezlerinde biriken deneyim ve iletişim, çoklu ayrımcılık, mücadelede mevcut hukuk mekanizmaları (İstanbul Sözleşmesi, 6284, Nafaka ve Arabuluculuk) ile yasal taleplerin ötesi, kürtaj hakkı konuları çevresinde son bir yıl içindeki deneyimlerin aktarıldığı atölyelerde çözüm yolları tartışıldı.

Kurultay’ın son gününde atölye sonuç bildirgeleri sunuldu ve katılımcıların bildirgeler üzerinden yürüttüğü tartışma sonucunda 22. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Sonuç Bildirgesi’nin içeriği belirlendi. Bildirge önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yayınlandı. Tam metnine şuradan ulaşabilirsiniz.

 
 
Kadınların adalete erişimini güçlendirmeye çalışan kadın avukatların deneyimleri

Daha önce Kadınların Adalete Erişimi Nasıl Güçlendirilir? ve Kadınları Güçlendirecek İletişim Yöntemleri Neden Önemlidir? başlıklı yazılarla ayrıntılarını paylaştığımız “Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi” projesi kapsamında katılımcı avukatların bilgi ve deneyimlerini paylaştıkları ve atölye çalışmalarımızdan görüntülerin yer aldığı proje videomuz yayınlandı, şuradan ulaşabilirsiniz.

Mor Çatı olarak kadın avukatları destekleme çalışmalarımızın bir parçası olan bu projede İstanbul, Eskişehir, Bursa ve Trabzon’da yaptığımız iki günlük yoğun seminer programlarında 100 kadın avukatla bir araya geldik. Buluşmalarımızda kadınlarla feminist yöntemle dayanışma, ulusal ve uluslararası hukuka göre haklarımız, haklarımızı hayata geçirmek ve yasaları uygulatmak için yapabileceklerimiz, uygulamada son dönemde gözlenen eksiklikler ve sorunlara dair bilgi ve deneyim alışverişinde bulunduk.  Dayanışma merkezimiz ve sığınağımızda uyguladığımız yönteme paralel olarak bu buluşmalarda da katılımcı avukatlarla kadınların güçlenmeleri ve mücadelelerinde birlikteliğin önemine dair deneyimlerimizi paylaştık. Avukatların şiddete uğrayan kadınlarla yargılamadan ve hiyerarşiden uzak bir iletişim kurabilmelerinin neleri değiştireceğini tartıştık.

Proje kapsamında, Sabancı Vakfı Hibe Programları’nın “Ekim Zamanı Buluşma Zamanı” başlıklı etkinliğe katıldık. Burada Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelede güncel durum ve Mor Çatı’nın dayanışma deneyimlerini aktardık. Deneyim paylaşımı oturumunda vakıftan destek alan diğer proje çalışanlarıyla tanıştıp görüş alışverişinde bulunduk, kurumların hikayelerini öğrendik. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Anaakımlaşması” atölyesine katıldık.

 
 
Yeni gönüllülerimizle Hak ve Kazanımlarımız Buluşmasını Gerçekleştirdik
Mor Çatı gönüllüsü olmak isteyenler için buluşma ve atölyeler düzenliyor, gönüllü adaylarının üç Mor Buluşma’ya ve ardından da Gönüllü Atölyesi’ne katılmalarını bekliyoruz. En son Mor Buluşmamızı 26 Ekim 2019’da gerçekleştirdik. Buluşmada gönüllü avukatlarımız gönüllü olmak isteyen kadınlara hukuki haklarımız ve kazanımlarımız konusunda aktarımda bulundular. İlk bölümde feminist mücadelenin hukuki alandaki kazanımları anlatıldı. Ardından 6284 Sayılı Kanun, Medeni Kanun ve Ceza Kanunu’nda kadınları ilgilendiren düzenlemeleri konuştuk. Katılımcı kadınların da paylaşımlarıyla zenginleşen buluşma sonunda kadın mücadelesinin ve haklarımızı bilmenin hepimize iyi hissettirdiğini bir kez daha hatırladık.
 
 
Erzincan Katre Kadın Derneği’yle deneyim paylaşımı atölyesi yaptık  
Erkek şiddetiyle mücadelede kadın örgütlerinin güçlenmesi ve deneyimlerinin ortaklaştırılması çok önemli. Erzincan'da yerel bir kadın örgütü olan ve erkek şiddetine maruz kalan kadınlarla dayanışma kuran Katre Kadın Derneği’nden kadınlarla böyle bir ortaklaşma amacıyla 19-20 Ekim’de bir araya geldik ve bir deneyim paylaşımı atölyesi gerçekleştirdik. İki gün süren atölyede kadınların şiddetten uzaklaşması için gerekli bir araç olarak hukuki bilgiler, erkek şiddetine karşı feminist yöntemlerle kadınlara destek olmak, çalışmadaki sınırlarımız, dayanışma merkezi ve sığınakların çalışma biçimleri üzerine konuştuk. Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin farkındalığımızı tekrar tartışarak birbirimizin deneyimlerini dinledik. Katre Kadın Derneği olarak çalışma alanları, karşılaşılan zorluklar ve Erzincan'da yaşayan kadınların ihtiyaçları üzerine feminist ilkeler doğrultusunda birlikte tartışma fırsatı bulduk.
 
 
25 Kasım’da “Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz” diyerek yürüdük

Haklarımıza dönük saldırılara ve artan erkek şiddetine karşı, her yıl olduğu gibi bu yıl da 25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Günü’nde Taksim Tünel meydanından başlayan bir yürüyüş düzenledik. Yürüyüşün sonunda yapılan basın açıklamasına şuradan ulaşabilirsiniz.

 
 
WAVE Konferansı: Avrupa’da şiddete karşı örgütlü mücadelede 25 Yıl

Bu yıl 21. defa düzenlenen Şiddete Karşı Kadınlar Avrupa (WAVE) Konferansı için 7-9 Ekim 2019 tarihleri arasında Estonya’nın başkenti Talin’deydik. Bu yıl “Kadının İnsan Haklarını Savunmanın 25 Yılı: Dönüm Noktaları ve Gelecek Öngörüsü” başlığıyla düzenlenen konferansta aynı zamanda WAVE’in 25. yılı kutlandı.

Bu yılın konferans programı yine oldukça heyecan vericiydi. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde kadınların deneyimlerinin nasıl ortaklaştığını ve kadınların kazanılmış haklarına sahip çıkma mücadelesi verdiklerini farklı ülkelerin deneyimlerini dinleyerek bir kez daha gördük. Ayrıca kendini mağdur olarak tanıtmaya çalışan erkek gruplarının da sadece Türkiye’de değil dünyanın dört bir ucunda benzer argümanlarla kadına yönelik şiddeti meşrulaştırma çalışmalarını sürdürdüğünü dinledik. Tüm bunların yanı sıra, kadınlar olarak ne kadar büyük işler yapıyor olduğumuzu da hatırlamadan geçmedik. 2016 yılında Polonyalı kadınların kürtaj yasağına karşı düzenledikleri grevin hikayesini grev komitesinde yer alan Marta Lempart’tan dinledik. İtalya’da feminist harekete ve genç kadınların harekete katılımını nasıl arttırabileceğimize ilişkin konuştuk. Atölyelerde ise çocuk velayetinden göçmen kadınların yaşadığı ayrımcılığa, sanal şiddetten sağlık hizmetlerine, üreme haklarından izleme mekanizmalarına kadar pek çok konu konuşuldu.

WAVE ağı ve üyesi kurumlar, feminist ilkeleri sahiplenerek, kadınların refah seviyesinin arttığı ve hiçbir kadının şiddete maruz kalmadığı bir hayat için 25 yıl boyunca sığınakların açılmasından üreme sağlığı haklarına, eşitlik politikalarına uzanan bir yelpazede pek çok çalışma yaptı. Aradan geçen 25 yılın sonunda, 46 Avrupa ülkesinden 140’tan fazla üyesi bulunan WAVE’in ve yaptığı işlerin bir parçası olmak Mor Çatı olarak bizi çok mutlu ediyor.

 
 
Batı Balkanlar ve Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nin Uygulanmasına İlişkin İkinci Bölgesel Forum’daydık

UN Women tarafından düzenlenen Batı Balkanlar ve Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nin Uygulanmasına İlişkin İkinci Bölgesel Forum, 9-10 Ekim tarihlerinde Tiran’da gerçekleşti. Forum Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Önlemesi Sözleşmesi (CEDAW) ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasına yönelik ulusal ve bölgesel düzeyde somut öneriler oluşturulmasını sağlayacak değerlendirmeler yapmayı, normlara dair çerçeveyi ve şiddet mağduru kadınlara yönelik hizmetleri geliştirmek amacıyla ulusal hükümetler ve STK’ler arası diyalogu geliştirecek alanlar açmayı hedefliyor.

Batı Balkan ülkelerinden ve Türkiye’den hükümet ve STK temsilcilerini bir araya getiren forumda öncelikle katılımcılar kendi ülkelerinde İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasına yönelik son gelişmeleri ve devam eden sorunları paylaştılar. Bu kısa sunumlardan sonra “kurumlar arası koordinasyon ve işbirliği”, “kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik araçlar ve yaklaşımlar” ve “şiddete maruz kalanlar için sunulacak hizmetler için finans kaynakları” konuları gruplar halinde tartışıldı. Forumun ikinci gününde cinsel şiddet ele alındı, bu şiddet türünün önlenmesi için güçlendirme yöntemleri, vakaların etkili biçimde soruşturulması konusundaki temel zorluklar, farklı şiddet türlerine maruz kalan kadınlar için uzmanlaşmış hizmetlerin sunulması tartışılan konuları arasındaydı.

 
 
4. Dünya Kadın Sığınakları Konferansı’na katıldık

Bu yıl dördüncü defa düzenlenen Dünya Kadın Sığınakları Konferansı 5-8 Kasım tarihleri arasında Tayvan'da 120 ülkeden 1500 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Konferans, kadına yönelik şiddetle mücadelede kadın sığınaklarının rolüne odaklanarak dünyanın farklı yerlerindeki yerel ve küresel sığınak ağlarını güçlendirmeyi ve etkinliklerini arttırmayı hedefliyor. Sığınaklar özelinde güncel konuların ve politikaların tartışıldığı konferansta biz de "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele: Feminizmin Kazanımlarına Yönelen Tehditler-Gerilemeler" konulu bir atölye gerçekleştirdik. Dünyanın birçok yerinden gelen kadınların katılımıyla gerçekleşen oturumda, Türkiye'deki feminist hareketin tarihsel sürecini, kazanımlarını, kazanımlara yönelen güncel tehditleri ve mücadele alanlarını konuştuk. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen katılımcıların da benzeşen ve farklılaşan deneyimleri üzerinden feminist mücadeleyi ve dayanışmayı tartıştık.

 
 
Sosyal Hizmetleri Yeniden Düşünmek Konferansı’ndaydık
FES (Friedrich Ebert Stiftung) Derneği, 8 Kasım’da “Sosyal Hizmetleri Yeniden Düşünmek” konferansı düzenledi. Kadınların, çocukların, mültecilerin ve LGBTİ+ bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgili sosyal politikaların ele alındığı konferansta, Mor Çatı’nın faaliyetlerinde benimsenen feminist yöntemleri ve deneyimleri paylaştı. Erkek şiddetinin kaynağının toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu bilgisiyle çalışmaya, bize başvuran kadınları mağdur olarak görmemek, eşit ilişki kurmak, bilgiye erişimlerini sağlamak, kararlarına saygı göstermek, danışan kadınları güçlendirirken onlarla birlikte güçlenmek, ayrımcılıktan uzak durmak gibi ilkelere dikkat çektik. Konferansta ayrıca aile kavramının sosyolojik kavramsallaştırmasının, Türkiye'deki güncel aile politikalarının, kadın çalışmaları ve sosyal hizmet ilişkisinde yöntem arayışının konu edildiği, alan araştırması sonuçlarını da içeren sunumlar yapıldı.
 
 
Kadına Karşı Şiddeti İzleme Toplantısı’nda 6284 ve İstanbul Sözleşmesi gündemdeydi

Bakanlıklar bünyesinde kadına karşı şiddet konusunda yapılan çalışmaların aktarıldığı yıllık toplantı 15 Kasım’da Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıya Mor Çatı’nın yanı sıra Kadın Dayanışma Vakfı, AÇEV, UNICEF, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu gibi birçok sivil toplum örgütü, üniversiteler ve sendikalardan temsilciler davetliydi. Toplantıdaki konuşmasında sığınak sayısının 145 olduğunu belirten Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Kurultay’da da tartışılan bir gelişmeden söz etti. Bakanlığa bağlı sığınaklarda başlatılan ihtisaslaşma çalışmalarının ayrımcılığı yeniden üretme olasılığı, başlıca endişelerden birini oluşturuyordu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuşmasında Kadın Destek Mobil Uygulaması’nı (KADES) tanıtarak, uygulamada yeterince başarıya ulaşamadıklarını söyledi.

Sivil toplum kuruluşları ise nafaka hakkı, 6284 Sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırılar üzerinde durdular ve AÇSHB’de çok sayıda görevin bir araya toplanmış olmasının çalışmalarda dişe dokunur sonuçlar alma imkanını zaten ortadan kaldırdığını belirttiler. Mor Çatı olarak TBMM bünyesindeki Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na (KEFEK) ilettiği, kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarını değerlendiren raporumuzu bu izleme toplantısında da paylaştık, ŞÖNİM ve sığınak uygulamalarındaki sorunları dile getirdik.

 
 
Bianet Kadın Odaklı Habercilik Atölyesi’nde haber dilini tartıştık
Bianet Bağımsız İletişim Ağı, 2020’de 20. yılını dolduruyor. Bu yılı aynı zamanda yeni yayın döneminin de başlangıcı olarak kabul eden Bianet ekibi Kadın, LGBTİ ve Çocuk Odaklı haberciliğini geliştirebilmek için ilgili sivil toplum örgütlerinin çalışanlarından soru, eleştiri ve önerilerini almak ve ortaya çıkan fikirler üzerine birlikte tartışmak amacıyla 19 Kasım’da bir atölye gerçekleştirdi. Atölyede haber dilindeki yaygınlaşmış cinsiyetçi unsurların, cinayet haberlerindeki eksikler ve hataların mağdur suçlayıcılık ve cezasızlığı teşvik eden toplumsal algıyı nasıl etkilediği, medya dilini dönüştürmek için hangi alternatif ifadelerin ve haber ögelerinin kullanılabileceği üzerine konuştuk. Kadın ve çocuklara yönelik istismar vakalarının haberleştirilmesinde istismara maruz bırakılanın görsellerinin, şiddet haberlerinde şiddet görsellerinin paylaşılmasındaki sakıncalar, haberin görsel dilini oluştururken taşınan etik sorumluluk üzerine tartışma yürüttük. Mor Çatı olarak atölyede sıkça rastladığımız, şiddete maruz bırakılan kadınları nesneleştiren ve şiddeti pornografikleştiren ifadeleri, gizlilik hakkını ihlal eden habercilik hatalarını paylaştık.
 
 
İstanbul Sözleşmesi kapsamında çocukların haklarını tartıştık
UNICEF ve UN Women Türkiye, çocukların ve özellikle kız çocuklarının İstanbul Sözleşmesi kapsamındaki haklarından yararlanabilmeleri konusunda 20 Kasım’da bir çalıştay düzenledi. Mor Çatı’nın da katıldığı toplantıda, ergen yaştaki 70 kız ve oğlan çocukla yapılan atölyenin sonuçları değerlendirildi. Mor Çatı çalışmaya toplumsal cinsiyet eşitliği yönüyle katkı sundu. “İstanbul Sözleşmesi’nin ‘çocukça’ versiyonu” adıyla yürütülen çalışma, sözleşmeyi imzalayan devletlerin çocuklara nasıl ve nereden destek alabilecekleri konusunda bilgi vermeleri gerekliliğinden yola çıkıyor ve çocuklar tarafından üretilmiş taslak metinlerden yararlanarak bu sözleşmeyi bu gruplara tanıtabilmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında hazırlanan kitapçıkta 18 yaşına kadar tüm bireylerin çocuk sayıldığı, İstanbul Sözleşmesi’nin çocukları, özellikle kız çocuklarını kapsadığının ve devletlere çocuklarla ilgili yükümlülükler getirdiği, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden farklı olarak İstanbul Sözleşmesi’nin çocukların maruz kaldığı şiddete karşı devletin alması gereken önlemlere, sunması gereken hizmetlere işaret ettiği belirtiliyor. Çocuklar ve gençler sözleşmeyi ve sözleşmeden doğan haklarını öğrendiklerinde, devletin yükümlülüklerini yerine getirmesi için yapılacak çalışmalara onların da etkili biçimde destek vermesinin önü açılacak.
 
 
Erenköy Rotaract Kulübü üyeleriyle atölye yaptık

20 Kasım’da İstanbul'da Erenköy Rotaract Kulübü'nün davetiyle bir atölye gerçekleştirdik. İstanbul’daki diğer Rotaract kulüplerinden temsilcilerin de katılımıyla gerçekleşen atölyede kadına yönelik şiddetin tanımı ve biçimleri, şiddete ilişkin mitler, flört şiddeti ve şiddetle mücadele yöntemlerini konuştuk.

 
 
Seyhan’da erkek şiddeti ve kadın dayanışmasının önemini konuştuk

Adana Seyhan Belediyesi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Seyhan’da tüm haftaya yayılan bir dizi etkinlik düzenledi. Mor Çatı olarak Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün ve Eşitlik Birimi’nin davetiyle 20 Kasım Çarşamba günü Yaşar Kemal Kültür Merkezi Mehmet Akif Ersoy Salonu’nda düzenlenen programa katıldık. Halktan kadınların katılım gösterdiği panellerde 6284 Sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi, dezavantajlı grupların yaşadığı şiddet biçimleriyle ilgili sunumları dinledik; kadına yönelik şiddetin açılımı ve bu şiddetle mücadelede kadın dayanışmasının hayati önemini anlatan bir sunum yaptık.

Bu etkinliğe katılmak bizim için Mor Çatı ile Seyhan Belediyesi arasında Sığınaklar Kurultayı’nda kurulan ilk temasın yakın iletişime evrilmesinin ilk adımı oldu. Oturumlarda Belediyenin Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’ndeki feminist ve kadından yana kadınların erkek şiddetiyle ilgili Seyhan halkında ve belediye bünyesinde farkındalık ve değişim yaratmak için yürüttükleri çalışmalardan haberdar olduk. Yurtlarda sosyal çalışma ve psikolojik danışmanlık bölümü açtıklarına ve flört şiddeti gibi şiddet türleriyle ilgili olarak gençlerle birebir çalıştıklarına dair bilgiler edindik ve Belediye başkan yardımcısından sığınak açma sözü aldık. İleride ortak çalıştay düzenlemek gibi düşünceler de üreterek, Seyhan’dan umutlu duygularla ayrıldık.

 
 
Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı’nın İstanbul Sözleşmesi paneline katıldık
Şirin-Ahmet Tekeli Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı burs verdiği genç kadın hukukçuları ilgili sivil örgütlerle bir araya getirmek amacıyla 23 Kasım’da İstanbul Barosu Kültür Merkezi’nde “İstanbul Sözleşmesi ve Uygulama Örnekleri Paneli” düzenledi. Panelin açılış konuşmasını vakfın kurucularından Filiz Kerestecioğlu yaptı. Mor Çatı ile Eşitlik İzleme Kadın Grubu’ndan avukatların konuşma yaptığı panelde İstanbul Sözleşmesi’nin önemi, uygulamasının ve denetiminin nasıl olabileceği ve bu sözleşme ışığında 6284 Sayılı Kanun’un nasıl uygulanması gerektiğine dair ayrıntılar ele alındı. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun’un kadın ve çocuklarının şiddetten uzak bir hayat kurması için hayati önem taşıdığı vurgulandı ve hukukçular tarafından bu metinlerin nasıl etkili biçimde kullanılabileceği üzerine tartışma yürütüldü.
 
 
Kıbrıs’taki Yaşlı Bakımı ve İstismarı Paneli’nde yaşlı kadınların deneyimine mercek tuttuk

KTAMS Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası’nın, KKTC Sağlık Bakanlığı desteğiyle düzenlediği Yaşlı Bakımı ve İstismarı Paneli’ne katıldık. 26 Kasım’da Lefkoşa’da yapılan panele çok sayıda bakanlık çalışanı, bakımevlerinde, evlerde ve hastanelerde bakım hizmeti veren sağlık çalışanları ile yasa koyucu ve uygulayıcılar katıldı. Panelde Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelede Mor Çatı deneyimini ve yaşlı kadınların maruz bırakıldığı şiddetle ilgili izlenimlerimizi paylaştık. Yaşlı kadınlara uygulanan şiddetin biçiminin kadına yönelik şiddetin bir boyutu olduğunu, kadınların çocuklukta aile içinde karşılaştıkları şiddeti daha sonra partnerlerinden de gördüklerini ve eşleri vefat ettikten sonra bile bu şiddeti çocuklarının ve bakım verenleri konumundaki akrabalarının sürdürdüğünü aktardık. Bakım evinde kalan yaşlı kadınların da bu eril şiddeti bakım veren personelden gördüklerine dikkat çektik. Yaşlı kadınlara yönelik bakım hizmetlerindeki çalışanların ve evlere bakım götüren personelin yaşlı kadınlara yönelik şiddetle ilgili bilgi sahibi olmasının önemine değinerek, farkındalığı artırabilmek için belediyelere çok iş düştüğünü hatırlattık.

Toplantıda bakanlık ve STK’lerden gelen uzmanlardan insan hakları temelinde yaşlı haklarının çerçevesine, KKTC’de ve Avrupa’da yaşlı bakımı ve yaşlıların istismarının boyutlarına dair değerli bilgiler içeren sunumlar dinledik; Türkiye’deki deneyimimizle KKTC ve dünya ölçeğindeki deneyimler arasında yeni ve güncel bağlantılar kurma olanağı bulduk. KTAMS, KKTC Sağlık Bakanlığı, baronun insan hakları biriminden çok sayıda kadının yaşlılara yönelik istismarı önlemek için özverili çalışmalarına vakıf olduk. KKTC’nin arada kalmış hukuki statüsünün dezavantajlarına rağmen gelişmiş bir sosyal hizmet anlayışına sahip olduğunu, Eşitlik-Fırsat Eşitliği Yasası, eşitlik birimi ve içinde 24 saat açık kadına yönelik şiddet telefon hattı kurulması gibi ülkemize örnek teşkil edebilecek mevzuat ve uygulamaları hayata geçirdiklerini mutlulukla gördük.

 
 
Şişli Belediyesi’nin İstanbul Sözleşmesi ve belediyelerle ilgili çalıştayındaydık
İstanbul, Şişli Belediyesi’nin 29 Kasım’da düzenlediği "İstanbul Sözleşmesi'nin hayata geçirilmesinde yerel yönetimlerin rolü" konulu çalıştaya katıldık. Sivil toplum örgütlerinden çalışanlar ve belediye görevlileriyle bir araya gelip tanışarak açtığımız çalıştayda, sivil toplum örgütlerine yöneltilen ortak soruları yanıtladık ve katılımcılarla birlikte tartışma yürüttük. Belediyelerin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında hangi faaliyetleri yürüttüğü ve stratejik planlarında nelerin yer aldığına dair soruya yanıt olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi dahil 40 belediyenin yalnızca dörtte birinde sığınak olduğuna, çok az sayıda belediyede kadın dayanışması, eşitlik ve göç konularına odaklı birimler bulunduğuna dikkat çektik. Buna karşılık İBB’de sürdürülmekte olan göç çalışmaları ve kadın yaşam evlerinin kurulması hazırlıklarını olumlu bulduğumuzu da not düştük. Diğer katılımcılardan da kent konseyi ve stratejik plan hazırlık süreçlerine kadın örgütlerinin dahil edilmesi, kadın ve LGBTİ+ dostu protokoller imzalanması, yerel eşitlik eylem planları, kadın istihdamı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları eğitimleri, toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun bütçe hazırlama, kreş, ücretsiz psikolojik destek, evde yaşlı ve hasta bakımı konularındaki çalışmaların yetersizliğiyle ilgili uyarılar paylaşıldı. Kadına yönelik mücadelede farklı çalışmaların yapılmasının, çalışanların istekli ve kadından yana düşünen çalışanlar olmasının ve belediyelerin kadınlar için bütçe ayırmasının önemine vurgu yapıldı.
 
 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter

Bülten listesinden çıkmak için tıklayın