E-Bülten : 2018/3

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
TEMMUZ'18
MOR ÇATI BÜLTEN
21. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı Fethiye’de düzenlendi

Türkiye’nin farklı şehirlerinde kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden Kurultay Bileşeni kadın örgütleri ve gruplarından kadınların her yıl başka bir ilde bir araya geldikleri Ara Kurultay, 50 kadının katılımıyla, 12-14 Mayıs tarihlerinde Fethiye’de, Fethiye Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirildi.


Üç gün süren Ara Kurultay’ın ilk gününde katılımcılar, bir önceki Ara Kurultay’dan bu yana gündemlerini;  özellikle Türkiye’nin içinde olduğu OHAL koşullarının çalışmalarını nasıl etkilediğini, bu koşullar kadına yönelik şiddetle mücadelenin sürdürülmesindeki zorlukları ve bunları aşma yönündeki önerilerini paylaştılar. 


Ara Kurultay’ın ikinci gününde Bodrum Kadın Dayanışma Derneği gönüllüsü psikolog Miray Demir ve Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü psikolog Damla Gürkan’ın kolaylaştırıcılığında “Kendinden Diğerine Bakma ve Güçlenme Hikâyesi” başlıklı atölye çalışması gerçekleştirildi.

Ara Kurultay’ın son gününde ise bir önceki Kurultay’da yapılması planlanan çalışmalar, takip edilmesi önerilen konular ve bunların hayata geçirilmesi değerlendirildi, gelecek dönem için yeni planlamalar yapıldı. Üçüncü gün ayrıca 21. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın teması / ana başlığı, Kurultay’ın hangi örgütün ev sahipliğinde gerçekleştirileceği, atölye ve panel / sunum içerikleri konuşuldu ve karara bağlandı. 21. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Ekim ayında, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği ev sahipliğinde Bodrum’da düzenlenecek.


Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Türkiye’de kadına yönelik şiddet alanında mücadele eden, sığınak ve / veya dayanışma merkezi bulunan ya da bunu kısa vadede hedefleyen feminist ve bağımsız kadın örgütlenmelerinin oluşturduğu bir platformdur. Kurultay bilesenleri 1998 yılından beri her yıl 25 Kasım öncesinde farklı bir ilde üç gün boyunca bir araya gelerek mücadele alanındaki deneyimlerini paylaşıp ortak politikalar saptamak icin çalışmaktadırlar. Bunun yanında her yıl ilkbaharda Ana Kurultay’a hazırlık yapmak ve Kurultay bileşenlerine destek vererek örgütlenmeyi güçlendirmek amacıyla 3 gün süren Ara Kurultay organize edilmektedir.

 
 
Şiddet Verilerinin Toplanmasında Yeni Feminist Yöntemler

Mor Çatı’nın kadına karşı şiddetle ilgili verilerin toplanma ve paylaşımındaki güçlüklere karşı geliştirdiği 2 yıllık proje tamamlandı. Proje 1990 yılından beri bu konuda elde etmiş olduğumuz deneyimlere dayalı olarak feminist araştırmacıların desteği ile geliştirildi ve AB tarafından finanse edildi. Bilindiği gibi Mor Çatı’da veriler kadınların tekil deneyimlerini göz önüne alan bir dayanışma hattı ve devlet kurumlarının yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için etkili araçların oluşturulabilmesi amacıyla toplanmakta. Proje kapsamında geliştirilen yeni yöntemler de bütünüyle bu amaçları gözetiyor. Başta kadın örgütlenmeleri tarafından yürütülenler olmak üzere danışma merkezlerinde veri toplama ve paylaşımının, proje sonucunda ortaya çıkan standartlara uygun olarak yapılabilmesi hedefleniyor. Nitekim “Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Veri Toplama Modeli” projesi çok sayıda toplantı, atölye vb. etkinlik öngörüyordu.

Proje kapsamında öncelikle bir veri toplama modeli ile bunu temel alan bir takip sistemi oluşturuldu. Bu model kadınların kişisel bilgilerini, şiddetin ayrıntılarını, güvenlik planını, aldığı psikolojik ve hukuki destekleri, hizmet aldığı kurumları, dava ve sığınak süreçlerini içeriyor. Modelin uygulanabilmesi için bir yazılım geliştirildi. Çalışma sonuçlarını kapsayan ve bütün kurumlardaki sosyal çalışmacıların yararlanabilecekleri bir kılavuz hazırlandı.  Ayrıca şiddet verilerinin toplanması ve paylaşımı süreçleri Bakanlık ve meclis bünyesindeki kurumlarla da değerlendirildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) bu kapsamda görüşülen kurumlar oldu.

Projede dikkat çeken bir başka yayın; “Mor Çatı Deneyimi Kadına Yönelik Şiddete dair Neler Anlatıyor” raporu. Raporda, şiddetin çok katmanlı yönünü açığa çıkarılabilmek için kadınların yaş, eğitim, yaşadığı bölge, çalışma durumları gibi veriler, hazırlanan yeni yazılımın yardımıyla birlikte ele alınıyor. Şiddetin hangi gruplarda daha sık yaşandığı değil, şiddet yaşantısından uzaklaşma ihtimallerinin nasıl şekillendiği üzerinde duruluyor. Rapor nicel incelemeyle yetinmiyor. Grupların Mor Çatı ve başka kurumlarda yüz yüze geldikleri olumlu ya da olumsuz uygulamaların nitel analizlerine de yer veriliyor. 

24 Mayıs'ta yapılan projenin kapanış toplantısı kadın örgütlenmeleri ile bu konuya duyarlı medya çalışanlarını bir araya getirdi. 

 
 
Kadınların Kürtaj Hakkına Erişiminde Güncel Durum

Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV), Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Ofisi ve Nüfusbilim Derneği işbirliği ile hazırlanan “Sisteme Değil, İsteğe Bağlı Hizmet: Sağlık Çalışanlarının Gözünden İstanbul’da Kürtaj ve Aile Planlaması Hizmetlerinin Durumu” başlıklı rapor açıklandı. Kadınların güvenilir, ulaşılabilir ve ücretsiz bir şekilde kürtaj hakkına erişebilmesinin takipçisi olarak Mor Çatı’dan gönüllüler olarak raporun açıklandığı toplantıya katıldık.

Raporda, sağlık hizmetlerinin son on yılda geçirdiği hızlı değişimin doğurganlığın kontrolüne ilişkin hizmetlere nasıl yansıdığı, aile hekimleri ve toplum sağlığı merkezlerindeki çalışanlar gibi sağlık hizmet sunucularının bakışı ile aktarılıyor. Raporda kürtaj ve aile planlaması hizmetlerinin mevcut durumu da ortaya çıkıyor. Türkiye’de isteğe bağlı kürtaj 10 haftaya kadar yasal olsa da, daha önce yaptığımız araştırmanın ve Mor Çatı’ya başvuran kadınların deneyimlerinin gösterdiği üzere kadınlar bu haklarına erişmekte güçlük çekiyorlar. Raporda ortaya çıkan dikkat çekici sonuçlardan biri de doktorların yasal kürtaj süresine dair yanlış bilgiye sahip olduğu görülmüş, kadınların kürtaj hakkından yararlanabildiği hastanelerde ise başhekimin genel tutumu ve hastanenin geleneği sayesinde bunun mümkün olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak kadınların kürtaj hakkına erişimlerin keyfi kararlara bağlı olduğu görülmektedir.

Rapor toplantısında kadınların neden kürtaj yaptıramadığını, kürtaj yaptırıp yaptıramamada tercihin kimde olduğu, bu durumun iyileştirilmesinin nasıl olabileceği üzerine konuşuldu. Toplantıya katılan sağlık çalışanlarının, akademisyenlerin ve sivil toplum alanında çalışan kişilerin fikirleriyle rapor üzerine tartışma yürütüldü.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 
 
Sosyal Hizmet Çalıştayı’nda tartıştık: Kadına yönelik şiddete yönelik hizmet modellerinde ne tür sorunlar bulunmaktadır?

Hizmet ve Sağlık Emekçileri Sendikası’nın (SES) düzenlediği Sosyal Hizmet Çalıştayı Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde 2-3 Haziran 2018 tarihlerinde yapıldı. Çalıştaya Mor Çatı’dan grup çalışması moderatörü olarak katıldık. Sosyal Politikalarda Dönüşüm ve Sosyal Hizmet Alanlarına Yansımaları başlıklı grup çalışmasında kadın istihdamı, çocuk bakımı, sosyal yardımlar, emekçilerin yaşadıkları engelleme ve baskılar tartışılan konular arasındaydı. Yürüttüğümüz “Kadına yönelik şiddete yönelik hizmet modellerinde ne tür sorunlar bulunmaktadır?” konulu oturumda, özellikle Bakanlığın hizmet modellerinin (Alo 183, ŞÖNİM, ilk kabul birimleri, kadın konukevleri, kadın izleme merkezleri, elektronik kelepçe, panik butonu vb) aksaklıkları ve doğurduğu sonuçlar ve bağımsız bir yaşam sağlamaya ne kadar olanak verdiği, mevcut durum üzerinden değerlendirildi. Moderatör olarak Mor Çatı başvurularının kadına yönelik şiddetle mücadelede maruz kaldıkları kötü uygulamaları aktarmakla başladık. Sonrasında oturum; kurum çalışanlarının karşılaştıkları sorunların ve bu sorunları ortadan kaldırmak üzerine yaptıkları önerilerin değerlendirilmesi ile devam etti.

Sosyal hizmetler alanında emekçilerin perspektifinden uzun süredir çalışma yürüten SES Sosyal Hizmet Komisyonu; sosyal hizmet yaklaşımları ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde sürdürülen hizmetlerle ilgili değerlendirmelerini paylaşıyor. Çalıştay öncesinde yapılan anket çalışmasının verilerini ve çalıştay çıktılarını içeren sonuç raporunu buradan indirebilirsiniz.

 
 
Mor Salkım’dan kadınlarla atölyede buluştuk

Mayıs ayında Mor Salkım’dan kadınlarla Mor Çatı tarafından geliştirilen başvuru takip sistemini anlatmak üzere yaptığımız atölyede buluştuk. Atölye süresince hem Mor Salkım’la başvuru takip sistemini nasıl kullanabileceklerine dair bir planlama yaptık hem de konu şiddete maruz kalan kadınlarla dayanışma ilişkisi kurmak olunca bol bol deneyimlerimizi paylaştık, tartıştık. Bursalı kadın hakları aktivistlerinin bir araya gelerek 2012 yılında kurduğu Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği bugüne kadar şiddete maruz kalan yaklaşık 5000 kadın ve 2000 çocuğa sosyal, hukuki ve psikolojik destek verdi. Mor Salkım bunun yanı sıra Bursa’da yerel yönetimlerle, kamu ve özel sektörle çalışma yapıyor, yerel ve ulusal platformlarda kadınların güçlenmesi için mücadele ediyor. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın da bileşeni olan Mor Salkım’la hiçbir kadının erkek şiddetine maruz kalmadığı sığınaksız bir dünya için feminist dayanışma ve mücadelemizi sürdürüyoruz.

 
 
Türkiye’de Kadınlara Yönelik Uzmanlaşmış Destek Hizmetleri Istanbul Sözleşmesi Standartlarını Karşılamıyor

1994’ten bu yana faaliyet gösteren, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetle mücadele alanında çalışan kadın örgütlerinin bileşeni olduğu Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar (Women Against Violence Europe –WAVE) ağı 2017 ülke raporunu yayınladı. Raporda 46 Avrupa ülkesine ait “kadınlara yönelik uzmanlaşmış destek hizmetleri” istatistikleri yer alıyor. Istanbul Sözleşmesi uzmanlaşmış destek hizmetleri kriterlerinin temel alındığı raporda üç alanda inceleme yapılıyor: kadına yönelik şiddet acil yardım hatları, kadın merkezleri ve kadın sığınakları. 

Rapora göre acil yardım hattı olan ülkelerin sayısında gecen yıla oranla artış var. 7 ülke daha bu hatları kullanıma açtı. Acil yardım hattı bulunan ülkelerde bu hatlara devletin ayırdığı bütçe azalırken, bağış ve gönüllü desteğine giderek daha fazla ihtiyaç duyuluyor. İstanbul Sözleşmesi kriterlerine göre çalışan Avrupa ülkelerinde sığınaklar ve yatak sayıları bakımından yüzde 84’lük eksiklik var. Avrupa'da bazı ülkelerde kadın çalışması alanında hiçbir deneyimi olmayan özel emlak şirketlerinin kadın sığınaklarının yönetimini devralması endişe uyandırıyor. Son olarak kadın merkezlerine baktığımızda, incelenen Avrupa ülkelerinin çoğunda bu merkezlerin mevcut olduğunu, fakat verdikleri hizmetlerin ülkeden ülkeye değişiklik gösterdiğini görüyoruz. Bazılarında farklı şiddet türlerinde uzmanlaşmış hizmetler verilirken, diğerlerinde yalnızca genel destek hizmetleri sunuluyor.

Raporda Türkiye ile ilgili de önemli bilgilere yer veriliyor. Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü ücretsiz ve 7/24 hizmet veren ulusal bir acil yardım hattı halen yok. Sığınakların sayısı artarken buna karşılık yatak sayısında azalma gözleniyor. 2016’da Türkiye’de kadın sığınaklarında 3444 yatak bulunurken olması gereken yatak sayısı 7874. Yani yüzde 56 oranında eksik var. Rapora göre Türkiye’de 255 kadın merkezi bulunuyor. Genel destek hizmetleri sunanların yanında, insan kaçakçılığı ve azınlık gruplarına mensup kadınlara yönelik uzmanlaşmış destek veren merkezler de var.   


Raporun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

 
 
Adana barosu adli yardım bürosunda atölye düzenledik

5-6 Mayıs 2018 tarihlerinde Adana Barosu Adli Yardım Bürosunda görev alan avukatlara yönelik “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Hukuki Mekanizmalar” konulu atölye düzenledik. Büronun talebi ve Mor Çatı’nın önerileri doğrultusunda atölyenin içeriği; şiddet başvurusu alma, kadına karşı şiddetle ilgili mevcut hukuki düzenlemeler ve örnek uygulamalar şeklinde belirlendi. Baroların adli yardım bürolarından yararlanabilmeleri için; kadınların öncelikle randevu alarak o gün nöbetçi olan avukat ile görüşmeleri,hukuki destek taleplerinin nöbetçi avukat tarafından değerlendirilmesi ve bunun sonucunda baro yönetim kurulunun avukat ataması gerekmekte.

Mor Çatı gönüllü avukatlarından Meline Çilingir, Dolunay Çörek ve Selin Nakıpoğlu on bir katılımcıya bilgi paylaşımında bulundular. Kadına yönelik ev içi şiddet ile mücadelede Medeni Kanun kapsamında kadın haklarının değerlendirilmesi, güncel Yargıtay kararlarına bakış, son yargı kararları ve düzenlemeler ışığında cinsel suçlar ve cinsel suçlarda kadınların başvurabilecekleri hukuki yollar, adli tıp süreci, mevcut uygulamaların ele alınması, İstanbul Sözleşmesi, Mülteci Hukuku konuları detaylıca işlendi. Mor Çatı yayınlarından bazıları ve ilgili yargı kararları paylaşıldı.

 
 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter