Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı olarak, İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi ortaklığında ve Sabancı Vakfı Hibe Programları desteğiyle Temmuz 2018-Temmuz 2019 arasında “Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi Projesi”ni yürüttük ve düzenlediğimiz seminerler vasıtasıyla 93 avukata ulaştık. İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi mensubu Öğretim Görevlisi Burcu Yeşiladalı tarafından eğitim programını değerlendirmek ve katılımcı avukatlar üzerindeki etkisini ölçmek için gerçekleştirilen değerlendirme ve etki ölçümü çalışmasının raporunu yayınlıyoruz.

Eğitim programı ile avukatların kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık alanında uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat ile uygulamalar konusundaki bilgi, beceri ve farkındalığının artırılması, böylelikle şiddet ve ayrımcılığa maruz kalan kadınların avukatlardan alacakları adli yardımın kalitesinin artırılarak adalete erişim mekanizmalarının güçlendirilmesi amaçlanmıştı. Proje kapsamında, adli yardım bürosuna kayıtlı kadın avukatlara yönelik, İstanbul, Bursa, Trabzon ve Eskişehir’de toplam 93 kadın avukatın katılımıyla “Kadına Yönelik Ayrımcılık ve Şiddetle Mücadelede Hukuk” seminerleri düzenlendi. Her ilde iki gün süren ve sekiz oturumda sunulan seminerlerde toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddet, şiddete maruz kalan kadınlara yaklaşım, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı Kanun ve kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık bağlamında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu ve Türk Medeni Kanunu ele alındı. Haziran ayında ise 4 şehirden katılımcılarla vaka çalışmasını da içeren bir takip buluşması düzenlendi.

Kadına Yönelik Ayrımcılık ve Şiddetle Mücadelede Hukuk Seminerleri Eğitim Değerlendirme ve Etki Ölçümü Raporu ile eğitim programını bir bütün olarak incelemek ve programın bilgi birikimi, beceri geliştirme ve görüş, tavır ve davranış değişikliği bakımından katılımcılar üzerindeki etki ve değişimini ölçmek hedeflendi. Çalışma ile seminerde aktarılan bilginin katılımcılar üzerindeki bireysel etkisinin yanı sıra çevrelerindeki kişi ve gruplar üzerindeki olası etkileri de incelendi. Rapora göre katılımcılar şu konularda olumlu geri bildirimde bulundular:

  • ulusal ve uluslararası mevzuatın ve mekanizmaların daha etkili kullanılmasının önemi konusunda anlayış geliştirdikleri ve seminerden sonra bu yönde adımlar atmaya başladıkları;
  • şiddete uğrayan kadınlara ve genel olarak müvekkillere yönelik yaklaşım ve iletişim konusunda genel bir bakış açısı farklılığı ve/veya tutum ve davranış değişikliği yaşadıkları;
  • pratikten verilen örneklere, kendi dosyalarıyla ilgili gündeme taşıdıkları ve üzerinde detaylı tartışma yapılan konulara, ilk defa duydukları ve işlerine yarayabileceğini ya da önemli bir boşluğu doldurduğunu düşündükleri kavramlara ve başvuru yöntemlerine dair bilgi edindikleri;
  • genel olarak bilgiye hakim olmanın onları güçlendiren bir etkisi olduğu.

Katılımcılar seminerleri aktif dinlemeye ve katılımı teşvik etmeye yönelik bulduklarını, fakat sunulan bilgiyi pekiştirici nitelikte grup çalışması gibi pratik uygulamalara ihtiyaç duyduklarını ifade ettiler. Bunun yanında birbirlerinden de uygulamaya yönelik pratik bilgiler, çözüme yönelik ipuçları edindiklerini, ayrıca adli yardımdan ve CMK servisinden dosya alan ya da boşanma davalarına bakan avukatların mevzuat ve uygulama ile ilgili önemli bir kapasite gelişimi ve güncel bilgi paylaşımı ihtiyacı olduğunu vurguladılar.

Ayrıca rapora göre katılımcıların yanı sıra eğitimciler de seminerin düzenlendiği şehirlerde yereldeki sorunlar, sunulan desteğin mevcut durumu, kurumlar arası eşgüdüm gibi konular hakkında bilgi edindiler ve bu bilgiyi daha sonra kendi çalışmalarına ve sonraki seminerlere kaynaklık etmesi için kullandılar.

Bu rapor, değerlendirme ve etki ölçümü çalışması sonucunda elde edilen bulguları, yapılan gözlemleri ve uygulayıcı kuruluşlara yönelik tavsiyeleri içeriyor. Raporda ayrıca değerlendirme ve etki ölçümü çalışmasına yöntem ve içerik bakımından kaynaklık eden ve çalışmanın altyapısını oluşturan, arka plan bilgisi yer alıyor.

Projeye dair daha fazla bilgiyi web sitemizde yer alan şu yazılardan bulabilirsiniz:

https://www.morcati.org.tr/tr/?option=com_acymailing&ctrl=archive&task=view&mailid=160&tmpl=component 

https://www.morcati.org.tr/tr/?option=com_acymailing&ctrl=archive&task=view&mailid=164&tmpl=component 

https://www.morcati.org.tr/tr/504-kadinlarin-adalete-erisimi-nasil-guclendirilir 

https://www.morcati.org.tr/tr/?option=com_acymailing&ctrl=archive&task=view&mailid=165&tmpl=component 

MOR ÇATI KADIN SIĞINAĞI VAKFI

1990 yılında, aile içi şiddete maruz kalan kadınlarla bire bir dayanışma gösterebilmek ve sığınak açmak amacıyla, 1987 yılında gerçekleşen Dayağa Karşı Kampanya’nın örgütlenmesinde yer alan bir grup feminist tarafından kuruldu. 1990 yılından itibaren sürdürülen dayanışma merkezi çalışmasına, 1995 yılında sığınağın açılmasıyla sığınak çalışması da eklendi.

Kurulduğu ilk günden bu yana, şiddetin sorumlusunun, fail olduğunu unutmadan, şiddete maruz kalan kadın ve çocukları yargılamadan dinledi ve ihtiyaç duydukları desteği, kendi imkânları ölçüsünde verdi. Bugüne kadar 38 binden fazla kadın ve çocuğa dayanışma merkezinde sosyal, hukuki ve psikolojik destek verdi. 1000’e yakın kadın ve çocuğa ise sığınak desteği verdi. Bu destekler sayesinde, birçok kadın yaşadığı şiddetin, şiddete maruz kalmasının kendi suçu olmadığının ve şiddetsiz bir hayatı kurabilecek güçte olduğunun farkına vardı.