Siyasi partiler 12 haziran seçimleri için adaylarını açıkladılar.  AKP 78 (yüzde 14,2), CHP 109 (yüzde 20), MHP 68 (yüzde 12,4) kadını aday gösterdi. BDP 13 kadını bağımsız aday olarak tanıttı. Aday listelerinde 27 şehirde kadın aday yok ve 30 ilde de sıralama nedeniyle kadın adayların seçilme şansı yok. Bu tabloya bakıldığında meclise girebilecek kadın aday sayısının 100 kişiyi bile bulmayacağı tahmin ediliyor. Yani ülkenin yarı nüfusunun kadın olmasına rağmen, yüzde 80’i erkek olan bir Meclis ile temsil edileceğiz bu yeni dönemde de.

KA.DER (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği), ortaya çıkan bu cinsiyetçi tabloyu eleştirmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında,  siyasi partilerin kadın kolları bu durumu sorgulamaya, medya da kadın adayların haberlerine daha çok yer vermeye davet edildi. Siyasi parti liderlerinin toplumsal temsil gerektiren alanlarda kadını yok sayarak,  kadına siyasi şiddet uyguladığını bildirildi.

KA.DER basın açıklamasında aşağıdaki görüşler yer aldı.

Kadına yönelik şiddette erkek yaratıcılığı: Siyasi şiddet

Erkekler bir kez daha kadınları aday göstermedi!

Siyasi partiler alışkanlıklarından vazgeçmediler ve bir genel seçime daha “erkek erkeğe” gitmeye, Türkiye’yi yine “erkek dayanışması ve zihniyetiyle” yönetmeye karar verdiler.

AK Parti 78 (% 14,2), CHP 109 (% 20), MHP 68 (% 12,4) kadını aday gösterdi. BDP 13 kadını bağımsız aday olarak tanıttı.

En iyi ihtimalle TBMM’deki 550 milletvekilinin ancak 100-118 kadarı kadın olacak.

Siyasi parti liderleri bu kadar az sayıda kadını aday göstermelerini bile marifet sanarak “Listelerimizde daha fazla kadına yer verdik” diyecekler.

Ve kadınlar bir kez daha “ümitsizce” soracak: “Peki kadın adayların kaç tanesini seçilebilir sıralara koydunuz?”

Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Siyasi partilerin en büyük güçlerinden biri olan kadın kollarının adayları, Türkiye kadın hareketinin önde gelen isimleri, ev kadınları, işçi kadınlar listelerde yok! Aday gösterilen bir avuç kadının eğitim düzeyi her zaman olduğu gibi erkeklerden yüksek. Erkek adayların “yüksek kalitede” olması gibi bir kural ise yok.

Kadınların, kadın örgütlerinin ve halkın taleplerini yok sayan, demokrasi kavramının ne olduğunu bilmeyen, siyaseti “kendi adamlarının istihdam alanı” olarak gören “erkek politikacı zihniyetini” kınıyoruz.

KONDA’nın KA.DER için yaptığı “Kadın ve Siyaset Araştırması”nın ortaya koyduğu, kadın adayları destekleyeceğini, siyasette daha çok kadın olursa siyasi üslubun iyi yönde değişeceğini, kadın ve ülke sorunlarına daha hızlı ve etkin çözüm üretileceğini söyleyen seçmenin gerisinde kalan tutucu erkek siyasetçileri kınıyoruz.

Siyasi partilerin kadın kollarına sesleniyoruz: Sizi hiçe sayan partileriniz ve erkek liderlerin liste başlarına geçirdiği erkek adaylar için çalışmayın. Emeğinizi kendiniz için saklayın. Onlar sizi saymadı, siz de onları “yok sayın”!

Medyaya sesleniyoruz: Daha fazla demokrasi için kadın adayların haberlerine daha fazla yer verin. Onların görünür olmasını sağlayın!

Siyasi parti liderlerine sesleniyoruz: Size sadece yazıklar olsun!

KA.DER Genel Yönetim Kurulu adına

Genel Başkan

Fatma Çiğdem Aydın