Sığınak ve danışma merkezlerindeki psikologlar, Mor Çatı tarafından düzenlenen bir atölye çalışmasında ilk kez bir araya geldiler. Türk Psikologlar Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen çalışmada, kadına yönelik şiddet ve travma alanında psikoloğun ihtiyacı ve sınırları, güçlendirici ve destekleyici çalışmaların önemi, psikoloğun diğer çalışmacılarla ilişkileri ele alındı, sorun alanları belirlendi.

Psikologlar atölyesi Mor Çatı’nın Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından finanse edilen “Kadına Yönelik Şiddeti Önlemek için Köprüler Kurmak” projesi kapsamında gerçekleştirildi.

Çalışmanın başında Mor Çatı gönüllüsü İlke Gökdemir projenin hedefleri konusunda bilgiler verdi. İlke, “sığınak faaliyetlerinde kadın ve çocukların güçlenmelerini sağlayacak yöntemlerin paylaşımı, standartların yerleştirilmesi, kadın örgütlerinin bilgi ve deneyimini göz önüne almanın önemi” üzerinde durdu. Projenin, VAKAD, İzmir Kadın Dayanışma Derneği ve WAVE (Avrupa Şidete Karşı Kadınlar Ağı) ile birlikte yürütüldüğünü, bu toplantıların sürdürülmesinin hedeflendiğini aktardı. Ardından Mor Çatı gönüllüsü ve sosyal danışman Fatma Mefkûre, Mor Çatı’nın Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınağının işleyişi konusunda bilgilendirme yaptı. Sosyal çalışmalar ve çalışma ilkeleri üzerinde durdu. Kadınlara ”yardım” edilmediğini, onların güçlenmesinin, kendi hayatları üzerinde söz sahibi olmalarının sağlandığını, her kadının kendi ihtiyacı üzerinden hukuki, sosyal, psikolojik destek aldığını, sığınakta kalma süresinin de kişinin ihtiyacına göre belirlendiğini, ortak yaşama zarar gelmemesi ve şiddet gösterilmemesi ilkelerinden hareket edildiğini anlattı.

Mor Çatı gönüllüsü ve Türk Psikologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Uzman Psikolog Ebru Sorgun’un bu alandaki çalışmalarını ve deneyimlerini paylaştığı konuşmasının ardından Mor Çatı gönüllüsü ve Uzman Psikolog Feride Yıldırım Güneri kadına yönelik şiddet ve travma tanımı üzerinde durdu. Feride, travmanın geçmişte “olağan insan deneyimleri dışında” tanımlanırken, kadına yönelik şiddet, taciz, ensest gibi yaşantıların sıklığının ortaya çıkmasının ardından bu tanımın değiştiğini, günlük yaşantılarda karşılaşılan ırkçılık, ayrımcılık ve yoksulluk gibi deneyimlerin de tanımın içinde yer aldığını aktardı. Şiddetin görülür ve tanınır olduğuna vurgu yapan Feride, “kompleks travma sonrası stres bozukluğu” adı altında yeni bir teşhis kategorisi üzerinde durdu. Bunun çocukluktan başlayarak uzun süreli şiddete maruz kalmış kişiler üzerinden geliştirildiğini, pek çok sınır kişilik teşhisi almış durumları da kapsayabilecek çalışmaların bulunduğunu aktardı.

Daha sonra şiddetin türleri, şiddet döngüsü, sığınakta kadınların güçlenebilmesi, şiddetin tekrar üretilmesinin engellenmesi üzerinde duruldu. Atölyenin şiddete tanık olmuş, ya da kendisine şiddet uygulanan çocuklarla ilgili bölümünde Uzman Psikolog Evrem Tilki ve Psikolog Damla Gürkan, yaptıkları çalışmaları aktardılar. Mor Çatı dayanışma merkezi ve sığınağındaki çocuk ve ergenlere yönelik psikolojik destek çalışmalarından yola çıkarak yönlendirme, kurumsal çalışmanın önemi, devamlılık, sonlandırma, takip, kayıt tutma ve süpervizyon üzerinde duruldu, karşılaşılan temalar aktarıldı.

Atölye sonucunda katılımcılar tarafından aşağıdaki noktalara dikkat çekildi:

. Alan içi çalışmaların ve mesleki eğitimlerin yaygınlaştırılması.

. Kayıt tutma ve kurumlarla paylaşımda gizliliğin sağlanabilmesi.

. Çocuklara yönelik cinsel istismar durumunda yönlendirme yaparken başvuru sahibinin ve psikoloğun sorumluluğunun açıklığa kavuşması.

. Bu alanda çalışan psikologlar arasında iletişim ağının ve süpervizyon çalışmasının gerekliliği, yapılan atölyenin İstanbul dışında da tekrarlanması.

. Aile Danışmanlık Merkezlerinde ve Acil Destek Hattında çalışan psikologların sığınaklar, kuralları, kadınların hangi sosyal desteklere ulaşabilecekleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olma, kadın örgütlenmeleri ile bağ kurma ihtiyacı.

. Bu merkezlerdeki psikologların iş tanımları ve iş yükleri

. Psikiyatrik tanı almış kişilerin durumu.

. Sığınaktan sonra psikolojik desteğin sürekliliğinin sağlanması.

. Kurum içi çalışanlar arasında yaşanan çatışmalar, işbölümü ve ekip çalışmasının gerekliliği .

. Psikologlarla ilgili bir meslek yasasına olan ihtiyaç.

. Sosyal çalışmacılarla da ortak atölyelerin yapılması.