Bülteni görmek için TIKLAYIN

30 Mart'ta yapılan Mor Muhabbet’in konusu "Feminist yöntemlerle sosyal çalışmada kadınların çocuklarla olan ilişkisine yaklaşım ve destekleyici çalışmalar” oldu. Mor Çatı gönüllüsü psikolog Burcu Çolak sığınak deneyimlerini paylaştı. Burcu’nun paylaşımlarını kısaca özetliyoruz:

“Sığınaklar kadın odaklı işletilmediğinde bir kapatılmaya, ikinci bir şiddete dönüşebiliyor. Devlet sığınaklarında bazı iyi örnekler olmakla birlikte, kadın odaklı olmayan, telefonların yasaklandığı, kadınların dışarıya çıkarken izin istemek zorunda kaldıkları, sosyal yaşamlarını kontrol altına alan uygulamalar da bulunuyor. Mor Çatı’nın sığınak modelinde sosyal çalışmacıların kolaylaştırıcı rolü üstlendikleri, kadınların kendi aralarındaki dayanışmayı besleyen bir ortam oluşturuyoruz. Sosyal çalışmacı kadınlar ve çocuklarla otoriter olmayan ilişki yerleştirmeyi hedefliyor; bunu sosyal çalışmacılar olarak kendi üzerimizde de çalışarak, süpervizyon aracılığıyla çalışmamızı dışardan bir gözle değerlendirerek yapıyoruz.

Sabancı Vakfı’nın finansal olarak desteklediği “Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi” projesi kapsamında Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi ile birlikte İstanbul, Bursa, Eskişehir ve Trabzon’da ikişer gün süren seminerler düzenledik. Mor Çatı gönüllüsü avukat Perihan Meşeli, seminerlerde öne çıkan konuları ve izlenimlerini aktardı:

Mor Çatı’dan destek alan kadınlara avukata ihtiyaç duyduklarında ve maddi durumları vekâlet ücreti için yeterli olmadığında bulundukları ilin barosunda bulunan Adli Yardım Bürolarına başvurarak ücretsiz avukat istemeye haklarının olduğunu söylüyoruz. Ancak kadınların geri dönüşlerinde ne yazık ki etkili desteği alamadıklarına şahit oluyoruz. Hatta bu durumun kadınların hak kaybına uğramalarına dahi neden olduğunu gözlemliyoruz.

İstanbul haricindeki birçok ilde 6284 sayılı Kanun hakkında adli yardım avukatlarına özel eğitim verilmediğini biliyoruz. İstanbul’da 6284 sayılı Kanun’a ilişkin özel eğitim almayan avukatlara 6284 sayılı Kanun başvurusu için atama yapılmıyor. Bu olumlu uygulamaya rağmen 6284 sayılı Kanun’da var olan bazı tedbirlerin özel eğitim alan avukatlar tarafından da bilinmediğini deneyimlemekteyiz. Örneğin kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi, geçici velayet ve tedbir nafakasının bu kanun ile istenebileceğini Mor Çatı’ya başvuruda bulunan kadına aktardıktan sonra aynı kadının “Avukatım gizlilik tedbiri yok dedi.” veya “Geçici velayet istenemezmiş.” gibi bildirimleri olduğunu görüyoruz. Avukata ulaşamama, gerekli bilgileri alamama, yanlış bilgi verildiği için hak kaybına uğrama gibi durumlara sıklıkla rastlıyoruz. Bu nedenle daha etkin ve kadına yönelik şiddete karşı duyarlılığı da geliştirecek bir perspektifte Adli Yardım Bürolarından görevlendirilen avukatlara yönelik seminerler düzenlemek gerektiğini düşünüyoruz.

23 Nisan Çocuk Haftası’nda şunu bir kez daha hatırlamalıyız: Her çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılandığı, güvende ve değerli hissettiği, mutlu olduğu bir ortamda yaşamaya, kendini ifade etmeye hakkı var. Bu hem devletin sorumluluğu, hem de ebeveynlerin ortak sorumluluğu. Bakım sorumluluğu sadece anneye yüklendiğinde ev içi şiddet başlamış demektir! 

TÜİK’in verilerine göre yılda ortalama 8 bin çocuk istismara uğruyor ve Türkiye, çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre ise ceza mahkemelerinde karara bağlanan davalarda “çocuğa cinsel istismar” ile “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçlarının sayısında büyük bir artış bulunuyor. Bu suçlara ilişkin verilerdeki artışın bir nedeni de son yıllarda öğretmen, doktor, hemşire, sosyal çalışmacı gibi meslek elemanlarının konuya dair duyarlılıklarının artmış olması ve ihbar yükümlülüklerinin farkında olmaları. Ancak bu yeterli değil! Mahkemece alınan kararların uygulanması noktasında hala pek çok aksaklık, denetimsizlik ortaya çıkıyor. Bu aksaklıklar çocukların hayatlarını tehlikeye attığı gibi zaten yaşamakta oldukları travma içinde kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmelerine neden oluyor. İstismar vakalarında çocuklara verilen destek çok yönlü olmalıdır.

Bülteni görmek için TIKLAYIN