Mor Çatı sığınağı ve dayanışma merkezinde kadınların mücadele ve güçlenme süreçlerinin takibini kolaylaştırmak ve Mor Çatı’ya aktardıkları deneyimi erkek şiddetiyle mücadelenin etkili bir aracına dönüştürebilmek amacıyla bir veri toplama modeli ve bu modele dayanarak bir başvuru takip programı tasarladık. Başta dayanışma merkezi ve sığınak çalışması yürütenler olmak üzere, erkek şiddeti ve bununla mücadeleye dair bilgi üretmek isteyenlerle bu çalışmamızı paylaşmak için bu modeli ve programı anlatan bir broşür hazırladık. 

Biz, aşağıda imzası bulunan Avrupa Konseyi’ne üye 42 ülkeden 1166 STK olarak, ayrımcılığın ve eşitsizliğin kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin nedeni ve sonucu olduğu gerçeğinin evrensel olarak kabulüne ve bu gerçeğin İstanbul Sözleşmesi olarak da bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nde” yer almasına karşı yürütülen kampanyaya ilişkin şaşkınlığımızı ve kaygılarımızı ifade etmek üzere bu bildiriyi kaleme alıyoruz. Bu karşı kampanya, Avrupa Konseyi üyesi 9 ülkeden 33 STK tarafından size gönderilen bir mektupla başlatıldı.

Cinsel istismar suçlarını önlemenin yolu cezaları artırmak değildir! Cinsel istismar ile mücadele ancak çocuğu merkeze alan politikaların yasalarla desteklenmesiyle mümkündür.

09 Nisan 2018 tarihinde TBMM’ye sunulan çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin değişiklikler öngören “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” çocukların haklarını merkeze koymak yerine çocuk istismarı vakalarının artması ve görünürlük kazanmasıyla ortaya çıkan tepkileri bastırmak için ilgili tarafların görüşü alınmadan özensizce hazırlanmıştır.  Çocuklara yönelik cinsel istismar durumunda faile yönelik cezaları artırmayı esas alan tasarı, bu vakaların toplumsal ve psikolojik nedenleri araştırılmadan yargılamalardan kaynaklanan sorunları ayrıntılı olarak tespit edilmeden hazırlanmış olduğundan mevcut sorunları çözmeyeceği gibi, yeni sorunları da beraberinde getirecektir. Bu nedenle, kadın ve LGBTİ+ örgütleri olarak, bu yasa tasarısına itiraz ediyoruz!

DAYANIŞMA MERKEZİ ÇALIŞMALARI
Mor Çatı Dayanışma Merkezi’ne 2017 yılı Ocak-Aralık ayları arasında başvuran 1001 kadın ve çocukla yürütülen çalışma boyunca 2314 görüşme yapıldı. Mor Çatı’dan destek alan 1001 kişiden 711’inin yaş bilgisine erişebildik. Buna göre başvuranların yaşları 0 ile 77 arasında değişmektedir. Mor Çatı’ya en çok 25-34 yaş aralığındaki kadınlar başvurdu. Başvuruların 45’i çocuktu.

Kadınlar bundan 31 yıl önce “Dayağa Karşı Dayanışma Kampanyası” başlatarak erkek egemenliğine ve şiddetine karşı “artık yeter” diyerek feminist mücadeleyi sokaklara taşıdılar. Kampanya, kadınların güçlenebilmesinin dayanışma ile mümkün olduğunu göstermesi açısından çok önemliydi. Kadın sığınağı açma düşüncesi işte bu kampanya sürecinde oluştu ve dayanışmayı kurmanın yollarından biri olarak Mor Çatı kuruldu.

Yolu Mor Çatı’dan geçmiş kadınlar olarak geriye dönüp baktığımızda güçlendiğimizi görüyorsak, direnişi, umudu feminizmde aramış olmamız sayesinde olduğunu biliyoruz. Erkek egemen dünya biz kadınları birbirine düşürmekten, ayrıştırmaktan ve bize güçsüz olduğumuzu düşündürmekten güç alırken, zor zamanlarda feminizm bizlere başka bir yol olduğunu göstererek kılavuzumuz oldu. Bizler de Mor Çatı’da kadınların birbirini yargılamadan dinlediği, birbiri yerine karar almaya çalışmadığı bir dayanışma kurduk. Hepimizin, her kadının birbirinden farklı olduğunu akılda tutarak birbirimiz üzerinde iktidar kurmamaya çalıştık. Ne kurtarıcı olduk ne kurtulan. Ne yardım ettik ne yardım aldık. Kadın dayanışması ile güçlenmeyi, birbirimizden öğrenmeyi, engellerin üstesinden gelmeyi yeğledik.

Feminist ilkelerle dayanışma gösterdiğimiz kadın ve çocukların maruz kaldıkları şiddete direndiklerini ve hayatta kaldıklarını görüyoruz. Bu gücü görmek ve ortaya çıkarmak, erkek şiddetinin kaynağında yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gözler önüne sermek en büyük gayretimiz. Kadınlar güçsüz veya zayıf olduğu için değil ayrımcılığa maruz bırakıldıkları için erkek şiddetine uğruyorlar. Cinsiyetimiz, hayat tarzlarımız, aidiyetlerimiz, cinselliğimizden ötürü ayrımcılığa maruz kalmayı kabul etmiyor ve mücadelemizi sürdürüyoruz.

Geçtiğimiz yıldan bu yana feminist hareketin elde ettiği kazanımlara göz dikilmeye devam edildi. Kadın örgütlerini kapatarak kadınların mücadelesini engellemeye, kadınları korkuyla sindirmeye çalıştılar. Buna rağmen bizler kadın dayanışmasını kurmanın yollarını aramaya, bulmaya devam ediyoruz. Mor Çatı olarak kazanımlarımıza sahip çıkmak ve kadın dayanışmasını yükseltmek için 8 Mart’ta sokaklarda buluşuyoruz. Başka bir dünya hayalini gerçekleştirmenin feminizmle mümkün olduğunu biliyoruz!

 

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı