Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteğiyle, Mart 2016 tarihinden beri sürdürdüğü “Kadına Yönelik Şiddeti Önlemede Önemli Bir Başlangıç: Veri Toplama Modeli Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” projesi tamamlandı. 24 Mayıs Perşembe günü düzenlenen basın toplantısı ve kapanış kokteylinde projenin hedefleri, etkinlikleri, yayınları ve sonuçları paylaşıldı.

Mor Çatı sığınağı ve dayanışma merkezinde kadınların mücadele ve güçlenme süreçlerinin takibini kolaylaştırmak ve Mor Çatı’ya aktardıkları deneyimi erkek şiddetiyle mücadelenin etkili bir aracına dönüştürebilmek amacıyla bir veri toplama modeli ve bu modele dayanarak bir başvuru takip programı tasarladık. Başta dayanışma merkezi ve sığınak çalışması yürütenler olmak üzere, erkek şiddeti ve bununla mücadeleye dair bilgi üretmek isteyenlerle bu çalışmamızı paylaşmak için bu modeli ve programı anlatan bir broşür hazırladık. 

Biz, aşağıda imzası bulunan Avrupa Konseyi’ne üye 42 ülkeden 1166 STK olarak, ayrımcılığın ve eşitsizliğin kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin nedeni ve sonucu olduğu gerçeğinin evrensel olarak kabulüne ve bu gerçeğin İstanbul Sözleşmesi olarak da bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nde” yer almasına karşı yürütülen kampanyaya ilişkin şaşkınlığımızı ve kaygılarımızı ifade etmek üzere bu bildiriyi kaleme alıyoruz. Bu karşı kampanya, Avrupa Konseyi üyesi 9 ülkeden 33 STK tarafından size gönderilen bir mektupla başlatıldı.

Cinsel istismar suçlarını önlemenin yolu cezaları artırmak değildir! Cinsel istismar ile mücadele ancak çocuğu merkeze alan politikaların yasalarla desteklenmesiyle mümkündür.

09 Nisan 2018 tarihinde TBMM’ye sunulan çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin değişiklikler öngören “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” çocukların haklarını merkeze koymak yerine çocuk istismarı vakalarının artması ve görünürlük kazanmasıyla ortaya çıkan tepkileri bastırmak için ilgili tarafların görüşü alınmadan özensizce hazırlanmıştır.  Çocuklara yönelik cinsel istismar durumunda faile yönelik cezaları artırmayı esas alan tasarı, bu vakaların toplumsal ve psikolojik nedenleri araştırılmadan yargılamalardan kaynaklanan sorunları ayrıntılı olarak tespit edilmeden hazırlanmış olduğundan mevcut sorunları çözmeyeceği gibi, yeni sorunları da beraberinde getirecektir. Bu nedenle, kadın ve LGBTİ+ örgütleri olarak, bu yasa tasarısına itiraz ediyoruz!