VAN’DA DENEYİM PAYLAŞIMI İÇİN BULUŞTUK
VAKAD ve Mor Çatı’dan kadınlar ortak atölye çalışmasında biraraya geldiler. 16-17 Haziran tarihlerinde Van’da yapılan atölyede dayanışma merkezleri ve sığınaklarda çalışma yöntemleri, güçlükler ve bunlarla baş etme yolları değerlendirildi. Aile içinde kadına yönelik şiddet ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkilerin de tartışıldığı atölyede, kadın hareketinin mücadele süreci irdelendi. Atölyenin sonunda teknik çalışmalar yapıldı, rol oyunları ile amacımız ve başvuru alma yöntemlerimiz arasındaki ilişkilerin somut olarak görülebilmesi sağlandı.
Van Kadın Derneği, 2004 yılında bir grup kadın tarafından kuruldu. Başlangıçta gönüllü katılımı için yoğun çaba sarf eden ve kısa sürede derneğin çalışmalarına katılan kadın sayısını artırmayı başaran VAKAD, feminist yöntemlerle çalışmayı ilke edindi. Dernek, kadınların şiddet konusunda danışmanlık alabilecekleri bir merkezin yanı sıra, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun desteği ile mülteci kadınların çocuklarıyla birlikte kalabilecekleri bir de sığınak çalışması yürütüyor. Mor Çatı ve VAKAD yürüttükleri 2 ayrı sığınak deneyimini bu süreçte karşılıklı değerlendirme ve paylaşma fırsatı da buldu.
Van’da yaşayan kadınların uğradıkları şiddete karşı mücadele edebilme, güçlenme süreçlerinde VAKAD’ın çalışmalarının payı büyük. VAKAD gönüllüsü kadınlar, yüz yüze oldukları sorunların başında namus adına işlenen cinayetlerin geldiğini belirtiyorlar. İşbirliğine açık olan tek kurumun savcılık olduğunu, emniyet ve valiliğin gerekli duyarlılığı göstermemesinin ve sorumluluklarını yerine getirmemesinin ciddi tehlikeler doğurduğunu aktarıyorlar. Van’daki kadın cinayetlerinin birçoğu takip bile edilemiyor, gerekli araştırmalar yapılmıyor. Birçok namus cinayeti VAKAD gönüllüsü kadınların ihbarı veya sıkı takibi sonucunda açığa çıkmış durumda.
Aile içinde kadına yönelik şiddetin engellenmesine yönelik olarak yetkililerin geç hareket etmesi, hatta bazen hiçbir şey yapmamaları şiddet uygulayan erkeği güçlendirirken, kadınların destek mekanizmalarının tıkanmasına yol açıyor. Bunun hala “aile içi mesele” olarak görülmesi ve müdahale edilmemesi erkeklerin uyguladıkları şiddetin yanlarına kâr kalmasını sağlıyor, kadınlar üzerinde daha güçlü bir baskı ve denetim kurmalarına imkan tanıyor. Basına da yansımış olan birçok kadın cinayetinde, kadınların öldürülmeden önce defalarca savcılık ve/veya karakola başvuruda bulunduğu biliyoruz. Bu yüzden tüm bu cinayetlerde devletin sorumluluğu görmezden gelinemez.
|