Erkek şiddetine maruz kaldığımızda başvurabileceğimiz en önemli düzenlemelerden biri 6284 sayılı kanundur. Bu broşürde acil ve genel durumlarda Kanun’dan nasıl yararlanabileceğimize ilişkin bilgilerin yanı sıra Kanun’nun tam metnine de yer verdik. Unutmayalım, metinde geçen tüm tedbirlerin uygulanmasını sağlayabiliriz!

Cinsel Şiddet Nedir?

Cinselliğin kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak ve cezalandırmak amacıyla bir şiddet aracı olarak kullanılmasına “cinsel şiddet”  denir. 

Kadınlara kocaları, babaları, diğer erkek akrabaları, partnerleri,  erkek arkadaşları, iş hayatındaki erkekler vs cinsel şiddet uygulayabilmektedirler. Bu erkeklerin büyük çoğunluğu ise, sanılanın aksine, kadınların tanımadığı erkekler değil  iyi tanıdıkları ve  güvendikleri  erkeklerdir.

Çocuğa Yönelik İhmal ve İstismar

Çocuk istismarı ve ihmali; ana, baba ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümüdür. Bu eylem ya da eylemsizliklerin sonucu olarak çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur. 

Kadına Yönelik Şiddet Nedir?

Kadına yönelik şiddet, cinsiyeti nedeniyle ev içinde ve dışında kadına uygulanan sistematik şiddet davranışlarıdır. Bu şiddetin ardında, erkeklerin toplumun her alanında görülen egemenlikleri ve kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikler yatar.  Erkeklerin kadınlara şiddet uygulamasının nedeni: güç göstermek, öfke boşaltmak, kadınları kontrol etmek ya da cezalandırmaktır. Fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, dijital şiddet biçimlerinin tümü bu amaca yöneliktir. Şiddete maruz kalmak, kadının korku, çaresizlik ve güvensizlik içinde yaşamasına neden olur.

Şiddetten uzaklaşmak için daha çok özgürlük!

Türkiye’de kadın sığınakları için mücadele, feministler tarafından 80’li yılların sonunda başlatıldı. Erkek şiddetinin ne denli yaygın olduğu ortaya kondu. Ardından yapılan araştırmalar her 10 kadından 4’ünün fiziksel şiddet gördüğünü gösterdi. Üstelik şiddet fiziksel olanla sınırlı değildi, psikolojik, cinsel boyutları bulunuyordu. Kısacası erkek şiddetini besleyen sisteme karşı kadın dayanışması güçlendirilmeli, canımıza kasteden şiddet çemberinin dışına çıkabilmek için sığınaklar açılmalıydı. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de feministler sığınaklarda kadın ve çocukların şiddetsiz bir yaşama geçiş yapabilmeleri yönünde pek çok deneyim biriktirdiler.