E-Bülten : Ekim - Aralık 2015

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
OCAK'16
MOR ÇATI BÜLTEN
Dayanışma Merkezi’nde 695 Kadın ve Çocukla Dayanıştık!

Mor Çatı Dayanışma Merkezi’ne, 2015 yılında, 695 kadın ve çocuk başvurdu. Başvuran kadınlar en fazla (%45) psikolojik şiddete maruz kaldıklarını paylaştılar. Aşağılanma, küçük düşürücü sözlere maruz kalma, hakarete uğrama, neyi nasıl yapacağı konusunda kontrol edilme ve alay edilme kadınların maruz kaldıklarını en sık dile getirdikleri psikolojik şiddet biçimleri oldu. Bunun yanı sıra kadınların %25’i fiziksel şiddete, %13’ü cinsel şiddete, %14’ü ekonomik şiddete, %2’si ise dijital şiddete maruz kaldığını paylaştı.

 

Başvuran kadın ve çocuklara ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda sosyal, psikolojik ve hukuki destekler verdik. Başvuran kadınların en fazla ihtiyaç duyduğu destek, %29’luk bir oranla hukuki destek oldu. Başta şiddete maruz kaldıklarında sahip oldukları hakları öğrenmek olmak üzere, boşanma ve ceza davası süreçleri, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararlarının nasıl alınacağı, velayet ve nafaka konusundaki yasal düzenlemelerin ve haklarının neler olduğu veya dava dilekçesinin nasıl yazılacağı kadınların en sık ihtiyaç duydukları hukuki destekler oldu.

Dayanışma Merkezine başvuran kadın ve çocukların %66’sına sosyal destek verdik. Verdiğimiz sosyal desteklerle, kadınlar şiddete uğradıklarında ne tür destekler alabilecekleri, hangi kuruma başvurabileceklerini öğrendiler ve kendi kararlarını verebilmek için cesaretlendirildiler. Ayrıca bazı durumlarda ilgili kurumlara verilmek üzere kadın ve çocukların şiddet yaşantılarına ilişkin sosyal inceleme raporları hazırladık. Sosyal desteklerin yanı sıra başvuran kadınların %18’ine hukuki destek, %1’ine sığınak desteği, %2’sine psikolojik destek, %11’ine ise diğer destekleri verdik.

 
6284 sayılı Kanun Kapsamında Gizlilik Kararlarının Uygulaması

Kadına karşı şiddeti önlemek amacıyla çıkarılmış 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girmesinin üzerinden üç seneyi aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen Kanunun uygulanmasında hala ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Uygulanmada en fazla sorun yaşanan maddelerden biri ise, şiddete maruz kalan kadın ve çocukların kimlik ve adres bilgilerinin tüm resmi kayıtlarda gizlenmesini düzenleyen ilgili maddesidir.

Kanun kapsamında gizlilik tedbiri alan kadın ve çocukların bilgilerinin gizliliği, bu konuda yetki ve sorumluluğu olan Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Nüfus Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda gerekli altyapı ve koordinasyonun oluşturulamadığı için sağlanamıyor; bu yüzden kadın ve çocukların yeri şiddet uygulayanlar tarafından kolayca bulunabiliyor.

Sığınaktan ayrılan bir kadın, çocuğunun okul kaydını, kayıt yapıldıktan haftalar sonra gizleyebildi. Okul yetkilileri gizli kayıt işlemi ile ilk defa karşılaştıklarını ve kaydı nasıl gizleyeceklerini bilmediklerini söylediler. Okul kaydı gizleme işlemleri ancak kadının İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve Bakanlık ile yoğun çabası sonucunda temas kurması sayesinde tamamlanabildi.

Sağlık ve Nüfus Müdürlüğü’nün gizlilik uygulamalarında da benzer sorunlar devam ediyor. İnternet ya da Alo 182 Randevu Hattı üzerinden alınan randevular daha sonra üçüncü bir kişi ile basit kimlik bilgilerinin teyidi ile paylaşılabiliyor. Randevu sistemindeki bu gizlilik ihlallerinden dolayı, kronik hastalığı olan Sığınakta kalan bir kadın, şiddet uygulayan eski eşinin ona ulaşmasından korktuğu için tedavi olamadı. Yine gizlilik kararı olan, nüfus cüzdanını kaybetmiş bir kadın tekrar nüfus cüzdanı çıkartmak için ihtiyacı olan ikamet belgesini alamadığından dolayı nüfus cüzdanını yenileyemiyor.

Uygulamalardaki bu sorunlar, şiddetsiz bir yaşam kurmak üzere yola çıkan kadınların ve çocukların haklarından yararlanamamalarına, süreçlerde yıpratılmalarına ve hayatlarının tekrar tekrar riske girdiği durumlarla yüz yüze gelmelerine neden oluyor.

 
18.Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı, 325 Kadının Katılımıyla Ankara’da Gerçekleşti 

Türkiye’de kadına yönelik aile içi erkek şiddetine karşı mücadele veren kadınların en geniş platformu olan Kadın Sığınakları ve Da(ya(nışma Merkezleri Kurultayı’na 41 ilden, 60 kadın örgütünden, 53 kamu kurumu ve belediyeden 325 kadın katıldı.

Bu yıl, onsekizincisi düzenlenen Kurultay, "Erkek Şiddetine Karşı Kadınların Kolektif Gücü: Dayanışma ve Mücadele Alanlarımız" başlığı altında, 14-16 Kasım tarihlerinde Kadın Dayanışma Vakfı’nın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleşti.

Kadın Dayanışma Vakfı’ndan Pınar Çetinkaya’nın yaptığı açılış konuşması ile başlayan Kurultay tebliğlerin sunulması, atölye çalışmalarının gerçekleşmesi ve atölye sonuç bildirgelerinin sunulması ile devam etti.

Birinci gün, Ayça Kurtoğlu ve Hatice Erbay, “Yaşamak için Dayanışmaya ve Barışa İhtiyaç Duyuyoruz”; Feyza Çanaklı ve Ayşegül Taşıtman, “İstanbul Feminist Kolektif (İFK) Tarafından Hazırlanan ‘Hayatlarımıza Sahip Çıkıyoruz ’Raporları Ne Anlama Geliyor?”; Ayça Kurtoğlu ve Gökçe Bayrakçeken, “KYŞ ile mücadelede Ulusal Eylem Planının Yeri: Toplumsal Cinsiyet Anaakımlaştırma, Katılım ve İzleme”; Gökçeçiçek Ayata, “Birlikte Düşünme Denemesi: KYŞ ile Mücadelede İstanbul Sözleşmesi'ni Nasıl Kullanabiliriz?” başlıklı tebliğler sundular.

İkinci gün, 10 Ekim’de Ankara katliamında öldürülenleri anmak için bombanın patladığı yerde kısa bir anma gerçekleştirildi. Bombaların kadınların hayatlarına düştüğü ve kadınlar olarak savaşa karşı mücadele etmeye devam edileceğinin belirtildiği kısa bir konuşmanın ardından, kadınlar bombanın patladığı yere karanfiller bıraktılar. Anmanın ardından, “Kadın ve LBT Mahpuslarla Nasıl Bir Dayanışma?”, “Savaş ve Çatışma Ortamında Şiddetle Mücadele” ,  “Üreme ve Ürememe hakkımız: Kadın Cinselliğine Devlet Müdahalesi”, “Feminist Yöntemlerle Da(ya)nışma Merkezi”, “Feminist Yöntemlerle Sığınak”, başlıklı atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Kadınlar, ilk gün tebliğlerin ardından açılan tartışma konularını atölyelerde derinlemesine tartışma fırsatı buldu.

Üçüncü gün ise, atölye sonuç bildirgeleri sunuldu ve her bir atölye tüm katılımcıların katkısı ile yeniden tartışıldı. Atölye sonuç bildirgelerinden çıkan başlıklardan Kurultay Sonuç Bildirgesi’nin içeriği ve politik hattı belirlendi.

Kurultay Sonuç Bildirgesi, Kurultay bileşeni örgütlerin, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ortak basın açıklaması olarak, 25 Kasım’da tüm kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Kurultay’da ayrıca, Savaş ve Çatışma Ortamında Şiddetle Mücadele Atölyesi’nin önerisi ile, ablukaların ortadan kaldırılması, savaş ve çatışma ortamının sona erdirilmesi, kadınların müdahil olduğu barış politikalarının derhal gündeme alınması ve kalıcı barış ortamının sağlanması taleplerinde bulunan ve Türkiye’yi uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye çağıran bir basın açıklaması da yapıldı. IŞID’in Pariste gerçekleştirdiği saldırıya da değinilen açıklamada, IŞİD terörünün ve zihniyetinin özellikle kadınlar için daha da fazla tehlike arz ettiği vurgulandı.

Kadınlar, Kurultayı, “Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atarak sonlardılar.

 
Üçüncü Dünya Sığınaklar Konferansı Lahey’de Gerçekleşti

Kadın Sığınakları Küresel Ağı (Global Network of Women's Shelters) ve Hollanda Kadın Sığınakları Vakfı (The Foundation of Women's Shelters in the Netherlands) tarafından düzenlenen Üçüncü Dünya Sığınaklar Konferansı, 3 -6 Kasım 2015 tarihler arasında Lahey’de gerçekleşti. “Kadına Yönelik Şiddete Son Vermek İçin Birleş ve Harekete Geç” (Connect & Act To End Violence Against Women) başlığıyla düzenlenen Konferansa beş kıtadan, 115 ülkeden 1000 kadın katıldı.

Meral Polat ve Sevay Okyay’ın oynadığı bir tiyatro oyunuyla başlayan Konferans, panel ve atölyeler ile devam etti.  Konuşmacıların arasında erkek şiddetine maruz kalan kadınlar, aktivistler, şiddete maruz kalan kadınlara bire bir destek verenler, kadına yönelik şiddet alanında çeşitli  projeler  yürütenler, kadına yönelik şiddet Birleşmiş Milletler (BM)  özel raportörü, farklı ülkelerden bakanlar, Danimarka prensesi ve Hollanda kraliçesi yer aldı. Kadınların Ekonomik Güçlenmesi, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eden Kurumların Finansal ve Hak Savunuculuk Faaliyetlerinin Sürdürülebilirliği, Ulusal ve Global Ağların Güçlendirilmesi başlıklı sunumlar  yapıldı. Sunumların yanı sıra düzenlenen atölyelerde farklı ülkelerden kadın örgütleri ve devlet kurumları kadına yönelik şiddetle mücadele deneyimleri paylaştılar. Bu deneyimlerden yola çıkarak farklı sığınak modellerine ilişkin tartışmalar yürütüldü.  Erkeklerin uyguladıkları şiddettin sorumluluğunu alması, şiddet uygulayan erkeklerin rehabilite edilmesi ve erkeklere yönelik farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması bazı konuşmacıların öne çıkardığı konulardı.

Kadın Sığınakları Küresel Ağı’nın üyesi olan 134 örgütün verilerinin yer aldığı,  Mor Çatı’nın da katkı sunduğu Küresel Sığınak Verisi (Global Shelter Data Count) çalışması konferans katılımcılarıyla paylaşıldı. Kadın ve çocukların şiddetten uzak hayatlar kurabilmek için ihtiyaç duydukları sığınak desteğine yeterince ulaşamadıkları ve bir an önce sığınaklara yeterli bütçenin ayrılması gerektiğinin altı çizildi.

Daha fazla bilgi için:

Resmi web sayfası
http://www.worldshelterconference.org/

Meral Polat ve Sevay Okyay:
https://www.youtube.com/watch?v=-68gKpdLYTY

Konferansın özeti:
https://www.youtube.com/watch?v=dOm681Tv7TI

Konferansta öne çıkan anlar - Videolar https://www.youtube.com/user/GlobalNetworkWS/videos

Konferansta öne çıkan anlar - Fotoğraflar https://www.flickr.com/photos/137448118@N06/albums

Konferansın Sonuç bildirgesi - Call for Action http://www.worldshelterconference.org/en/news/call-for-action,-connect-and-act/56/

Global Network of Women's Shelters - Kadın Sığınakların Küresel Ağı:
http://gnws.org/en/

 
Avrupa Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kadınlar Ağı 17. Kez Bir Araya Geldi!

17. Avrupa Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kadınlar Konferansı, (Women Against Violence Europe-WAVE) 2 Kasım 2015 tarihinde, Lahey’de  “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Kadınların Kolektif Gücü!” başlığıyla gerçekleşti. 3. Dünya Sığınaklar Konferansı’nın hemen öncesinde gerçekleştirilen Konferans’a başta WAVE üyesi 60 örgütün temsilcileri olmak üzere toplam 100 kişi katıldı. Konferansta, 41 Avrupa ülkesinin yanı sıra Ruanda, Israil, ABD ve Avusturalya’dan katılımcılar da yer aldı.

Konferansın birinci bölümünde, WAVE üyeleri yürüttükleri lobi  ve farkındalık yükseltme çalışmalarına ve ağ kurma aktivitelerine ilişkin iyi uygulama örneklerini paylaştılar. Women’s Aid İngiltere tarafından yürütülen sığınaklara ayrılan bütçenin artırılmasını sağlayan S.O.S. Kampanyası ve İstanbul sözleşmesinin imzalanması için altı ülkede (Avusturya, Bosna Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Slovenya  ve Sırbistan) yürütülmüş olan “İmzalıyorum” ( Isign) kampanyası paylaşılan iyi örneklerden bazılarıydı. Mor Çatı olarak biz de, bileşeni olduğumuz, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) izlemek üzere kadın ve LBGBTİ örgütleri tarafından kurulan İstanbul Sözleşmesi İzleme Platformu’nun, Sözleşmenin  izlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu olacak Uzmanlar Komitesi’nin (Group of Experts on Action against Violence against Women and Domestic Violence-GREVİO) Türkiye adayını belirleme sürecinde yürüttüğü çalışmaları katılımcılarla paylaştık.

Konferansın ikinci bölümünde, BM Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörü Dr. Dubravka Šimonović, “Kadına Yönelik Şiddete İlişkin Bölgesel ve Global Araçların Uygulanması ve Sinerjisi: CEDAW(1) ve İstanbul Sözleşmesi” başlıklı bir sunum yaptı. Šimonović konuşmasında Pekin Deklarasyonu, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi’nin birlikte ele alınması ve ulusal düzeyde de bağlar kurulması gerektiğini vurguladı. Šimonović  kadın örgütlerinin ve aktivist avukatların CEDAW'a somut vakalarla başvurarak Sözleşmede yer alan hakların kullanılmasını sağlamaları gerektiğini söyledi. Konferans Corinna Seith Ödülünü almaya hak kazanan  Fiona Vera Gray’in Simone de Beauvoir’ın teorik çerçevesini kullanarak yazdığı makalesini sunmasıyla son buldu.

(1) Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination Against Women (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi)

 
"Hak Temelli İzleme Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Perspektifinin Güçlendirilmesi Üzerine Diyaloglar" Toplantısına Katıldık

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) tarafından düzenlenen "Hak Temelli İzleme Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Perspektifinin Güçlendirilmesi Üzerine Diyaloglar" toplantısı, 4-5-6 Kasım’da Ankara’da gerçekleşti.

Toplantının ilk günü, sadece toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan kadın ve LGBTİ (Lezbiyen Gay Biseksüel Trans İnterseks) örgütlerinin katılımına açıktı. Toplantıya Mor Çatı’nın yanı sıra, Van Kadın Derneği, Adana Kadın Dayanışma Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı, Kadınlarla Dayanışma Vakfı, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Hebun Toplumsal Cinsiyet, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği gibi örgütler de katıldı. Cinsiyet eşitliği temelli izleme konusunda çalışmalar yürüten CEİD’in izleme standartlarının ne olması gerektiği üzerine yaptığı sunumunun ardından, eşitlik, izleme, toplumsal cinsiyetin anaakımlaştırılması (gender mainstreaming)  gibi konular üzerine tartışmalar yapıldı.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin çalışan kadın ve LGBTİ örgütlerinin yanı sıra, hak temelli çalışan örgütlerin katıldığı ikinci gün, izleme raporlarının nasıl hazırlandığı ve değerlendirildiğine ilişkin yapılan sunumun ardından dava izleme çalışmaları üzerine bir çalışma da sunuldu.

Üçüncü günün teması ise, kamu kurumlarıyla yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri arasındaki diyalogdu. Bu bölümde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu, belediyeler ve bağımsız örgütler gibi farklı kurumlarda görevli katılımcıların diyalog kurmasının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Sorunların tespiti ve çözümü için ise sürekli iletişimi mümkün kılacak mekanizmaların oluşturulması gerekliliği dile getirildi.

 
TÜYAP Kitap Fuarındaydık

Bu yıl  7-15 Kasım tarihleri arasında 34’sü düzenlenen İstanbul  TÜYAP Kitap Fuarın’da Mor Çatı olarak bu sene de stand açtık. Mor Çatı kitaplarının yanı sıra ürünlerinin de bulunduğu standımızda, Fuar süresince başta  öğrenciler olmak üzere bir çok fuar ziyaretçisiyle bir araya gelme ve Mor Çatı ve erkek şiddeti üzerine konuşma imkânımız oldu.  Öğrenciler, Çocuk-Ergen Çalışma Grubumuz tarafından hazırlanan ve flört şiddetini anlatan stiker, ayraç ve defterlere çok büyük ilgi gösterdiler. Bunun yanı sıra Mor Çatı’nın 25. yılı için üretilen tişört, broş ve kolyelerimiz  de fuar süresince Mor Çatı dayanışma ağının parçası olmak isteyenlerin standımızdan erişebildikleri diğer ürünler oldu. 

 
Erkek Devlet Şiddetine Karşı Direniyoruz! Hayatlarımızı Savunuyoruz!

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle her sene 25 Kasım Kadın Platformu’nun çağrısıyla Taksim’de gerçekleşen gece yürüyüşüne bu sene de yüzlerce kadın katıldı. Kadın cinayetlerine ve erkek-devlet şiddetine karşı direnmek ve hayatlarımızı savunmak için sesimizi yükselttiğimiz bugünde biz de Mor Çatı gönüllüleri olarak alanlardaydık.

“Erkek devlet şiddetine karşı direniyoruz! Hayatlarımızı savunuyoruz!” pankartının arkasında Tünel’de başlayan yürüyüşümüz, isyanımızı ve mücadelemizi dillendirdiğimiz sloganlarımızla devam etti. Sadece hayatta kalabilmek için bile mücadele ettiğimizi, meşru müdafaa hakkını kullandığımızı, yaşamımızı savunduğumuzu, mahkûm edilmek istendiğimiz hayatları özgürlüğümüz lehine dönüştürmek için direndiğimizi söylerken kadınlar olarak sokaklarda ve hayatın her alanında erkek egemenliğine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi haykırdık.

Savaş-erkeklik-devlet ilişkisini çok yakından tanıyan biz kadınlar, Diyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara’da hayatlarımıza düşen bombalara inat barış mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha dile getirdik.

Galatasaray’daki basın açıklamamızın ardından, yürüyüşümüzü sloganlarla sonlandırdık. Kadın dayanışmasının verdiği güç ve umutla sokaklarda olmaya devam edeceğiz.

 
Yeni Yüzyıl Üniversitesi’ndeydik

Psikoloji bölümü öğrencilerinin daveti üzerine, Mor Çatı olarak 27 Kasım 2015 tarihinde Yeni Yüzyıl Üniversitesi’ndeydik. Öğrencilerin Mor Çatı ziyaretlerinde edindikleri bilgilerden de yararlanarak hazırladıkları kadına yönelik şiddet sunumlarından ardından kadına yönelik şiddet üzerine interaktif bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşide özellikle kadınların yakın ilişkilerde uğradıkları şiddetten ve şiddet içeren ilişkilerden uzaklaşmalarında yaşadıkları zorluklardan, erkeklerin şiddet uyguladıkları kadınların ilişkide kalmasını sağlamak için kullandıkları farklı şiddet türlerinden bahsettik.  

Bunların yanı sıra, psikologlar olarak toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikleri ve kadına yönelik şiddeti anlamanın temel bir mesele olduğunu, bunun kadınlarla yürüttüğümüz çalışmalarda hem kadınların yaşadığı özel baskı türlerini ve bunların etkilerini anlamamız, hem de kendi bakış açımızı sorgulamamız açısından önemli olduğunu konuştuk. Ardından Mor Çatı’nın dayanışmayla güçlenme ilkesinden hareketle, kadınların şiddetle baş ederken kullandıkları yöntemlerden, kendi yollarını seçerken onlara nasıl eşlik ettiğimizden bahsettik. Şiddete dair yaygın mitlere değindik; özellikle de cinsel şiddetin bir dürtü kontrolü sorunu olup olmadığı konuşulan önemli konular arasında yer aldı. Hepimiz için keyifli bir buluşma oldu.

 
Mor Çatı Gönüllü Ağı Güçleniyor

Mor Çatı, erkek şiddetine karşı mücadele ederken en büyük gücünü kadın dayanışmasından alıyor. Bu dayanışmayı büyüten en önemli etkinliklerimizden biri de yılda iki kez düzenlediğimiz Gönüllü Atölyelerimiz. Mor Çatı’da gönüllü olmak isteyen kadınlar bu atölyelerden sonra Mor Çatı dayanışmasının aktif bir parçası olabiliyorlar.

Gönüllü Atölyesi’ne katılmak isteyen kadınlar, öncesinde, Atölye’de yürütülecek olan tartışmaların alt yapısını hazırlamak için düzenlenen, “Toplumsal Cinsiyet”, “Neden Feminizm?” ve “Hukuki Kazanımlarımız ve Hak İhlalleri” başlıklı Mor Buluşmalara katıldılar.

Toplumsal Cinsiyet Atölyesi’nde, cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları arasındaki farkların neler olduğuna ve kadın ve erkek rollerinin nasıl oluştuğuna ilişkin tartışmalar yürütülürken; Neden Feminizm? Atölyesi’nde kadın ve erkeklere toplumsal olarak atfedilen cinsiyet rollerinin nasıl değiştirilebileceğini, bu rollerin hangi eşitsizlikleri görmemizi engellediğini, feminist mücadelenin amaç ve yöntemlerinin neler olduğu, feminizme dair toplumda varolan önyargılar ve bunların temellerinin neler olduğuna ilişkin tartışmalar yürütüldü.

Hukuki Kazanımlarımız ve Hak İhlalleri Atölyesi’nde ise, Türkiye’de feminist hareketin mücadelesi sonucunda özellikle Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu’nda elde edilen kazanımlarımız, haksız tahrik indirimleri, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki haklarımız ve kadınların hukuki mekanizmalara erişimi esnasında yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin bilgi ve deneyimlerimizi paylaştık.

Bu yıl, 5-6 Aralık 2015 tarihlerinde ikincisini düzenlediğimiz Gönüllü Atölyesi’ne heyecanlı ve ilgili 25 kadın katıldı. Atölyede, Mor Çatı’nın kadına yönelik erkek şiddetine yaklaşım ve mücadele mekanizmalarının neler olduğu, kadına yönelik şiddet alanında çalışırken sınırlarının neler olduğu ve bu sınırları koruyabilmek için hangi yöntemleri kullandığı, şiddete uğrayan kadın ve çocuklara dayanışma merkezi ve sığınakta ne tür destekler verdiği ve şiddete maruz kalan kadınlarla birebir dayanışma ilişkisi kuran kişilerin kendilerini nasıl koruyabileceklerine ilişkin paylaşımlarda bulunduk.

Gönüllü Atölyelerine katılan kadınlar hem deneyimlerini paylaşma fırsatı buluyorlar hem de Mor Çatı’nın yıllar içinde biriktirdiği bilgi ve deneyimleri öğrenme fırsatını yakalıyorlar. Atölyelerden sonra Mor Çatı dayanışma ağının parçası olan kadınlar bu ağın güçlenmesine büyük katkı sağlıyorlar. Her katılan yeni gönüllü, Mor Çatı için yeni bir enerji, yeni bir bilgi ve deneyim anlamına geliyor.

 
Göçmen, Sığınmacı ve Mülteci Kadınlarla Kadına Yönelik Şiddeti Konuştuk

Göçmen, mülteci ve sığınmacılara destek veren Caritas Türkiye ile birlikte İstanbul’da kalan göçmen, mülteci ve sığınmacı kadınlara yönelik, Aralık ayında, “Kendimizi erkek şiddetine karşı nasıl koruyabiliriz?” başlıklı bir atölye düzenlendik. Atölye, şiddetin psikolojik ve hukuki boyutları olmak üzere iki bölümden oluştu. Psikolojik bölümünde şiddet nedir, şiddetin türleri, şiddet döngüsü, şiddetin psikolojik etkileri ve kendimizi nasıl koruyabileceğimize dair konuşuldu. Hukuk bölümünde ise 6284 sayılı Kanun kapsamındaki hakları ve Kanundan nasıl yararlanabilecekleri anlatıldı. Sunumlar boyunca kadınlar merak ettikleri konulara dair sorularını dile getirebildiler.

Caritas Türkiye’ye dünyanın farklı yerlerinden kadınlar başvurduğundan, atölyede birbirinden çok farklı deneyimlere sahip kadınlarla bir arada olma ve farklı şiddet biçimlerini konuşma fırsatı yakalayabildik.

Dünyanın neresinde doğup hangi noktasında yaşarsak yaşayalım, erkek şiddetinin hep benzer şekillerde hep ayni hedefle ortaya çıktığını bir kez daha görmek ve bu şiddetin karşısında kadın dayanışmasının dilleri, dinleri, renkleri aşmasını, aştıkça büyümesini, büyüdükçe güçlenmesini bir kez daha deneyimlemek çok kıymetli ve etkileyiciydi. 

 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter

Bülten listesinden çıkmak için tıklayın