E-Bülten : Nisan - Haziran 2017

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
Ağustos'17
MOR ÇATI BÜLTEN
Şirin Tekeli'yi Kaybettik...
 
Mor Çatı artık Facebook’ta!

 

Mor Çatı sosyal medya hesaplarına Facebook sayfasını da ekledi. Bundan böyle Mor Çatı paylaşımlarını Twitter sayfamızın yanı sıra Facebook’tan da takip edebilirsiniz.

 
20. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Ara Kurultayı Bursa’da Düzenlendi

Türkiye’nin farklı yerlerinde kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden Kurultay Bileşeni kadın örgütleri ve gruplarından kadınların, her yıl başka bir ilde bir araya geldikleri Ara Kurultay, 5-6-7 Mayıs tarihlerinde Bursa’da, Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Üç gün süren Ara Kurultay’ın ilk gününde katılımcılar, bir önceki Ara Kurultay’dan bu yana gündemlerini paylaştılar, özellikle Türkiye’nin içinde olduğu OHAL koşullarının çalışmalarını nasıl etkilediği, kendi şehir ve bölgelerinde yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. Ara Kurultay’ın ikinci gününde feminist akademisyen İnci Kerestecioğlu’nun “Farklı feminizmlerin bir arada durmaya çalıştığı bir zemin olarak Kurultay” başlıklı sunumu çerçevesinde “Bizi karşı karşıya getiren ya da bir arada tutan kavramlar neler? Bu kavramların içini nasıl dolduruyoruz? Farklı doldursak bile ortak noktalar nasıl bulabiliriz? Bize dayatılan gündemlere karşı feminist bir gündem oluşturabiliyor muyuz? Nasıl örgütleniyoruz ve nasıl feminist bir dil kurabiliriz?” konuları tartışıldı. KADAV’dan Özgül Kaptan’ın sunumu çerçevesinde kaynak/fon bulma ve proje yazma konuları konuşuldu.

Ara Kurultay’ın üçüncü gününde ise, 20. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın teması/ana başlığı, Kurultay’ın hangi örgütün ev sahipliğinde gerçekleştirileceği, atölye ve panel/sunum içerikleri konuşuldu ve karara bağlandı. 20. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı Kasım ayında, Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek.

 
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve Belediyeler ile Görüşmeler Gerçekleştirdik

Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı’nın katkısıyla yürüttüğümüz, Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezi Kurultayı’nın Güçlendirilmesi ve Avrupa ve Türkiye’deki Kadın Örgütleri Arasında Ev İçi Şiddete İlişkin İyi Deneyimlerin Paylaşılması Projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz kamu kurumu ve belediye görüşmelerini sürdürdük.

Daha önce Ocak ayında ziyaret ettiğimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne (KSGM) 21 Haziran tarihinde Kadın Dayanışma Vakfı ile birlikte ikinci bir ziyaret gerçekleştirerek güncel sorunları paylaştık ve KSGM’nin güncel çalışmaları hakkında bilgi aldık.

Ziyarette, İstanbul ve Ankara’da şiddete maruz kalan kadınlardan aldığımız bilgilere dayanarak, kadınların geçici maddi yardım alma konusunda yaşadığı sıkıntılar, kadına yönelik şiddet olaylarında atanan uzlaştırmacıların mağduriyetlere sebep olabildiği, polis teşkilatı başta olmak üzere kadına yönelik şiddet konusunda çalışan personele eğitim verilmesi gerekliliği, göçmen kadınların sığınağa kabulü konusunda yaşanan sorunlar ve sığınağa giden kadınlarla ilgili bilgi isteyen kişilere (eş, aile, akraba) hiçbir şekilde bilgi verilmemesinin gerektiği paylaştığımız konulardan bazılarıydı.

KSGM Genel Müdürü ve yetkilileri, kurumları tarafından yapılan çalışmaları, 26 ilde il eylem planının hazırlandığı ve bunun 81 il için planlandığı, kurumlar arasında koordinasyonu sağlayacak çalışmalar yapıldığı, 2016 yılının ikinci yarısından itibaren sistematik izleme çalışmaları yapıldığı, kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik broşür hazırlandığı ve görsel çalışmalar yapıldığı, 2018-2023 stratejik planı ve eylem planı hazırlığı yapıldığı bilgilerini paylaştılar.

Mayıs ve Haziran aylarında, İstanbul’da Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı, Beyoğlu Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, Şişli Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ve Zeytinburnu Belediyesi Başkan Yardımcısı ile görüşmeler gerçekleştirdik. Sığınak ya da kadın danışma merkezi bulunmayan belediyelerle sığınak ve danışma merkezi ihtiyacını konuştuk ve belediyelerin bunları açma yükümlülüğünü hatırlattık. Sığınak ya da danışma merkezi bulunan belediyelerle ise burada yaptıkları güncel çalışmalar hakkında bilgi paylaşımı gerçekleştirdik. Ziyaret ettiğimiz tüm belediyelerin, kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki çalışmaları ve kadınlara sundukları destekler hakkında bilgi aldık ve iş birliği imkânları üzerine görüştük.

 
Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği ile Deneyim Paylaşımı Atölyesi’nde Buluştuk

Mor Çatı’nın kadınlarla dayanışma deneyimini aktarmak için 13-14 Mayıs’ta Antalya’daydık. Hollanda Konsolosluğu İnsan Hakları Fonu’nun finansal desteğiyle sürdürdüğümüz “Mor Çatı Gönüllü Ağını ve Kadınların Destek Mekanizmalarını Güçlendirme” projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz son deneyim paylaşımı atölyesinde Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği’nden kadınlarla bir araya geldik. Kadına yönelik erkek şiddetinin ne olduğunu ve bizi nasıl etkilediğini, şiddetten uzaklaşmak isteyen kadınların nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunu ve bizim nasıl destekleyebileceğimizi, erkek şiddetine karşı hukuk mekanizmalarını, yerelde yaşanan sorunları, kadına yönelik şiddetle mücadele ederken kendimizi nasıl koruyacağımızı hep birlikte tartıştık.

Atölye boyunca aktif katılım sağlayan Antalya’dan kadınlarla birlikte düşünmek, deneyimlerimizi birlikte büyütmek için yeniden bir araya gelme dileğiyle ayrıldık.

 
Deneyim Paylaşım Atölyesi için Trabzon’daydık

29-30 Nisan’da Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği’nin (KARKADER) ev sahipliğinde kadın örgütlerinde çalışan kadınlar ile buluştuk. Hollanda Konsolosluğu İnsan Hakları Fonu’nun finansal desteğiyle sürdürdüğümüz “Mor Çatı Gönüllü Ağını ve Kadınların Destek Mekanizmalarını Güçlendirme” projesi kapsamında Mor Çatı’nın çalışmasını; erkek şiddetine yaklaşımımızı, şiddet gören kadınlarla nasıl dayanıştığımızı, onları nasıl desteklediğimizi, kazanımlarımız olan yasal hakları aktardık. Bu alanda çalışırken kendimizi nasıl koruyacağımızı hep beraber tartıştık. Kadına yönelik şiddet konusunda Trabzon’da kadın örgütlerinin neler yaptığını, bu konuda kamuyu harekete geçirme faaliyetlerini dinledik. Atölyede bir araya gelmenin ve yalnız olmadığımızı bilmenin verdiği güçle dayanışmanın sürdürülmesine dair arzu ile Trabzon’dan ayrıldık.

 
Potlaç Kadın Emeği Pazarında Mor Çatı Standı Açtık

Kadıköy’de ikamet eden ve gıda dışı üretim yapan kadınlara gelir elde edebilecekleri bir alan açabilmek amacıyla Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz yıl başlatılan Potlaç Pazar Yeri Uygulaması için 10-11 Haziran tarihlerinde standımızı açtık.

Geçtiğimiz yıl da Temmuz ve Eylül aylarında katıldığımız uygulamada standımızı ziyaret eden çokça kadınla tanışma ve dayanışma kurabilme şansımız oldu.

30 standın yer aldığı uygulamada, İstanbul’da faaliyet gösteren kadın ve LGBTİ+ örgütleri için de rotasyonlu olarak stand alanı ayrılıyor. Uygulamanın hava koşullarına bağlı olarak Ekim ayının sonuna kadar Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri Moda’daki çay bahçelerinin arkasındaki alanda katılımcı ve tüm ziyaretçilere açık olacağını da paylaşmış olalım.

 
Kişisel Verilerin Saklanmasında Gizlilik Önemlidir

Kişisel Sağlık Verileri Kongresi’nin bu yıl ikincisi düzenlendi. Hamidiye Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleşen iki günlük kongrenin ilk gün oturumlarına katıldık. Kişilere ait özel ve kişisel bilgilerin saklanması, işlenmesi, saklama teknolojileri, verilerin korunmasına ve paylaşılmasına ilişkin yasalar ve düzenlemeler, uluslararası sözleşmeler ve farklı ülkelerdeki uygulamalar üzerine oturumlar yapıldı. Bu sunum ve oturumlarla birlikte kadına yönelik şiddet alanında çalışma yürütürken veri güvenliğini sağlama, verileri depolama ve kaydetme, düzenli olarak imha etme ve bu verilerin korunmasına ilişkin sorumlulukları bir kez daha düşünme fırsatımız oldu. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın veri güvenliği konusunda fikir geliştirmemiz için bilgilendik.

 
WAVE Danışma Kurulu Toplantısına Katıldık

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın da üyesi olduğu WAVE – Women Against Violence Europe Network (Şiddete Karşı Kadınlar Avrupa Ağı) 24-26 Nisan 2017 tarihleri arasında Viyana’da her yıl düzenlenen danışma kurulu toplantısını gerçekleştirdi. 32 ülkeden 41 kadının katıldığı toplantıda, kadınlar kendi ülkelerindeki kadına yönelik şiddete ilişkin kazanımlarını, alanda çalışma deneyimlerini, ülke durumlarını, son bir yıl boyunca yaşanan gelişmeleri paylaştı. WAVE üye örgütlerinin birçok ülkede ortaklaşa yürüttüğü Step Up kampanyasıyla ilgili yapılanların paylaşımının ardından önümüzdeki bir yıl içinde yapılacakların planlaması yapıldı. Ayrıca bir sonraki danışma kurulu toplantısına kadar aktif olarak çalışması planlanan kadınları güçlendirici hizmetler, cinsiyet körlüğü, cinsel şiddet ve şiddete uğrayan çocuklarla çalışma grupları kuruldu. Bu yıl 19. kez düzenlenecek olan, her yıl dünyanın her yerinden kadınların katılımıyla gerçekleşen Uluslararası WAVE Konferansı 30 Ekim – 1 Kasım 2017 tarihleri arasında Budapeşte’de yapılacak.

 
“Kimseyi Arkada Bırakmadan!”: BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sivil Toplum Buluşmasına Katıldık

Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’nin düzenlediği Karşılaşmalar: Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sivil Toplum Buluşması’nda farklı alanlarda çalışan sivil toplum örgütü temsilcileri ile bir araya geldik. BM temsilcilerinin de katıldığı toplantıda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşımla uygulanması ve özellikle bu hedeflerden biri olan toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için yürütülen çalışmaları dinleme ve yapılması gerekenleri tartışma fırsatı bulduk. CEDAW komitesi üyesi ve İstanbul Sözleşmesi GREVIO Komitesi Başkanı Feride Acar, SKH’leri toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi yönünden ele aldı. SKH’lerin sonuç verebilmesi için, yasal mevzuatın değiştirilmesi ve şekli eşitliğin sağlanma hedefinin yeterli olmayacağını, CEDAW’da olduğu gibi, hem uygulamalar hem de sonuçlar açısından gerçek/somut (substantive) eşitliği sağlama talebini ve hedefini de içermesi gerektiğini vurguladı. Yerel yönetim ve özel sektör temsilcileri, gençlik, göç ve mültecilik, ekoloji, kalkınma ve siyasal ekonomi alanlarında çalışan sivil toplum örgütlerinden katılımcılar sunumlarında cinsiyet ayrımcılığını izleme ve önlemeyi, toplumsal cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmayı hedef alan faaliyetlerini paylaştılar. Toplum temelli çalışmaları cinsiyet eşitliğine duyarlı bir şekilde yürütmenin yanı sıra, kurum içinde cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik uygulamaların neler olabileceği somut örnekler ve kazanımlar üzerinden tartışıldı. Özellikle sivil toplumun kendisini dönüştürebilmesi için kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi ve iyi örneklerin paylaşılarak çoğaltılması için yapılabilecekler konuşuldu. Değerlendirme forumunda, uluslararası bir mekanizma olarak SHK’ler uygulanırken, toplumsal eşitsizliklerin farklı ayrımcılık biçimlerinin iç içe geçmesiyle ortaya çıktığının ve deneyimlendiğinin göz önünde bulundurulması ve kimseyi dışarıda bırakmamak için ikili cinsiyet sistemi dışında bir bakış açısına ihtiyaç olduğu vurgulandı. Türkiye’deki siyasi koşulların ve gerilimlerin sivil toplum üzerinde yarattığı baskının faaliyet alanlarını daralttığı ya da tümden yok ettiği gerçeğinin göz önünde bulundurulması ve toplumsal cinsiyet eşitliğini yerelleştirebilmenin sivil toplumun kendi arasında kuracağı dayanışma ve işbirliğiyle mümkün olabileceği forumda tartışılan bir diğer önemli konuydu.

 
Sosyal Hizmet Öğrenci Kongresine Katıldık

Mor Çatı’da yıllar içinde biriken kadın dayanışması deneyimini paylaşmak üzere 30 Nisan Pazar günü Sosyal Hizmet Öğrenci Kongresi’ne katıldık. Burada feminist yöntemlerle sığınak çalışması üzerine bir atölye çalışması gerçekleştirdik. Atölyeye katılan sosyal hizmet öğrencileri ile kadına yönelik erkek şiddetine yaklaşımdan başlayarak sığınakların bu mücadeledeki yerini ve nasıl bir sığınak çalışması yürüttüğümüzü paylaştık. Bu sırada, sosyal hizmet öğrencileri olarak onların nasıl bir sığınak hayal ettiklerini öğrendik. Sığınak çalışmasında kadınlar olarak güçlenmemize katkı sunan uygulamaları değerlendirdik. Kadınların yaşamlarını kısıtlamak ve kontrol etmek yerine onların katılımını sağlamanın, güven duyarak eşit, şiddetsiz ilişkileri hayata geçirmeye çalışmanın önemine değindik. Şönim’e bağlı sığınaklarda kadınları en çok zorlayan uygulamalardan birinin iletişim araçlarına el konulması olduğunu, kadınlar iletişim araçlarına eriştikçe, erkek şiddetinin izole ederek aşındırdığı sosyal ilişkilerini tekrar oluşturabildiklerini ve hayatlarının kontrolünü ellerine alabildiklerini paylaştık. Daha sonra burada açtığımız stantta, Mor Çatı ürünlerinin yanı sıra yayın ve broşürlerimizi de gün boyunca pek çok sosyal hizmet öğrencisine ulaştırdık.

 
GREVIO Gölge Raporu Yazım Seminerine Katıldık

Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi’nin izleme süreci Türkiye için geçtiğimiz aylarda başladı. KSGM koordinatörlüğünde hazırlanan devlet raporu 3 Temmuz tarihinde İstanbul Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’ya teslim edildi. (Devlet raporuna bu linkten ulaşılabilir: https://rm.coe.int/turkey-state-report/1680737201 

İzleme sürecinin önemli paydaşlarından sivil toplum örgütleri de Sözleşme’nin tarafı olarak devletin yasalarını ve kadına yönelik şiddeti sonlandırma ve bununla mücadeleye yönelik uygulamalarını değerlendirdikleri gölge raporlar hazırlıyorlar.

Biz de Mor Çatı olarak izleme sürecinde GREVIO’yu bilgilendirebilmek için rapor hazırlık çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu süreçte, merkezi Viyana’da bulunan Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar Ağı’nın (WAVE) düzenlediği, İstanbul Sözleşmesi izleme sürecinde gölge rapor yazımı konulu seminere katılarak denetimden geçmiş ülkelerdeki kadınların deneyimlerini dinleme şansı bulduk. Bu seminerde denetim sürecinden geçen Avusturya, Arnavutluk ve Danimarka’dan ve henüz izleme süreci başlamamış ya da tamamlanmamış Fransa, İtalya, Finlandiya, Bosna, Karadağ’daki çeşitli kadın örgütlerinden kadınlarla bir araya geldik. Seminerin ilk gününe, GREVIO üyesi Rosa Logar katıldı. Logar, GREVIO’nun genel yapısını, çalışma prensiplerini ve deneyimlerini paylaştı. Sivil toplumdan gelen bilgi ve raporların denetlenen ülkedeki şiddetle mücadelede karşılaşılan zorluk ve eksiklikleri tespit etmelerinde ve yerelin bilgisini ve dinamiklerini anlayarak tavsiye raporu yazabilmelerinde önemli rol oynadığını paylaştı.

Seminerin ikinci gününde, izleme sürecini tamamlamış olan Avusturya ve Danimarka’da gölge rapor hazırlayan örgütlerden kadınlar deneyimlerini aktardılar. Rapor hazırlamanın yanı sıra, izlemenin bir adımı olarak GREVIO raportörleri ile yapılacak toplantılara hazırlanmanın ve Sözleşme etrafında kampanya yaparak raporlarında dile getirdikleri tavsiyelerin uygulamaya geçirilmesi için devlet üzerinde baskı oluşturmanın önemini vurguladılar.

 
Kadın Hakları ve Ombudsmanlık  Konulu Çalıştay’a Katıldık

Mor Çatı adına toplantıya katılan Canan Arın’ın toplantıya ve ombudsmanlığa dair değerlendirmelerini yazdı:

Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) 19 Haziran 2017’de Ankara’da yaptığı toplantıya Mor Çatı adına katıldım. Toplantının başlığı “Kadın Hakları ve Ombudsmanlık Konulu Çalıştay” idi ve bu çalıştaya kadın konusunda faaliyet gösteren 30’un üzerinde “NGO” (Hükûmet Dışı Kuruluşlar) ve “GONGO” (Hükûmetin örgütlediği hükûmet dışı kuruluşlar) ile TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Fatma Benli, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, CHP Milletvekili Şenal Sarıhan, Kadın Haklarından Sorumlu Kamu Denetçisi Celile Özlem Tunçak ve akademisyenler katıldı.

Çalıştay’da, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, “Kadına Yönelik Şiddet”, “Kadın ve Eğitim”, “Kadın ve Çalışma Hayatı”, “Kadın ve Aile Hayatı”, “Kadın ve Engellilik”, “Kadın ve Sağlık”, “Yetki ve Karar Alma Mekanizmalarında Kadın Temsili”, “Kadın ve Çevre” ve “Kadın ve Medya” konularının tartışılması öngörülmüştü.

Peki bu kurum ne iş yapar diye sorarsanız; Kamu Denetçiliği Kurumu Anayasa’nın 74. Maddesi uyarınca 6328 sayılı yasa ile 29/06/2012 tarihinde kurulmuş.

Kuruluş Kanunun 1. Maddesine göre yasanın amacı “kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak”tır. KDK, TBMM Başkanlığına bağlıdır, kamu tüzel kişiliği vardır, bütçesi özeldir, bir baş denetçi, beş denetçi ve Genel sekreter ile diğer personelden oluşur. Kurum idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine harekete geçer. Kararları bağlayıcı değildir.

Bu durumda haksız yere işlerinden atılan ve işlerine iade edilmek amacı ile açlık grevine giden, şu an artık ölüme yol alan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın KDK’ya başvurabilmeleri gerekirdi. Çünkü Kamu Denetçiliği Kurumu, TARAFSIZ, kimseden emir alamayan, bütçesi bağımsız bir kuruluş ama ne yazık ki bütün bunlar kâğıt üzerinde kalıyor!

Söz konusu kurumun işleyişi ve yetkileri ile ilgili hazırladıkları “40 soruda Ombudsmanlık” kitapçığına bakılabilir.

Bu arada Ombud sözcüğü İsveç’ce olup arabulucu gibi bir anlamı var “man”da tabii ki erkek. O nedenle “Ombudperson” demek toplumsal cinsiyet açısından daha uygun!

Başvuru her şekilde yapılabiliyor. Harç yok. Önce hakkında şikâyette bulunulan idareye başvurarak idari başvuru yollarının tüketilmesi gerekir. Ancak “telâfisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali varsa idari başvuru yollarının tüketilmesi şartı aranmaz”. Başvuru süresi olayın vukuundan itibaren ALTI AY”dır. Bu süre idareye yapılan başvuruya idare 60 gün içinde başvurucuya cevap verirse cevabın tebliği tarihinden; idare 60 gün içinde cevap vermezse 60 günlük sürenin bitim tarihinden itibaren işlemeğe başlar.

Uzun sözün kısası her şeye rağmen kadınların bu kurumdan yararlanması gerekir diye düşünüyorum.

 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter

Bülten listesinden çıkmak için tıklayın