E-Bülten : Temmuz - Aralık 2016

Bu bülteni düzgün görüntüleyemiyorsanız online versiyonu için tıklayın
OCAK'17
MOR ÇATI BÜLTEN
Olağanüstü Hal, Şiddete Maruz Kalan Kadınları Nasıl Etkiliyor?

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı olarak 1990 yılından bu yana kadına yönelik şiddetle mücadele alanında mücadele ediyoruz. Türkiye’nin her yerinden şiddete maruz kalan kadınlardan maruz kaldıkları şiddetten uzaklaşmak için başvuran kadınlara sosyal, hukuki ve psikolojik destek veriyoruz. Bu destekleri verirken, kadınları yönlendirdiğimiz Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), karakol, aile mahkemesi, baro ve kadın örgütleri gibi pek çok kurumla işbirliği içerisinde olmak büyük önem taşıyor.

Maalesef, Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren pek çok kadın derneği, 2016’nın Kasım ayında olağanüstü hal (OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) sonucunda kapatıldı. Kadın ve çocukların şiddetten uzaklaşmak için destek alabilecekleri dernek ve da(ya)nışma merkezlerinin kapatılması; kadınların güçlenmesinin, dayanışmasının ve yaşadıkları sorunları paylaşmalarının engellenmesi anlamına gelmektedir.

Bunun yanı sıra, OHAL sebebiyle kadına yönelik şiddetle mücadelede sorumluluğu bulunan kurumlarda çeşitli aksaklıklara da rastlıyoruz. Şiddete uğrayan kadınlar yasa gereği kolluk güçlerine başvurarak hemen sığınağa yerleştirilmeyi talep edebildikleri halde bu OHAL uygulamaları nedeniyle talepleri karşılanmayabiliyor. Türkiye’de Erkek Şiddetiyle Mücadele Mekanizmaları İzleme Raporu’nda ayrıntılı şekilde yer verdiğimiz kanunların uygulanmasındaki sorunlar OHAL öncesi dönemde de yeterince yaygınken, OHAL sonrasında bu sorunların derinleşerek bir krize döndüğünü görüyoruz. OHAL nedeniyle hem görevden alımların olması hem de ekiplerin dışarıda görev alması nedeniyle, sığınak talebinde bulunan kadınlar karakolda 12 saate kadar bekletilebiliyorlar. Bu gibi durumlar çok büyük zorluklarla evini terk etmiş ve polise başvurmuş kadınları ve beraberindeki çocukları çok zor durumda bırakmaktadır.

 
Mor Çatı’da Kadınlar Şiddetsiz Bağımsız Yaşamlar Kuruyor

B.H; eşinden yıllarca fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet görmüş ancak yabancı uyruklu olması ve Türkiye’de yasal oturma izni olmaması sebebiyle sınır dışı edilme korkusuyla bir kamu kurumuna başvurmamıştı. Bu korkuyla, hastaneye bile gidemediği için ilk iki çocuğunun doğumunu suyu dahi akmayan evinde yapmak zorunda kalmıştı. B.H’nin oturma izni alabilmesi için eşi ile birlikte ilgili kurumlara başvuru yapması gerekirken, eşi bu başvuruyu yapmayarak onun ülkede yasal olarak yaşamasını bizzat engellemiş ve onu her fırsatta sınır dışı ettirmekle ve çocuklarından ayırmakla tehdit ederek yıllarca şiddet ve baskı altında tutmuştu.

B.H, eşinin kız çocuklarına cinsel istismarda bulunduğunu öğrenmesi üzerine Mor Çatı’ya başvurdu. ŞÖNİM’e bağlı sığınaklarda yasal statüsü olmayan kadınlar, İl Göç İdaresi’ne bildirildiğinden devletin sığınak hizmetinden yararlanamadı. B.H, Mor Çatı Sığınağı’nda kaldığı süreçte hızla pek çok adım atarak çok güçlü bir mücadele verdi. 6284 sayılı Kanun’dan yararlanarak koruma ve gizlilik kararlarını çıkardı, böylelikle çocuklarının sığınağın yakınlarındaki bir okulda eğitimlerine devam edebilmesini sağladı. Çocuklarının, istismarın yarattığı ruhsal tahribat konusunda psikolojik destek almaları için çabaladı. Eşine karşı boşanma davasının yanı sıra hem çocuklara uyguladığı cinsel istismar hem de kendisine uyguladığı cinsel şiddet için davalar açtı. Çocuklarının geçici velayetini aldı. Gönüllü avukatların desteğiyle İl Göç İdaresi’ne, “İnsani İkamet İzni” için başvurdu. B. H bu mücadelenin sonunda ülkede yasal olarak yaşamaya hak kazandı. Kısa zamanda sığınaktan ayrılarak evini tuttu, sosyal yardımlardan yararlandı. Bu mücadelesinin sonucunda geçici işlerde çalışarak kendisinin ve çocuklarının geçimini sağlamayabiliyor ve çocukları eğitimlerine devam ediyorlar.

B.H, çocuklarıyla birlikte şiddetsiz ve bağımsız yeni bir yaşam kurarak kadınların ve dayanışmanın gücünü hepimize bir kez daha gösterdi ve tanık olan hepimizi bu süreçte hikayesiyle güçlendirdi .

 
19. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı 23 ilden 350 kadının katılımıyla Adana’da gerçekleşti.

Bu yıl, on dokuzuncusu düzenlenen Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı “Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetim Yaklaşımları, Kadın Örgütleri ile İşbirliği İmkânları” başlığı altında, 15-17 Ekim tarihlerinde Adana Kadın Da(ya)nışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği (AKDAM) ev sahipliğinde Adana’da gerçekleşti. Kurultay’a 23 ilden; kadın örgütlerinden, belediyelerden ve kamu kurumlarından 350 kadın katıldı.

Kurultay’ın birinci günü, “Danışma Merkezi/Sığınak Çalışması Nasıl Olmalı?”, “Kadın Örgütleri ve Yerel Yönetimler İlişkisi”, “Yerel Yönetimlerin Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Örnek Çalışmaları”, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Ulusal ve Uluslararası Hukuk Mekanizmaları” başlıklı oturumlarda kadın örgütlerinden ve belediyelerden temsilciler tebliğler sundular.

İkinci gün katılımcılar, “Yerel Yönetimlerde Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede İmkânlar, Zorluklar”, “6284 Sayılı Kanun Uygulamaları ve Yaşanan Sorunlar”, “Kadın Örgütleri, ŞÖNİM ve Belediye Danışma Merkezleri: Farklı Deneyimler ve İletişim”, “Göçmen, Sığınmacı, Mülteci Kadınlarla Dayanışma Pratiklerimiz”, “Şiddete Maruz Kalan Çocuklarla Dayanışma Merkezinde ve Sığınakta Çalışma”, “İkincil Travma ve Kendini Koruma/Baş etme Yöntemleri”, “Sığınak/Danışma Merkezi Çalışmasına Yeni Başlayanlar İçin Başvuru Alma” başlıklı 7 atölyede, daha küçük gruplar şeklinde derinlemesine tartışmalar yürüttüler. Bu tartışmalar sonucunda her atölye kendi sonuç bildirgesini hazırladı.

Kurultay’ın son günü ise, atölye sonuç bildirgeleri sunuldu ve tüm katılımcılar sonuç bildirgelerinde yer alan konuları hep birlikte tartışma fırsatı yakaladı. Bu tartışmalar sonucunda, 19. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nın sonuç bildirgesinin içeriği belirlendi.

Kurultay, “Jin Jiyan Azadi”, “Kadın Yaşam Özgürlük” sloganları arasında coşkuyla sonlandı. Kurultay Sonuç Bildirgesi her yıl olduğu gibi bu yıl da, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yayınlandı. Sonuç Bildirgesine buradan erişebilirsiniz.

 
Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde Başvuru Alma Atölyesi Düzenledik

Şiddete maruz kalan kadın ve çocuklara destek veren Mardin Büyükşehir Belediyesi personelle 27 Temmuz’da başvuru alma atölyesi yaptık.

Atölyeye 28 kişi katıldı. Katılımcılar güvenlik personeli ve Kadın Eşitlik Birimi’nden görevlilerdi. Bir gün süren atölyede toplumsal cinsiyet farkındalığı, şiddetin türleri, kadından yana bakış açısıyla başvuran kadınlarla çalışma yöntemleri ve nasıl yönlendirme yapılacağı üzerine çeşitli oyunlar oynadık ve tartışmalar yürüttük. Oynan oyunlardan “Bir Çiftin 24 Saati” ile cinsiyet temelli işbölümünün getirdiği zorluklar, toplumsal eşitsizlik, yüklenen sorumluluklar, önyargılar ve çözümler üzerine konuştuk.

 
Atölyelerle Mor Çatı Deneyimini Paylaşmaya Devam Ediyoruz!

Hollanda Konsolosluğu İnsan Hakları Fonu’nun finansal desteğiyle sürdürdüğümüz “Mor Çatı Gönüllü Ağını ve Kadınların Destek Mekanizmalarını Güçlendirme” projesi kapsamında gerçekleştirdiğimiz deneyim paylaşımı atölyelerimiz devam ediyor. Proje kapsamındaki ilk şehir dışı atölyesini, 27-28 Ağustos’ta İzmir’de Moreno Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezinde gerçekleştirdik. İzmir Kadın Dayanışma Derneği, Çiğli Evka-2 Kadın Kültür Derneği (ÇEKEV) ve Buca Evka-1 Kadın Kültür ve Dayanışma Derneği (BEKEV) gibi kadın örgütlerinden katılımcıların yanı sıra Selçuk Belediyesi, Buca Belediyesi, Güzelbahçe Belediyesi, Kuşadası Belediyesi ve Dokuz Eylül Üni. SBE Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı’ndan kadınların da katıldığı atölyede; toplumsal cinsiyet farkındalığı, kadına yönelik şiddet, şiddete maruz kalan kadın ve çocuklara feminist ilke ve yöntemlerle destek olma, kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışanlar olarak sınır koyma ve kendimizi koruma konularında paylaşımlarda bulunuldu. Yapılan grup çalışmalarında ise dayanışma merkezi ve sığınak çalışmasının neden önemli olduğu ve nasıl olması gerektiği, çalışanların güçlenmesi için ihtiyaç duyulan mekanizmaların neler olduğu üzerine hep birlikte tartışma imkânı bulduk.

İzmir’de gerçekleştirdiğimiz atölye, bize bir kez daha birlikte olmanın ve deneyimlerimizi bir araya getirmenin ne kadar güçlendirici olduğunu hatırlattı.

 
TÜYAP Kitap Fuarı’ndaydık

Bu yıl da, 12-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’ndaydık. Mor Çatı yayınları ve ürünlerinin bulunduğu standımızda, başta öğrenciler olmak üzere çok sayıda fuar ziyaretçisiyle bir araya gelme ve Mor Çatı deneyimi ve erkek şiddeti üzerine konuşma imkânımız oldu. Standımızın ziyaretçileri erkek şiddeti, cinsel şiddet, çocuk istismarı, 6284 sayılı Kanun vb. konulardaki yayınlarımız ücretsiz olarak edinilebildiler. Bunun yanı sıra, Mor Çatı dayanışma ağının parçası olmak isteyenler kadın tasarımcıların Mor Çatı için tasarladığı bez çanta, defter, tişört, ayraç gibi Mor Çatı ürünlere de fuar süresince erişebildiler. Öğrenciler ise özellikle Çocuk-Ergen Çalışma Grubumuz tarafından hazırlanan sticker, ayraç ve defterlere büyük ilgi gösterdiler.

 
Kurultay Bileşenleri Gönüllü Atölyesi Düzenlendi

Avrupa Birliği Sivil Düşün AB Programı’nın katkısıyla, Muş Kadın Derneği (MUKADDER) ve Kadın Dayanışma Vakfı ile birlikte yürütmeye başladığımız, Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezi Kurultayı’nın Güçlendirilmesi ve Avrupa ve Türkiye’deki Kadın Örgütleri Arasında Ev İçi Şiddete İlişkin İyi Deneyimlerin Paylaşılması Projesi kapsamındaki, Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezi Kurultayı’nın bileşeni olan kadın örgütlerinin örgütlenme kapasitelerini arttırmaya yönelik Gönüllü Atölyesi 5-6 Kasım tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. 12 ilden, 18 kadın örgütünden, 24 kadının katılımıyla gerçekleşen iki günlük atölyede “Gönüllülük tanımlarımız neler?”, “Gönüllülüğü nasıl deneyimliyoruz?, “Kadın dayanışmasını nasıl yaşıyoruz?”, “Kendimizi ve birbirimizi nasıl güçlendiriyoruz?, “Kendi gücümüzü ve sınırlarımızı görüyor muyuz?”, “Nasıl bir feminizm?”, “Feminist örgütlenmede ilke ve yöntemlerimiz neler?”, “Çalışmalarımızı kolaylaştıran ve zorlaştıran etmenler neler?” gibi sorulara bilgi ve deneyimlerimizi paylaşarak birlikte yanıtlar bulmaya çalıştık.

 
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeydik

Mor Çatı Çocuk ve Ergen Çalışma Grubu olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde “Şiddet Döngüsünden Çıkmak” isimli bir atölye düzenledik. Atölye düzenleme fikrinin sahipleri, bu konuya kafa yoran kişilerden oluşuyordu. Katılımcı sayısı çok fazla olmasa da grubumuz konuyla ilgili bilinçli bir gruptu.

Atölye çalışmasında kadına yönelik şiddetle ilgili kısa bir film izledik. Kısıtlayıcı davranışları tanımak, fiziksel şiddetin işaretlerini tanımak, kişisel sınırları korumak üzerine konuştuk. Katılımcı grubumuzu alt gruplara ayırarak, şiddete uğrayan bir kadının neler düşündüğünü, neler hissettiğini birlikte anlamaya çalıştık. Bir kadının şiddete karşı durmasını zorlaştıran ve şiddet döngüsü içinde tutan yalnızlık, desteksiz hissetmek, korku, normalleştirme, düzeleceğini umut etme gibi nedenleri katılımcıların ifadeleriyle hatırladık. Buna karşın, kadına karşı şiddetle mücadele konusunda destekleyecek mesaj ve söylemler üretmeyi denedik. Katılımcılar; “Kontrol sende”, “Kendin olmayı hatırla”, “Suçlu değilsin” gibi mesajlar üretti. Şiddete uğrayan bir kadının duygusal ihtiyaçlarını anlamaya çalıştık. Atölye sonunda Çocuk ve Ergen Çalışma Grubu’nun bilgilendirici kartlarını katılımcılarla paylaştık.

Atölye değerlendirmesinde katılımcılar olumlu geri dönüşler verdiler ve yeni atölye taleplerini ilettiler. Bizim için de keyifli ve verimli bir atölye oldu. Başka okullarda da aynı verim ve keyifle atölyeler düzenleye devam edeceğimizi umuyoruz.

 
Feminist Dayanışmayla Geçen 25 Yıl

25’inci kuruluş yıl dönümümüz vesilesiyle hazırlamaya başladığımız Feminist Dayanışma ile 25 Yıl kitabını Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin desteğiyle 30 Kasım’da yayınlandık. Kitabın yayınlanmasını, yolu Mor Çatı’yla kesişen çok sayıda Mor Çatı dostunun katılımıyla Limonlu Bahçe’de kutladık.

Feminist Dayanışma ile 25 Yıl kitabı Mor Çatı’nın ve erkek şiddetiyle mücadelenin yakın tarihine Ayşen Baloğlu, Eda Oral Nuhoğlu, Gülay Batur, İpek Özsüslü, İrem Öker, Özlem Çelik, Rana Mermertaş, Semra Can ve Sibel Bozkurt’un çizgileriyle göz atma fırsatı veriyor. Kitapta ayrıca Mor Çatı’ya emek veren kadınların tanıklıkları ve yine bu sürece ışık tutan belgeler, gazete kupürleri, afişler de yer alıyor. Kitabı yayına hazırlayan Berna Ekal ve Ülfet Taylı Türkiye Feminist Hareket tarihinde önemli bir durak olan Mor Çatı’nın kuruluşunu ve yıllar içinde kurulan dayanışmayı, yol ayrılıklarını ve her şeye rağmen devam eden çok yönlü mücadele tarihini anlatmanın zorluğunu kitabın önsözünde şöyle ifade ediyorlar:

"Bu kitabı Mor Çatı’nın 25. kuruluş yıl dönümü nedeniyle hazırlamaya koyulduk. İlk baştaki hedefimiz Mor Çatı’nın ortak hafızasının zamana dayanabilmesi için ufak bir derleme yapmaktı. Bu nedenle öncelikle Mor Çatı’nın kuruluşunu ve bugünlere nasıl geldiğini anlatalım diye düşündük. Ancak yazmaya başlayınca ne kadar çabalasak da bunun tekil bir anlatı olacağından ve tekilliğin hiçbir zaman Mor Çatı’nın kendi bilgi ve deneyimini yansıtmayacağından korkmaya başladık. Dolayısıyla en iyisinin hepimizden bir parçanın bu kitapta bulunması olacağına karar verdik ve bu zamana kadar Mor Çatı’da çalışmış ya da gönüllülük yapmış kadınlardan bizlerle tanıklıklarını paylaşmalarını istedik. Birçoğu çağrımıza olumlu yanıt verdi ve deneyimlerini bizimle paylaştı."

Mor Çatı’nın 25’inci kuruluş yıldönümü nedeniyle hazırlanan bu kitap, Türkiye’de kadına karşı şiddetle mücadelenin tarihi bakımından da önem taşıyor. Her bölüm bir çizer tarafından çizgi roman tadında çizildi. Bölümlerin sonundaki konuyla ilgili tanıklıklar, okurun süreci farklı bakış açılarından görebilmesine olanak sağlıyor.

Kitapta neler var?

  • Birinci Bölüm: Kadına Karşı Şiddetle Mücadele ve Mor Çatı (Çizgiler: Özlem Çelik)
  • İkinci Bölüm: Bir Kampanyanın Öyküsü (Çizgiler: İrem Öker)
  • Üçüncü Bölüm: Erkek Şiddetine Karşı Mücadele ve Yeni Yasal Düzenlemeler (Çizgiler: Rana Mermertaş)
  • Dördüncü Bölüm: Sığınak Deneyimleri (Çizgiler: Ayşen Baloğlu)
  • Beşinci Bölüm: Mor Çatı’dan Destek Almak (Çizgiler: Gülay Batur)
  • Altıncı Bölüm: Mor Çatı Gönüllüsü Olmak (Çizgiler: İpek Özsüslü)
  • Yedinci Bölüm: Mor Çatı’da İşleyiş (Çizgiler: Eda Oral Nuhoğlu)
  • Sekizinci Bölüm: Birlikte Heyecan Duymak, Birlikte Güçlenmek (Çizgiler: Sibel Bozkurt)
  • Son Söz Yerine (Çizgiler: Semra Can)

Feminist Dayanışma ile 25 Yıl kitabını Mor Çatı Dayanışma Merkezi’nden edinebilirsiniz.

 
Mersin’de Deneyim Paylaşımı Atölyesi Düzenledik

Hollanda Konsolosluğu İnsan Hakları Fonu’nun finansal desteğiyle sürdürdüğümüz “Mor Çatı Gönüllü Ağını ve Kadınların Destek Mekanizmalarını Güçlendirme” projesi kapsamında düzenlediğimiz deneyim paylaşımları atölyelerinin ikincisini, Mersin Bağımsız Kadın Derneği’nin ev sahipliğinde 26-27 Kasım tarihlerinde Mersin’de düzenledik.

Mersin Bağımsız Kadın Derneği, Günebakan Kadın Derneği Mersin Barosu Kadın Hakları Komisyonu ve ŞÖNİM’den toplam 22 kadının katıldığı atölyede Mor Çatı’nın şiddetle mücadele ve gönüllülerle ilişkilenme deneyimlerini paylaştık.

Kadına yönelik erkek şiddetine yaklaşımı, toplumsal cinsiyet farkındalığı, sığınak ve dayanışma merkezi uygulamaları, şiddete maruz kalan kadınlara destek olma yöntemleri, kadınların yasal hakları ve hukuk uygulamalarında sosyal çalışmacıların rolü gibi konuların tartışıldığı atölye iki gün sürdü. Kadınlar atölyeye interaktif bir şekilde katıldılar ve birlikte çeşitli oyunlar oynadık. Örneğin, erkek olsam ne kolay- ne zor olurdu oyunuyla toplumsal cinsiyet rollerini tartışma ve deneyimlerimizi paylaşma fırsatımız oldu.

İki günü sonunda yorgun ancak feminist dayanışmanın verdiği güçle bir o kadar da mutlu bir şekilde Mersin’den ayrıldık.

 
Kadına Yönelik Şiddet ve Ruhsal Çalışma Atölyesi İstanbul’da Gerçekleşti

Avrupa Birliği Sivil Düşün AB Programı’nın katkısıyla, Muş Kadın Derneği (MUKADDER) ve Kadın Dayanışma Vakfı ile birlikte yürütmeye başladığımız, Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezi Kurultayı’nın Güçlendirilmesi ve Avrupa ve Türkiye’deki Kadın Örgütleri Arasında Ev İçi Şiddete İlişkin İyi Deneyimlerin Paylaşılması Projesi kapsamında, “Kadına Yönelik Şiddet ve Ruhsal Çalışma” başlıklı psikologlar atölyesini 1-2 Ekim tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirdik.   İzmir, Mardin, Ankara, Van, Kocaeli, Mersin, Fethiye ve İstanbul’da devlet kurumları ve danışma/dayanışma merkezlerinde şiddete maruz kalan kadınlara ruhsal destek veren psikologların katıldığı iki günlük atölyemizde feminist perspektiften psikoloji bilgisi,  sosyal çalışma ilkeleri ve  uygulamalarını paylaştık, tartıştık. Atölye baslıklarını kadına yönelik şiddetin tanımı, dinamikleri ve mitler, Mor Çatı Vakfı’nda ruhsal çalışma ve sosyal çalışmanın paylaşımı, feminist terapi, çocuklarla sosyal ve ruhsal çalışmanın çerçevesi, adli tip uygulamalarda iyi ve kotu örnekler, kadına yönelik şiddette ruhsal çalışmaya feminist perspektiften bakış, psikopatoloji ve risk faktörleri seklinde sıralayabiliriz.

Atölyede, ruhsal destek mekanizmasının kadından yana inşa edilmesinin yanı sıra  şiddetten uzaklaşmak isteyen ve güçlenmek isteyen kadınlar için önemini bir kez daha gördük. Bununla birlikte psiko-sosyal ve ruhsal çalışmalardaki araçlarımızı, gücümüzü daha fazla  kullanabilme yönünde bilgimizi ve motivasyonumuzu da arttırmış olduk.

Atölyede konuşmacı, kolaylaştırıcı ve katılımcı olarak emek veren Mor Çatı gönüllüleri ve feminist dostlarımız sayesinde çok yönlü ve keyifli bir atölye deneyimlemiş olduk.

 
Mor Buluşmalar Toplumsal Cinsiyet Atölyesiyle Başladı

Mor Çatı gönüllüsü olmak isteyenlere yönelik olarak düzenlediğimiz Mor Buluşmaların ilki için 19 Kasım’da, Feminist Mekan’da “Toplumsal Cinsiyet Atölyesi”nde buluştuk. Atölyeye, 22 kişi katıldı.

Atölye süresince, birlikte toplumsal cinsiyet rollerini daha yakından anlamaya çalıştık. Bu roller kendi içimizde nasıl yer buluyor, oturuşumuzdan gündelik hayat rutinlerimize kadar neleri, nasıl belirliyor soruları üzerine oyunlarla düşündük. Zaman zaman aklımızdaki stereotiplerin ve önyargıların farkına vardık. Çember (Adım Atma), “Erkek olsaydım ... kolay/zor olurdu” ve 24 Saat Oyunu atölye aktivitelerimizdi.

Toplumsal cinsiyet rollerine gönderme yapan çeşitli kelimelere, ne kadar yakın hissettiğimizi inceledik. Çoğu zaman birbirine zıt sıfatlara da yakın hissettiğimizi, aynı zamanda bu sıfatların kimseyi kolayca tanımlamadığını da gördük. Eğitim, ilişki durumu ve yaş açısından profilleri farklılaşan kadınların hayatlarından 24 saati hayal etmeye çalıştık ve aralarındaki farklılıklar ve benzerlikler üzerine düşündük.

Daha sonra katılımcılara Mor Çatı’nın tarihini ve işleyişini aktardık. Oldukça keyifli ve verimli bir atölye gerçekleştirdik.

 
18. WAVE Konferansı 19-21 Ekim Tarihlerinde Berlin’de Gerçekleşti. 

19-21 Ekim tarihleri arasında Berlin’de gerçekleşen 18. WAVE (Women Against Violence Europe Network- Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar Ağı ) Konferansı’nda bu yıl da dünyanın farklı yerlerinden 300’ü aşkın kadın buluştu. Üç gün süren Konferansın ilk gününde ana konferans, ikinci gününde atölye çalışmaları, üçüncü gününde WAVE Step-Up Kampanyası ve WAVE ağını genişletmeye yönelik stratejilere tartışıldı. Ana konferansta İstanbul Sözleşmesi’nin kabul edilmesinin beşinci yılı dolayısıyla Sözleşme’nin uygulamasını sağlayacak mekanizmalar, Avrupa’daki mülteci kadınların durumu, toplumsal cinsiyet ve ırkçılık temelli şiddet, Avrupa’da kadına yönelik şiddeti önlemek ve ölçmek amacıyla efektif çalışmalar, kadınları güçlendirici destek, koruma ve adalete erişimi artırmak ana başlıklarında çeşitli ülkelerden gelen katılımcılar sunumlar gerçekleştirdi. Mor Çatı olarak, “Step-Up Çalışmaları ve Şiddete Maruz Kalan Kadınlara Destek, Koruma ve Adalet Mekanizmalarında Artan Yatırımlar” başlığında kadına yönelik erkek şiddeti ile mücadele mekanizmalarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdik. Konferansın ikinci gününde otuzdan fazla atölye gerçekleştirildi. İstanbul Sözleşmesi kapsamında özellikli kadın destek hizmetleri, sığınmacı ve mülteci kadınların şiddetten korunması, kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddetin önlenmesi, kağıtsız göçmen kadınların şiddet karşısında adalete ve hizmetlere erişimi başta olmak üzere düzenlenen bir çok atölyeye katıldık. Katıldığımız atölyelerden birinde, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’un desteğiyle yürüttüğümüz, “Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Önemli Bir Başlangıç: Veri Toplama Modeli Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” projesi kapsamında hazırladığımız Kadına Yönelik Şiddet Alanında Veri Toplama Modelleri İyi Önekler Raporu üzerine bir sunum gerçekleştirdik.

 
Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu Seminerine Katıldık

Mor Çatı olarak Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nun, 3 Aralık’ta, Van Elite World Hotel’de düzenlediği “Türkiye’de ve Yasalarda Kadın Olmak – Şiddetle Mücadele ve Başvuru Yöntemleri” konulu meslek içi eğitim seminerine katıldık. Yakın zamanda bir kadın dayanışma merkezi açmayı hedefleyen Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu bu semineri, başvuru alacak olan avukatlar ile başvuru alma deneyimi olan avukatlar arasında aktarım sağlamak amacıyla gerçekleştirdi. Seminere, Eşitlik izleme Kadın Grubu’ndan (EŞİTİZ) Av. Hülya Gülbahar ve Mor Çatı gönüllü avukatlarından Meline Çilingir konuşmacı olarak katıldı. Gülbahar, “Yasalarda Kadın Olmak” ve “Boşanma Komisyonu Faaliyetleri” konularına değinirken, Çilingir “Suriyeli Sığınmacı Kadınların Hakları ve Başvurabilecekleri Mekanizmalar” ile “Şiddete Uğrayan Kadınlarla Dayanışma Yöntemleri”ne ilişkin sunumları gerçekleştirdiler. Seminer, plaket verilmesinin ardından fotoğraf çekimi ile sona erdi.

 
Mor Muhabbet'te Duygusal Şiddet Üzerine Konuştuk

Support New York tarafından hazırlanan ve Lezbiyen Biseksüel Feministler (LEZBİ-FEM) tarafından Türkçeleştirilen “Queer İlişkilerde Duygusal Şiddet” fanzini hakkında konuşmak üzere 10 Aralık'ta Mor Muhabbet'te biraraya geldik. Duygusal şiddet üzerine çok konuşamadığımız ama sadece romantik/cinsel ilişkilerimizde değil aile, arkadaşlık ilişkilerimizde de yaşadığımız yaygın bir şiddet biçimi. Çoğu zaman yaşadıklarımızın adını koyamıyor ya da tespit ettiğimiz bu şiddet biçiminden uzaklaşmak istiyoruz, failin kendimiz de olabileceğini düşünüyoruz, şiddet gördüğümüz ya da uyguladığımız ilişkilerimiz olduğunu da biliyoruz.

Mor Muhabet’te de konuşurken fark ettik ki; erkek şiddeti üzerine daha fazla konuştuğumuzdan queer ve lgbti+ ilişkilerde duygusal şiddetti fark etmek, şiddetin adını koymak bazılarımıza uzak bir fikir gibi gelebiliyor. Çünkü genelde heteroseksüel ilişkilerde, erkek tarafından uygulanan şiddeti tespit edebiliyor, bunun üzerinde konuşuyor ve bundan uzaklaşabilmek için dayanışıyoruz.

Fanzindeki bölümlerde dikkat çekici noktaları ele alarak sorular sorarak tartışmaya çalıştık, deneyimlerimizi paylaştık.

LEZBİ-FEM’in çevirdiği fanzine buradan erişebilirsiniz.

 
Mor Çatı’ya destek olmak için neler yapabilirsiniz?
 
Bizimle iletişime geçmek için lütfen morcati@morcati.org.tr adresini kullanın, bu maili cevaplamayın.

www.morcati.org.tr | İletişim | Twitter

Bülten listesinden çıkmak için tıklayın