Mor Çatı’nın 25’inci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle hazırlanan Feminist Dayanışma ile 25 Yıl kitabının tanıtımı çok sayıda Mor Çatı dostunun katılımıyla Limonlu Bahçe’de gerçekleşti. Türkiye’de feministlerin kadına karşı şiddetle mücadele için oluşturdukları ilk kurum olan Mor Çatı 25’inci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle hazırlamaya başladığı Feminist Dayanışma ile 25 Yıl kitabını Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin desteğiyle yayınlandı. Mor Çatı kitabın yayınlanmasını, yolu Mor Çatı’yla kesişen çok sayıda Mor Çatı dostunun katılımıyla Limonlu Bahçe’de verdiği bir kokteyl ile kutladı.  

Kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışan, söz üreten, bu alanda üretilen politikaya katılan ve müdahil olan kadınlar olarak bu yıl, Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği’nin ev sahipliğinde on dokuzuncusu düzenlenen Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezi Kurultayı’nda bir araya geldik. 15-17 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen ve “Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Yerel Yönetim Yaklaşımları, Kadın Örgütleri ile İşbirliği İmkânları” ana başlığıyla gerçekleştirilen Kurultay’a 29 ilden, 68 kadın ve LGBTİ örgütü, 61 kamu kurumu ve belediyeden toplam 330 kadın katıldı. 

 

Mor Çatı’da 26 yıldır erkek şiddetine karşı kadınlarla dayanışırken kadınların deneyimlerinden öğrenerek, Türkiye’de erkek şiddetinin seyrini, dinamiklerini, alınan / alınmayan önlemleri izliyor, açığa çıkarıyoruz. Bu 25 Kasım’da da, Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle mevcut durumu ve gözlemlerimizi paylaşmak istiyoruz.

15 Temmuz sonrası Türkiye’de pek çok değişiklik olurken bu süreçten sessizce etkilenen yine kadınlar oldu. OHAL sonrasında pek çok polisin görevden alınması nedeniyle oluşan personel eksikliği karakola giderek şiddet nedeniyle şikayetçi olmak isteyen kadınların başvurularının bekletilmesine, hatta zaman zaman alınamamasına neden oldu. İlk adım sığınağına gitmek isteyen iki kadın, karakolda tam 12 saat bekletildikten sonra sığınağa yerleştirme işlemleri yapıldı. Bu ve benzeri hak ihlallerine ilişkin polislerle yaptığımız görüşmelerde ise personel eksikliği nedeniyle yetişemediklerine ilişkin cevap aldık. 


Önergeyi değiştirmek erken ve zorla evlilikleri, çocuk istismarını engellemeyecek!
17 Kasım 2016’da hükümet tarafından TCK 103. maddede değişiklik öngören tasarıya 2. madde olarak ek bir önerge verildi. Çocuklara yönelik cinsel istismar faillerinin, mağdurlar ile evlendiklerinde cezadan muaf olmasını öngören bu önerge, önemli toplumsal tepkilere yol açtı. Sayısız kadın örgütünden çocuk derneklerine, aile hekimlerinden avukatlara toplumun çeşitli çevrelerinden, ülkenin her yerinden ve dünyadan gelen tepkiler üzerine hükümetin önergeyi değiştirmesi gündeme geldi. 

Vakfımıza ait 1 Ocak-31 Aralık 2015 Hesap dönemi ; Denge Bağımsız Denetim Serbest Muhasebeci  Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından 2016 yılında denetlenmiştir.

 

DEVLETİN UNUTTUĞUNU HATIRLATIYORUZ: CİNSEL İSTİSMAR SUÇTUR!

Türkiye Büyük Millet Meclisi; cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, suça maruz kalan kadın ve çocuk ile failin evlenmesi durumunda cezasızlık öneren bir düzenlemeyi yürürlüğe koyma hazırlığı içinde. 

Düzenleme yasalaşırsa; 

- İşlenen cinsel istismar suçları sonucunda zorla evlendirme ile cezasızlığın oluşması sağlanacak,

- Kız çocuklarının zorla evlendirilmesinin zemini oluşacak, 

- Toplumda tecavüz suçuna ilişkin cezasızlık algısı güçlenecek ve bu tecavüz suçunun artmasına neden olacak.