Şiddet nedir?



Şiddet görüyorum, nereye başvurabilirim?



Şiddet görüyorum, evde hangi önlemleri alabilirim?



4320 sayılı yasa ve şiddet uygulayanı evden uzaklaştırmak



Sığınaklar neden gerekli?


Aile içi şiddetin çocuklar üzerindeki sonuçları

  Kamu Çalışanlarının
Sorumluluğu
 


Sağlık çalışanları ve şiddet



Emniyet görevlileri ve şiddet



Hukuk görevlileri ve şiddet
 


 

Şiddetin Önlenmesinde Sağlık Çalışanlarının Sorumlulukları

SAĞLIK HİZMETİ VERENLERİN SORUNUN ÇÖZÜMÜNE OLAN KATKILARI

Sağlık hizmeti verenler cinsiyete dayalı şiddet kurbanı olan kişilere çok yönlü yardım ve katkıları olabilir. Ancak, sağlık hizmeti verenler bir çok olguda haberleri olmadığı, kayıtsız kaldıkları ya da hastayı yargılar şekilde yaklaştıkları için bu fırsatı kaçırmaktadırlar. Sağlık bakımı sistemlerinden alınacak eğitim ve destek ile, bu uzmanlar istismara maruz kalmış kızların ve kadınların fiziksel, duygusal ve güvenlik ihtiyaçlarına cevap vermek için daha fazla şeyler yapabilirler.

İlk olarak, sağlık hizmeti verenler kadınlara yaşadıkları şiddet hakkında nasıl soru soracaklarını öğrenmelidir. Kadınlarla empati kurabilir ve onlara destek sağlayabilirler. Tıbbi tedavi sağlayabilir, psikolojik danışmanlık yapabilir, yaralanmaları belgelerle tespit edebilir ve söz konusu kişileri yasal yardım ve destek hizmetlerine yönlendirebilirler. Aile planlama ve diğer üreme sağlık hizmeti sağlayanlar özellikle yükümlülük altındadırlar; çünkü istismar, kadının üreme ve cinsel sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sağlık hizmeti verenler, şiddeti yaşamanın ve güçsüz bir konumda bulunmanın kadının üreme sağlığı ve karar alma yeterliliğini nasıl etkilediğini öğrenip anlamadıkça işlerini iyi yapamazlar. Üreme sağlık hizmeti verenler şiddet kurbanlarının belirlenmesine yardım etmek ve diğer destek hizmetleriyle bağlantıya geçmelerini sağlamak için stratejik olarak yerleştirilmiştir. Söz konusu hizmeti verenler şiddetin kabul edilemez olduğu ve hiçbir kadının dövülmeyi, cinsel istismara uğramayı, ya da duygusal olarak örselenmeyi hak etmediği konusunda güvenlerini tazelerler.

Sağlık bakımı çalışanları aile içi şiddet hakkında neler yapabilirler?
Sağlık bakımı çalışanları, eğer hastalara şiddete maruz kalıp kalmadıklarını nasıl sormaları gerektiğini öğrenirlerse, aile içi şiddete ya da cinsel istismara maruz kalmış hastaları ayırt edebilmelerini sağlayacak işaretleri daha iyi görebilirlerse ve kadınların bir güvenlik planı geliştirmelerini sağlayabilirlerse kadına karşı şiddet probleminin çözümünde yardımcı olabilirler. İlişkilerde şiddete yer olmaması için herkesin yapabileceği bir şeyler vardır.

Sağlık çalışanlarının bu tip olgularla karşılaştıklarında yaşanan problemler aşağıda sıralanmıştır.

Kurbanın içinde bulunduğu duruma olağan gözüyle bakmak: Kurban yaşadığı istismarı ortaya getirdiğinde bu duruma karşı ilgisiz kalmak. Erkeğin kadını sindirmesini ilişkilerin normal bir parçası olarak görmek. İstismarın kadının eşine itaat etmemesinin doğal bir sonucu olduğuna inanmak.

Mahremiyeti ihlal etmek: Kurbanla ailesinin bulunduğu durumda görüşme yapmak. Gizli kalması gereken konulardan kurbanın izni olmadan meslektaşlara söz etmek. Kurbanın rızası alınmadan polisi çağırmak.

Yaşanan istismarın boyutlarını önemsiz olarak görmek: Kurbanın içinde bulunduğu tehlikeyi ciddiye almamak. İstismara yıllardır dayanıyor olmasından içinde bulunduğu durumun o kadar kötü olmadığı varsayımında bulunmak.

Kurbanı suçlamak: Kurbana maruz kaldığı istismarın hangi davranışı üzerine başladığını sormak. Problemin odağını istismara maruz kalan kadın olarak görmek: “Peki neden ondan ayrılmıyorsun?” “Niye bu duruma katlanıyorsun?” “Bunu sana yapmasına neden izin veriyorsun?” tarzında yaklaşımlarda bulunmak.

Özerkliğine saygı göstermemek: Boşanmayı; sakinleştirici ilaçlar almayı; sığınma evine gitmeyi; aile danışmanlığı almayı; ya da polise haber vermeyi “reçete etmek”. Tavsiye edileni yapmıyorsa kurbanı suçlamak.

Güvenliğe olan ihtiyacını göz ardı etmek: İçinde bulunduğu durumun tehlikesini anlamamak. “Eve gitmenin güvenliğin açısından bir sakıncası var mı?” “Durum daha da kötüleşirse gidebileceğin bir yer var mı?” gibi sorular sormamak.

Bu tip problemlerin aşılabilmesi için sağlık çalışanlarının bu konudaki yaklaşımları şu prensipleri içermelidir.

Şekil 4

 

Mahremiyete saygı göstermek: Bütün konuşmalar, ailenin diğer üyeleri katılmadan, gizlilik içinde olmalıdır. Bu doktora güvenin gelişmesi ve kurbanın güvenliğinin sağlanması için şarttır.

Kurbanın yaşadıklarına inanmak: Kurbanı dinleyin ve ona inanın. İçinde bulunduğu duyguları olduğu gibi kabul edin ve yalnız olmadığını ona bildirin: Pek çok kadının başından benzer olayların geçtiğini unutmayın.

Yaşanan adaletsizliği kabul etmek: Yaşadığı şiddet onun kabahati değildir. Kimse istismarı hak etmez.

Özerkliğine saygı göstermek: Hazır olduğunda kendi yaşamıyla ilgili kararları alma hakkına saygı gösterin. Kendi yaşamını en iyi bilen kendisidir.

Gelecekte daha güvende olmak için planlara yapmasında yardımcı olun: Önceden güvende olmak için ne yapmıştır? Bu işe yaramakta mıdır? Evden hemen ayrılması gerektiğinde gidebileceği bir yer var mıdır?

Yaşadığı yerdeki hizmetlere ulaşmasını kolaylaştırın: Yaşadığınız yerde bulunan kaynakları öğrenin. Dayak yiyen kadınlar için bir alo imdat hattı ya da sığınma evi var mıdır?

Hastayla ilintili faktörler: Bazı hırpalanmış kadınlar doktorlarına yaşadıkları istismardan bahsetmemektedir. Bunun için birçok neden vardır.

Tablo 2. Kadınlar Neden Yaşadıkları Şiddetten Doktorlarına söz etmemektedir

1. Şiddet uygulayan kişinin, olayın açığa vurulduğunu öğrenmesi halinde, karşılık olarak tekrar şiddete maruz kalacakları korkusu:
Kadın, doktora söylenilenlerin gizli kalacağını bilmiyor olabilir.
Kadın, kanuni olarak, zorunlu olarak bildirmenin gerektiği bir ülkede yaşıyor olabilir—polis raporunun kendisi ve ailesini tehlikeye sokacak bir şiddet patlamasını tetikleyebileceğinden korkmaktadır.
Kadın, kendisine şiddet uygulayan kişinin eşliğinde olmadan doktora gidemiyor olabilir.
Kadın, kendisine şiddet uygulayan kişiden herhangi birine söylemesi durumunda kendisini öldüreceği tehditleri almaktadır.

2. Utanma ve rezil olacağı düşüncesi:
Bu tip bir durumu yalnızca kendisinin yaşadığına inanmış olabilir.
Eşine karşı bir eksiğinden/yanlışından dolayı (ör., evi yeterince iyi temizleyememesi, çocukları sessiz tutamaması, doğru şekilde giyinmemesi vb.) yaşadığı şiddete kendisinin neden olduğuna inanabilir.
Evden ayrılması gerektiği söylenmemiş olabilir veya ayrılmayı düşünmüş, fakat hala şiddet uygulayan kişi ile birlikte olduğu için utanıyor olabilir.

3. İstismarı hak ettiğini düşünebilir:
Yardım almayı hak etmediğini düşünüyor olabilir.

4. Eşini koruyor olabilir:
İstismar davranışında bulunmadığı zaman, temel sevgi ve şefkat kaynağı eşidir.
Çocuklarının ve kendisinin tek desteğidir.
Kadın, eşinin değişeceğini ummaktadır.

5. İçinde bulunduğu durumu tam olarak anlamayabilir:
Kendilerinin olduğu gibi, bütün evliliklerde de “kavgalar” yaşanabileceğine inanmaktadır.
Söz konusu şiddetin bir daha yaşanmayacağına inanmaktadır.
Yaşadığı fiziksel belirtilerin, istismarın yaşandığı bir durumda bulunmanın yol açtığı stresin sonucu ile olan bağlantısının farkında olmayabilir.
Söz konusu yaralanmaların/hırpalanmaların üzerinde durulacak kadar ciddi olmadığını düşünebilir.
Kültürel, etnik, ve/veya dini yapısı istismara olan yaklaşımını etkileyecektir.

6. Doktorunun aile içi şiddet konusunda bilgisi olmadığını ya da bu konuda çalışmadığını düşünebilir. Veya, doktorunun, söz konusu problem konusunda konuşmaya vakti olmadığını düşünebilir.
Bir önceki sefer doktora gittiğinde, doktoruna evde yaşadığı stres nedeniyle gergin olduğunu söylemiştir. Doktor, stresin nedenini sormadan hızlıca bir ilaç yazabilir.

7. Doktorunun, söz konusu problem konusunda kendisine yardımcı olamayacağını düşünebilir.
İçinde bulundukları duruma ilişkin olarak ihtiyaç duyduğu bilgiyi, doktorlarının verebileceğini bilmemektedir.
Geçmişte, aynı bilgileri istemişler ve cevap alamamışlardır.


Sağlık personeli ile ilintili faktörler
Hastanın maruz kaldığı aile içi şiddetin belirlenmesi önündeki çok önemli engelleri en çok acil doktorları ve hemşireleri hissetmektedir; hasta maruz kaldığı şiddeti kendiliğinden anlatmamakta ya da inkar etmektedir.

Öte yandan, doktorun da aile içi şiddet kurbanı olması veya şiddet uygulayan olması, bu tip olgularla karşılaştığında hastaya yaklaşımında problemler yaratacaktır. Hastalara aile içi şiddet hakkında sorular sormak, kendi yaşantılarındaki şiddetle yüz yüze gelmeleri anlamını taşıyabilir. Son dönemde tutumlar değişmekte olsa da, erkeklerin üstünlüğü ve kadınların itaat etmesi durumu varlığını sürdürmektedir.Her iki cinsiyetten olan bazı doktorlar da bu doğrultuda düşünmektedir; bu da aile içi şiddet vakalarında doğru belirlemeyi ve müdahaleyi yapmalarına engel olabilir.

Aile içi şiddeti belirleme karşısında duran en büyük engellerden biri hastaları gücendirme/kızdırma korkusudur. Bunu takip eden diğer duygu da, güçsüzlük veya bu konuda bir şey yapmaya yeterli olmadığıdır.

Doktorların, aile içi şiddet konusunda soru sormamalarının diğer nedenleri Tablo 5.’te yer almaktadır.

Tablo 3. Doktorların aile içi şiddet konusunda soru sormamalarının diğer nedenleri

1. Hizmet verdikleri hasta popülasyonunda aile içi şiddetin gerçekleşmediğine inanmaktadırlar. Fakat, aile içi şiddet yaş, ırk, sosyoekonomik düzey veya eğitim durumu ne olursa olsun herkesin yaşantısında olabilir.

2. Hasta göz yaşları içinde olabilir ve işbirliğine yanaşmayabilir; veya alkol ya da başka narkotik maddelerin etkisi altında olabilir ki bu da hikaye almayı güçleştirir.
Fakat, bunlar genellikle, potansiyel olarak ölümcül başka durumlar için durumu gözden kaçırma nedeni olarak kullanılmamaktadır.

3. Şiddeti kadının provoke ettiğine veya hak ettiğine inanmaktadırlar. Fakat, her ne olursa olsun, kimse dayak yemeyi hak etmez.

4. Evde olan şeylerin, özel meseleler olduğuna inanılmaktadır ve aile içi şiddet konusunda soru sorulmamaktadır. Fakat, doktorlar, rutin olarak, hastalarının sağlığını etkileyebilecek, cinsel tercihleri ve cinsel davranışları gibi “özel meseleler” hakkında sorular sormaktadırlar.

5. Kadının, eğer isterse gidebileceğini düşünmektedirler. Fakat, kadının muayene odasından (zamanından önce) gidemeyeceği konusunda bir çok neden vardır.

6. Saldırganı tanımaktadırlar ve söz konusu istismarı gerçekleştirme kapasitesinin olmadığına inanmaktadırlar. Fakat, pek çok saldırganın dış görünüşü şiddet gerçekleştirme potansiyelleri konusunda yanıltıcı olabilmektedir.

7. Eğer istismarı ortaya çıkarırlarsa ne yapacaklarını bilememektedirler veya bunun sosyal hizmet uzmanı gibi başka uzmanların işi olduğuna inanmaktadırlar. Fakat, doktorlar istismarın belirlenmesi ve hastanın yönlendirilmesinde çok önemli bir rol oynayabilirler.

8. Ne yapacaklarını biliyor olsalar bile, bunun bir yararı olmayacağını düşünebilirler “ne olursa olsun yine ona dönüyor.” Fakat, bazı kadınlar eninde sonunda eşlerinden ayrılmaktadırlar. Bu bazen doktorlarının yardımıyla olmaktadır.

Bazı hastaneler, özellikle acil bölümleri aile içi şiddet konusundaki konuşmalara uygun nitelikte değildir. Bekleme odası veya resepsiyon alanı yarı-umuma ait yer olabilir. Hastalardan, başka insanlar seyrederken ya da dinlerken hastaneye gelmelerinin nedenlerini açıklamaları istenebilir. Aynı durum bazı kliniklerde de geçerli olabilir. Mahremiyetin olmayışı kadının yaşadığı şiddet hakkında konuşmasını engelleyebilir.

Stratejik tarama: Başka bir seçenek stratejik olarak kabul edilen belli servislerdeki hasta kadınların taranmasıdır. Bu servislerin stratejik olarak kabul edilmelerinin nedeni buraya başvuran istismara uğramış kadınların sayısıdır; işin içine giren belli bazı risklerdir; ya da istismardan söz edilmesi için iyi fırsatlar sunmasıdır. Rutin tarama şu servislerde özellikle önemli olabilir:

Ana-çocuk sağlığı servisleri: Şiddet sağlık çalışanlarının hamilelik sırasında rutin olarak taradıkları diğer durumlardan daha yaygın ve çoğunlukla da daha ciddi olduğundan, çoğu uzman prenatal bakıma gelen bütün kadınların istismar açısından taranması gerektiğini öne sürmektedir. Prenatal bakım servisi istismarın konuşulması için özellikle elverişlidir, çünkü bir kadın buraya birden fazla kez uğramak durumundadır; böyle olunca da karşılıklı güven gelişmektedir. Postpartum taramada önemlidir, çünkü kadının maruz kaldığı şiddet doğumdan sonra artabilir ve daha şiddetli hale gelebilir.Sağlık birimine pediatrik ve daha ileriki aşamalardaki gidişler de şiddetle içiçe yaşayan anneleri ve çocukları belirlemek ve onlara destek sağlamak açısından başka bir iyi fırsat daha sağlar.

Üreme sağlık servisleri: Doğum kontrol ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilgili tartışmalar istismardan konuşmak için de iyi birer fırsat sağlarlar. Geçmişte istismara maruz kalmış ve halihazırda da şiddet gören kadınla cinsel ilişki zamanlamalarını kontrol edemeyebilir veya doğum kontrolü kullanımı için isteğini dile getiremeyebilir. Bu nedenle, aile planlaması ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma konularında konuşulurken rutin tarama yapmak hırpalanmış, cinsel veya fiziksel istismara uğramış kadınların ihtiyaçlarına yönelik danışmanlıklar yapılması açısından çok önemlidir.

Ruh sağlığı servisleri: Şiddet, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal bozukluklar bağlantılı olduğundan ruh sağlığı merkezlerine gelen kadınlar şiddet için özellikle yüksek risk altında bir gruptur.

Acil servisler: Eşin şiddetine maruz kalma yetişkin kadınlar arasındaki pek çok fiziksel yaralanmaların nedenlerinden biridir ve acil tıbbi bakım gerektiren yaralanmaları olan kadınlar en şiddetli şekilde istismara uğrama olasılığı çok yüksek olanlardır. Bu nedenle, yaraları eşi tarafından uğradığı istismar sonucu olsun ya da olmasın acil odalarına travmatik bir yaralanma ile gelen kadınlara ilgili sorular sorulmalıdır.

Müdahalede bulunulmazsa istismar, genelde sürekli olarak gerçekleştirilir ve sıklığı ile şiddeti artar. İstismarı gerçekleştiren kişinin, kurbanın gittikçe daha fazla kapana kısılmasına yol açacak şekilde uyguladığı tahakküm ve kontrolü altına alma davranışlarının tümü hırpalama sendromu olarak ta bilinir.

Kaynak: Cinsiyete Dayalı Şiddet Olgularına Sağlık Personelinin Yaklaşımı, İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı, 2005